AKP’nin İBB Grup Başkanvekili Tevfik Göksu'yu savunan ve programı erken kapatan Hakan'a tepki gösteren Sevilay Yılman, "Eğer bu tarz programlarda bulunmak istiyorsa moderatör olarak bir daha ekrana çıkmasın. Büyük bir ilkesizliğe imza atarak basın tarihimize adını bambaşka yazdırmıştır" dedi.

Yılman'ın yazısından ilgili bölüm:

Savcı değilsin arkadaşım, moderatörsün!

Tartışma programlarını yönetmek yani modere etmek çok kolay bir iş değildir iyi bilirim.

Hele de sadece moderatör değil, bir gazetede köşeniz var ve yorumcu iseniz işiniz iki kat daha zor olur.

Çünkü köşede atış serbesttir.

Bir yazar bir konu hakkında müstesna değerleri zedelememek kaydıyla istediği düşünceyi, istediği gibi paylaşabilir.

Ancak siz eğer televizyonda bir programın moderatörlüğünü yapıyor iseniz… İşte orada başka tam zıddı bir ruh haline sahip olmanız gerekiyor.

Zor, bilirim ama hele hele de karşınızda mühim bir siyasi isim var ise sergilediğiniz tavra on kat daha fazla dikkat etmelisiniz.

Ne yapıp edip o an diğer tarafınızdan, yani köşe yazarlığı ruhunuzdan yüzde yüz arınmış olmalısınız.

Köşenizde savcı gibi de sual sorabilirsiniz gerektiğinde… Polis gibi hafiyelik de yapabilirsiniz… Hatta hakim olup yargıda da bulunabilirsiniz ama eğer göreviniz TV'de moderatörlük ise işte bunu orada yapamazsınız!

Eğer o anki sorumluluğunuz moderasyon ise yapacağınız şey olabildiğince tarafsız ve objektif duruş sergilemektir.

Ötesi yani savcı gibi, polis gibi hal ve hareketlere meyletmek ve bu hallere rağmen bir de başarılı bir iş çıkaramadığınız için programı olağan süresinden erken bitirmek mesleki açıdan en hafif deyimle ilkesizliktir.

Ve ne yazık ki Ahmet Hakan önceki gün programında büyük bir ilkesizliğe imza atarak basın tarihimize adını bambaşka yazdırmıştır.

Naçizane fikrim… Ahmet Hakan eğer bu tarz programlarda bulunmak istiyorsa moderatör olarak bir daha ekrana çıkmasın. Çıkıyor ise de bizim yaptığımız gibi konuk yorumcu olarak yayınlara gidip görüşlerini paylaşmalı ve var ise karşısında başkaları, görüşleri doğrultusunda onlarla tartışmalıdır.

Ama kusura bakmasın bundan böyle gazetecilik etiğini yerle bir eden, kuralları yok sayan o son programdaki hal ve hareketleri sergileyemez.

Sergilerse de o zaman işte benim gibi birileri de mesleğin namusu adına çıkıp; “Bu ilkesizliktir! Ayıptır!” der ve yüzüne çarpar bu ayıbını!