CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın yıldönümünde Samsun’da düzenlenen törenlere ilişkin olarak, “Gönül isterdi ki pazar günü Samsun'da gerçekleşen 19 Mayıs törenlerini anlamına ve tarihi önemine uygun bir biçimde gerçekleştirebilseydik. 19 Mayıs törenlerine bazı siyasi partilerin davet edilmemiş olmasını, yapılan davetin içeriği, tarzı ve zamanlaması sebebiyle bazı partilerin değerli liderlerinin bu daveti geri çevirme gerekliliğini duymuş olmalarını son derece önemsiyoruz. Türkiye'nin millî bayramlarını hiç kimseyi, hiçbir siyasi görüşü, hiçbir siyasi partiyi ayırmadan kutlamamız en doğru olanıdır” dedi.

Özel, TRT’deki istihdam fazlası personel uygulamasına ilişkin olarak da, “TRT’deki kıyımın takipçisi olacağız” dedi.

ORADA BULUNMAK ÖNEMLİYDİ

CHP’li Özel, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın yıldönümünde Samsun’da yapılan törenlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özel, “19 Mayıs 1919'da bir büyük bağımsızlık mücadelesinin ilk adımı atıldı. Mustafa Kemal Atatürk 16 Mayıs'ta başladığı yolculuğu Samsun'da tamamladı ve oradan Anadolu'da bir büyük direniş örgütledi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu, Anadolu ve Rumeli'nin de kurtuluşunu sağladı. 20'nci yüzyılın en büyük bağımsızlık mücadelelerinden, örnek bir antiemperyalist direnişten bu yana bir asır geçti.

Biz bir asırdır kurucu ilkelerimize sadık kalarak ülkemize eksiksiz demokrasiyi getirebilme ve ülkemizin çağdaş uygarlıklar seviyesini yakalama ve onu aşma kararlılığıyla birlikte mücadelemizi sürdürüyoruz.

Gönül isterdi ki pazar günü Samsun'da gerçekleşen 19 Mayıs törenlerini anlamına ve tarihi önemine uygun bir biçimde gerçekleştirebilseydik. Orada bulunmak önemliydi, oradaydık ve oradaki katılımımızdan ve duruşumuzdan son derece eminiz ve memnunuz” dedi.

Özel, şunları kaydetti:

EN DOĞRU OLAN HİÇBİR SİYASİ PARTİ AYIRMADAN KUTLAMAK

“Ancak 19 Mayıs törenlerine bazı siyasi partilerin davet edilmemiş olmasını, yapılan davetin içeriği, tarzı ve zamanlaması sebebiyle bazı partilerin değerli liderlerinin bu daveti geri çevirme gerekliliğini duymuş olmalarını son derece önemsiyoruz. TBMM'de temsil edilen siyasi partilerden Halkaların Demokratik Partisinin, İYİ Parti’nin, Türkiye İşçi Partisinin ve Demokrat Partinin törenlerde yer almamış olmasını ciddi bir eksiklik olarak görüyor, üzüntülerimizi bildiriyor, bu tablonun ortaya çıkmaması için önceden gayret gösterilme gerekliliğinin altını bir kez daha çiziyoruz.

Türkiye'nin millî bayramlarını hiç kimseyi, hiçbir siyasi görüşü, hiçbir siyasi partiyi ayırmadan kutlamamız en doğru olanıdır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 23 Nisan’ın da, 29 Ekim’in de, 30 Ağustos’un da, 19 Mayıs’ın da tüm yurttaşlarımızın kucaklanarak kutlanması gerektiğini ve bu yurttaşlarımızın siyasi tercihlerini yönelttikleri tüm siyasi partilerin de bu kutlamalarda birlikte olmaları gerekliliğinin altını bir kez daha çiziyoruz.

Bize çeşitli odaklarca sürekli yöneltilen tüm tehdit, itham, ağır hakaretlere rağmen, 31 Mart günü bu dilin milletimiz tarafından başta İstanbul, tüm Türkiye'de mahkûm edildiği gerçeğinin de altını çizerek ve normal zamanlarda ya da seçim dönemlerinde rakiplerine düşman hukuku uygulayıp ihtiyaç olduğunda ‘Aynı gemideyiz’ diyenlerin yüz yıldır aynı gemide olduğumuzu bu geminin harekete geçişindeki iradenin dünyaya, siyasete, Türkiye'de yaşayan herkese nasıl baktığını örnek almaları gerektiğini söylüyoruz”

YAŞANAN KIYIMIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

Özel, son dönemde TRT’de yaşanan istihdam fazlası personel uygulamasına ilişkin olarak, “TRT'de istihdam fazlası personel iddiasıyla, son dönemde sadece bir partiye ait bir devlet ve bir devletin partisi izlenimiyle başka hiçbir siyasi görüşe izin vermeyenlerin, devletin en bağımsız, en özerk olması gereken Anadolu Ajansı’nı ve Türkiye Radyo ve Televizyon kurumunu nasıl yönettiğini görüyoruz.

Burada, siyasi görüşlerinde dolayı kişilerin işlerinden edilmesi, ekmeklerinden edilmesini ve güvencesiz bir şekilde kapı önüne konulmalarını, mobbing uygulanmasını, başka yerlerde çalıştırılmaya zorlanmalarını ve KHK'lerle tehdit edilmelerini ve bundan sonraki süreçte de önceki güvencelerinin kaybettirildiği, KHK'ler üzerinden, bir de şimdi Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle personellerin emekli edilmesinin ya da ajansın doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlanmasının, TRT'de yaşanan kıyımın takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz” dedi.