CHP'nin 'başörtüsü' çıkışı AKP medyasında: Rahatsız olan da var, 'hemen hayata geçirilmeli' diyen de

AKP'ye yakın medya kuruluşlarında görev yapan birçok köşe yazarının gündeminde bugün, ana muhalefet partisinin kadınların giyim kuşamını siyasetin tekelinden çıkartacak kanun teklifi vardı.

CHP'nin 'başörtüsü' çıkışı AKP medyasında: Rahatsız olan da var, 'hemen hayata geçirilmeli' diyen de

Daha önce 28 Şubat'tan Roboski'ye, Diyarbakır hapishanesi mahkumlarından azınlıklara dek birçok kesimle helalleşeceklerini açıklayan ve bu kişilerle sık sık bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni adımı, iktidara yakınlığıyla bilinen medyada 'kafaları karıştırdı.'

Ana muhalefet partisi lideri, "Türkiye'yi barıştırma yolu, zor ve engebeli bir yol. Bu yolda hep beraber yürümek zorundayız. Yaralardan biri de başörtüsü mevzusu" diyerek kadınların giyim kuşamını siyasetin tekelinden çıkartacaklarını belirtmişti. Akabinde CHP'li kurmaylar, hazırladıkları kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunmuşlardı.

AKP'ye desteğiyle öne çıkan medya kuruluşlarında çalışan kimi köşe yazarları söz konusu hamleyi eleştirirken, kimileri de 'değerlendirilebileceğini' söyledi.

YENİ ŞAFAK YAYIN YÖNETMENİ: HEMEN HAYATA GEÇİRİLMELİ

Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, teklifin "Kime karşı güvence, yeniden yasağı kim getirecek, yasal güvenceye ihtiyaç var mı?" gibi sorular sorulmadan hemen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. 

"Türkiye’de 50 yıl başörtüsü yasağı kanunsuz bir şekilde uygulandı. Üstelik, uygulandığı dönemlerde hükümetler, durumdan rahatsızdı, siyasiler sorunun çözümü için mücadele ediyordu" diyen Likoğlu, şöyle devam etti:

"Yasaklayıcı hüküm yokken millete bu zulmü yapanlar, şimdi siyasi sebeplerle ölü taklidi yapıyorlar, ancak ellerinde fırsat geçse 90’lı yılları bize mumla aratırlar.

CHP madem bu kıvama geldi, öyle muğlak bir kanun teklifi ile olmaz. Çok net ifadelerin yer aldığı bir Anayasa değişikliği ile konu tarihin çöplüğüne gönderilebilir. Ayrıca sadece bundan sonra bir daha böyle yasak gelmeyecek güvencesi yeterli değil. Hâlâ 28 Şubat’ın yaraları tam olarak kapanmış değil. Hâlâ mağduriyetler giderilmiş değil. O hakların iadesi için de gerekli düzenlemeler yapılmalı. (...)"

KARAHASANOĞLU: 'GEREK YOK' DİYEMEM

'Hakk’a hizmet halka hizmettir' sloganıyla yayınlarını sürdüren İslamcı gazetelerden Yeni Akit'te Ali Karahasanoğlu, bugünkü köşesinde şu satırlara yer verdi:

"(...) Askeri personelden, öğrenciye, serbest meslek erbabına kadar herkesin özgür bir ortamda istedikleri şekilde başlarını örtebildikleri konusunda kimsenin tereddüdü yok.

Böyle konjonktürde, konunun kanun ile düzenlenmesini, siyasi çıkar için düşünenler olsa da, ben 'Hayır bu kanun teklifine gerek yok' diyemem..  Mevcut fiili durumun, kanunlaşmasının dindar insanlara, temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınmasına en azından bir zararı olmayacağını söyleyerek, bu girişime karşı çıkamam."

Karahasanoğlu ayrıca, kanun değişikliği değil anayasa değişikliği önerilmesi gerektiğini savundu.

Söz konusu teklifi 'eleştirenler' ise şöyleydi: 

Sabah gazetesinin başyazarı Mehmet Barlas: "(...) Daha önce de 'Başörtüsünü biz özgürleştirdik' demişti. İnsanın gerçekten aklı almıyor. Bu seçmen Kılıçdaroğlu'nun hangi sözüne itibar etsin ve her şeyden önemlisi neden güvensiz. Kılıçdaroğlu'nun tüm çıkışları tutarsızlıklar zinciri gibi görünse de aslında kendi içinde bir tutarlılığı var. CHP lideri tüm çıkışlarında Türkiye aleyhtarlığını ön planda tutmak gibi son derece istikrarlı ve tutarlı bir çizgisi var."

Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok: "(...) Kemal Bey madem 'değiştiğine' inanmamızı istiyor... Bu insan hakkı tartışmasında samimiyet ölçecek kadar iddialı ve kendine güveniyor... Sorunsalı ilelebet tarihe gömmeye niyet ettiğini söylüyor... Buyursun Şapka Kanunu vb İnkilap Kanunları'nı içeren Anayasa'nın 174. Maddesiyle ilgili bir değişiklik önergesi versin. Evet, en iyi ihtimalle CHP bölünür değil mi?"

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi: "CHP’nin, başörtüsü serbestisini savunan, yasakçı geçmişi açısından bir dönüm noktası olarak görülebilir. Ama bu Kılıçdaroğlu’nun samimiyetini sorgulamamıza engel olmamalı. Kılıçdaroğlu, bunu başörtüsü özgürlüğüne inandığı için mi yapıyor yoksa seçim yatırımı için mi? Kılıçdaroğlu, bunu başörtüsü serbestisine inandığı için değil, seçim yatırımı için yapıyor. (...)"