Daha önce Akit TV’de katıldığı programda, “Şayet olursa gidecek hiçbir yerimiz yok. Benim umudum onun için Kafdağı’nın arkasında 25 Haziran’da... Olmadı zaten o zaman artık Belgrad Ormanı’nda ağacın dibinde talim şeyimizi oraya gömdük. Çıkaracağız sokağa artık...” diyen Akit yazarı Ahmet Maranki, bu kez de üniversitekleri 'kanıta dayalı bilimsel metodolojiden' vazgeçmeye çağırdı!

Koronavirüs salgını nedeniyle uygulanan "Sosyal mesafe" kuralının da Türk-İslam örf ve adetlerine aykırı olduğunu savunan Maranki, "Türk İslam örf ve adetlerine aykırı “Sosyal mesafeye” değil!!?” Biz “fiziksel mesafe”ye evet diyoruz!!" dedi.

Türkiye'de pek çok üniversitede okutulmasına rağmen 'Bilim Tarihi' dersi okutulmadığını iddia eden Maranki şöyle yazdı:

Ülkemizde yıllardır sağlık başta olmak üzere KÜRESEL KARTELLERİN, devletler üstü şirketlerin Ülkemiz içindeki uzantılarıyla ruhsal ve bedensel çöküş yaşatıldı. Bağışıklığı düşürüp Allah’ın küçücük bir vazifeli melek - mikrobuyla adalet etmesine sebep olan sistemden bahsediyorum!

Evet, bu sistem değişmedikçe, üniversitelerin kanıta dayalı yani söyleyemedikleri Kur’an’ı ve Sünnetullah’ı reddeden sekülerist mantık ortadan kaldırılmadıkça, 5000 yıllık Türk kültürü, 1500 yıllık nebevi tebabeti ve öğretileriyle barışılmadıkça aydınlık günleri görmek asla, kat’a ve katiyetle mümkün değildir!!!

...

Dünya bilim ve buluş adamları hep Türk-İslam toplumundan çıkmıştır!

Fakat “bilim tarihi” diye bir dersimiz yoktur!

Dünya kurulalı hastalıklar mevcuttur!!? Kadim tıp!

Ama tedavi şekilleri Fito terapi, Müzikle terapi, aromaterapi, hidro terapi, hirudo terapi, balnoa terapi, litoterapi, iglerotera, Bio enerji, duyu dışı algılama, Levitasyon, kinekezi .. vs gibi yüzlerce metodla, kâinat şifahanesinden 124.000 çeşit bitkiyle, kokuyla bedenleri ve ruhları neşvü nema ederek, arınarak huzuru ve sağlığı bulabiliyordu! Floriography ile bitkilerin dili ve içeriği araştırılıp, etki alanları gözlemleniyordu.