Fahrettin Aslan'ın işlettiği İstanbul’un en büyük gazinosu Maksim'in en önemli assolistlerinden biri olan Seçil Heper, kariyerini ve şimdi neler yaptığını anlattı.

Hürriyet'ten Eda Solmaz'a konuşan Seçil Heper, Ankara Radyosu’ndan gazino sahnesine uzanan ses macerasına ilişkin şöyle konuştu:

"Memur bir ailenin çocuğuyum. Babamın işi icabı bütün Türkiye’yi gezerdik, 3 kız kardeştik. En küçükleri bendim. İlk ve ortaokulu Ankara’da okudum. 18’den küçükken radyo imtihanlarına girdim. Ankara’da bir kapının önündeki kalabalığı gördüm. ‘Ne oluyor’ diye bakarken Ankara Radyosu’nun müdürü beni göstererek ‘Onu da listeye yazın’ dedi. Beni içeri çağırıp kaydettiler ve ‘15 gün sonra gel radyo imtihanı var’ dediler. Küçükken devamlı şarkı söylerdim ama sanatçı olmak aklımdan geçmedi hiçbir zaman. Baba tarafında ses vardı. Babamın babası Fatih’te hafızdı.

SAHNEYE İLK ÇIKIŞI 1975

Sınava girdim ve ardından bir arkadaşım ‘senin ismin var listede’ dedi. Yüzde 95 gibi bir puanla kazanmıştım. 7-8 yıl eğitim gördüm. O zaman televizyon yeni başlamıştı. Biz de orada 28 genç çıkıp şarkı söylerdik. Fahrettin Aslan, beni devamlı görürmüş. Herkese de söylermiş, ‘Ben bu kızı Maksim’e almak istiyorum’ diye. Bir gün İzmir’de Fahri Bey’e rastladım. Bana teklif etti. Rahmetli Özer Altın beni ikna etti. Radyodan aldığın 250 lira ile oradan alacağın bir mi’ dedi. Ve İstanbul’a büyük reklamlarla geldim. Fahri Bey beni çok güzel lanse etti. Sahneye ilk çıkışım da 1975 yılıydı."

KARİYERİ NASIL SONLANDI? 'EŞİM BANA YALAN SÖYLEDİ'

Seçil Heper, sadece 6 yıl süren assoslist kariyerini nasıl sonlandırdığını ise, "Eski eşim bana yalan söyledi" diyerek anlattı. Heper, şöyle konuştu:

"Çok fazla kişi hayranlıkla beni izlerdi. Eski eşim Arnavut Prensi Melih Caculi ile de o şekilde evlendim. İlk gece, gözlüklü bir beyefendinin çok şık ve kalabalık bir masada bana çok dikkatli baktığını gördüm. O zaman bana âşık olmuş. Evlenme teklif etti. Sahneyi bırakmak istemedim. Bana yalan da söyledi, ‘Sahne alacaksın yine de’ dedi. Evlendikten sonra sahneye müsaade etmedi. Fahri Bey, çok ısrar ediyordu ama eşim bırakmıyordu. 35 yıl evli kaldım. 10 yıl oldu eşimi kaybettim. O da bir noktada gazinoların hakimiydi."

'SAHNEYE ÇIKAMADIĞIM İÇİN ÜZÜLÜRDÜM'

Heper, "Sahneyi bıraktığınıza pişman mısınız" sorusuna ise, "Keşke bu kadar erken ara vermeseydim. ‘Keşke evlenmeseydim’ de diyorum. Şimdiki aklım olsa evlenmezdim. Çok önemli bir sanatım vardı. Evde eğlenceler yapılırdı. Behiye Aksoy, Müzeyyen Senar gelirdi. Üzülürdüm, sahneye çıkamadığım için" şeklinde yanıt verdi.

Heper, "Şimdiki kadın sanatçılar daha mı güçlü" sorusunu ise, "Şimdi bir erkeğe ‘hayır’ demeyi biliyorlar" şeklinde yanıtladı.

'SANATÇIDAN ARKADAŞ OLMAZ'

Bodrum'da yaşayan 75 yaşındaki Heper, bir gününün nasıl geçtiğini anlatırken, "Sanatçıdan arkadaş olmaz" dedi. Heper,  "Benim öyle pek sanatçı arkadaşım yoktur. Ben görüşmek isterim ama onlar aramazlar. Emel’i (Sayın) kaç kere aradım bir kere aramadı. Sanatçıdan arkadaş markadaş olmaz. Yazları da tekne ve denizle geçer" diye konuştu.

Yalnızlığın kendisine göre olmadığını söyleyen Heper, “Çocuğum olsun istemedim. Ama yalnızlık zor. Hayatta insanın her zaman bir arkadaşa ihtiyacı var. Eşimden sonra çok iyi bir arkadaşla tanıştım. İç mimar Gürasa Gerekli ile güzel bir hayatım var" dedi.