Meclis'te Tarihi Zirve: Savaş Oyunları, Akran Zorbalığı ve Akıllı Telefonlar ve Diziler Okulları Şiddet Sarmalına İtti

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, öğrenci, öğretmen, veli ve uzmanları dinleyerek eğitimdeki şiddet krizini masaya yatırdı. Komisyonda, akıllı telefonların okullarda tamamen yasaklanması ve 'Ulusal Dijital Yaşam Risk Haritası' çıkarılması talep edilirken; uzmanlar, çocukların şiddeti tamamen meşrulaştırdığı ve çarşamba dizilerindeki karakterleri rol model aldığı uyarısında bulundu.

Meclis'te Tarihi Zirve: Savaş Oyunları, Akran Zorbalığı ve Akıllı Telefonlar ve Diziler Okulları Şiddet Sarmalına İtti
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Son dönemde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okullarda yaşanan saldırıların ardından kurulan TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında stratejik bir oturum gerçekleştirdi. Öğrencileri, öğretmenleri, velileri ve akademisyenleri dinleyen komisyonda, dijital dünyanın karanlık yüzü ve akran zorbalığının ulaştığı ürkütücü boyutlar raporlaştırıldı.

ÖĞRENCİLERDEN ORTAK ÇAĞRI

Daha sonra söz alan İBB Şehit Polis Mustafa Erdoğan Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi Yüsra Beyazıt, akran zorbalığının çocukları etkilediğini söyledi.

Akran zorbalığının, dış görünüş ve maddi durumla alay etmenin, fiziksel şiddet uygulanmasının çocukları derinden yaraladığını dile getiren Yüsra Beyazıt, "Akran zorbalığı yapan birinin ceza alması başkalarının da yapmasını engelleyebilir. Ailelerin de çocuklarını dinleyip anlayış göstermeleri gerekir. Telefonla ve bilgisayarla oynayan öğrencilerin derste uyuduğunu bile görebilirsiniz. Öğrencilerin ellerinden telefon düşmüyor. Bunlar eğlenceli olsa da çok zararlıdır. Öncelikle telefon ve internet kullanım sürelerine kısıtlama getirilebilir. Çocuklar için daha faydalı içerikler geliştirilebilir. Okullarda akıllı telefon kullanılmaması gerekir" şeklinde konuştu.

'OKULLARDA AKILLI TELEFON YASAKLANSIN'

Altındağ Süleyman Şah Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Batuhan Er, sosyal medya konusunda kısıtlamaya gidilmesi ve öğrencilerin akıllı telefon kullanımının yasaklanması gerektiğini belirtti.

Akran zorbalığına dikkati çeken Er, akran zorbalığında bulunanların başka okula gönderilmesini istediklerini kaydetti. Öğrencilerin genellikle savaş oyunu oynadığını aktaran Er, "Genellikle sosyal medya üzerinden paylaşım yapılarak akran zorbalığı uygulanıyor. Akran zorbalığına uğrayan arkadaşlarımız yalnızlaşıyor" ifadelerini kullandı.

'ZORBALIĞIN CEZASI OLMALI'

Altındağ Süleyman Şah Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Sude Çil de Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırılarının öğrencileri etkilediğini kaydetti. Ailelerle görüşülmesini isteyen Çil, ailelerin öğrencilerin okuldaki saatlerinde her şeyin normal olduğunu düşündüğünü söyledi.

Öğretmenlerin de öğrencileri doğru yöntemle uyarması gerektiğinin altını çizen Sude Çil, ilkokuldan itibaren empati ve anlayışlı davranma konularında öğrencilere eğitim verilmesini önerdi. Çil, "Okullardaki tartışmaların sebebi zorbalık. Bunun cezası olmalı. Öğretmenler de öğrenciler de bu cezayı bilmeli" diye konuştu.

'TEK İSTEDİĞİMİZ OKULUMUZA GİDERKEN KORKMAMAK'

Çankaya Özel Harekat Şehitleri Anadolu İmam Hatip Lisesi 12. sınıf öğrencisi Muhammet Emrecan Öztürk, okullardaki rehber öğretmen sayısının artırılması gerektiğini kaydetti. Velilerin, okul içi şiddet ve akran zorbalığı uygulayan çocuklarının yanında değil karşısında olmasının caydırıcılık sağlayacağını söyleyen Öztürk, gençlere dijital okuryazarlık konusunda eğitimler verilmesini önerdi.

Çankaya Özel Harekat Şehitleri Anadolu İmam Hatip Lisesi 12. sınıf öğrencisi Elif Berra Kuyumcu, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki olayların öğrencileri endişelendirdiğini vurguladı. Akran zorbalığına maruz kalanların yaşadıklarını anlatmaktan çekindiğine dikkati çeken Kuyumcu, "Biz gençler korku ve endişe ortamında yaşamak istemiyoruz. Bizim tek istediğimiz okulumuza giderken korkmamak, dijital dünyanın karanlık alanından korunmaktır" şeklinde konuştu.

'HER OKULDA YILDA EN AZ İKİ KEZ BULUŞMA'

Elif Berra Kuyumcu'nun babası Aydın Kuyumcu, okul ile ailenin birbirini tamamlayarak, çocukları merkeze alan güçlü bir sistem oluşturulmasının benzer olayları engelleyeceğini belirtti. Güvenliğin, sadece kamera sistemi ve okul girişinin kontrolüyle sağlanamayacağının altını çizen Kuyumcu, öğrencilerdeki davranış bozukluğunun erken tespit edilmesinin de okul güvenliğinin ayrılmaz parçası olduğunu kaydetti.

Kuyumcu, veli toplantılarının sadece notlar üzerinden gerçekleştirilmemesi gerektiğini aktardı. Okullardaki rehber öğretmen sayısının artırılmasını istediklerini dile getiren Kuyumcu, şöyle devam etti:

"Dijital bağımlılıkla ilgili bir sorun var, sınırlamalar getirilmesi işi kolaylaştıracak etkenlerdendir. Çocuklarımızın mutlu olup olmadığını, yalnızlıklarını, davranış değişikliklerini de takip etmek durumundayız. Aile, öğretmen, okul yönetimi, rehberlik hizmetleri ve kamu kurumları aynı zincirin halkalarıyız. Her okulda yılda en az iki kez buluşma yapılabilir. Bu buluşmalarda akran zorbalığı, dijital bağımlılık, öğrencilerin ihtiyaçları ve okul iklimi ele alınabilir."

'ÖĞRETMENLER GÜVENDE DEĞİL'

Çankaya Anadolu Lisesi Almanca Öğretmeni Yankı Üstün, öğretmenliğin sorumluluk taşıyan meslekler arasında yer aldığını vurguladı. Öğretmenlerin sadece ders anlatmadıklarının altını çizen Üstün, dijital dünyanın risklerine karşı da öğrencileri bilinçlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Üstün, öğretmenlerin sınıfa girdiğinde dikkatini yalnızca eğitim sürecine vermesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Öğretmenler sözlü hakaret, tehdit, sosyal medyadan hedef gösterilme ve şiddete varan olumsuz durumlarla karşılaşmaktadır. Veli-öğretmen işbirliğinin saygı temelinde sürdürülmesi okul iklimini güçlendirecektir. Öğretmenlerin, görevini yerine getirirken güvende hissetmeleri büyük önem taşımaktadır. Öğretmene duyulan güven arttıkça sınıf içi iletişim güçlenmektedir, öğrencilerin öğrenme süreçleri de olumlu etkilenmektedir."

'EKONOMİK HAKLAR İYİLEŞTİRİLMELİ'

Öğretmenlerin bütçelerini planlamakta zorlandıklarını söyleyen Üstün, öğretmenlerin ekonomik ve özlük haklarını güçlendirecek iyileştirmelerin yapılmasının eğitim hizmetinin niteliğine katkı sağlayacağını ifade etti. Üstün, öğrencilere empati duygusunun kazandırılmasının akran zorbalığının önlenmesine katkı sağlayacağını vurguladı.

'ÇOCUKLAR ŞİDDETİ MEŞRU GÖRÜYOR'

Altındağ Süleyman Şah Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni Özlem Önem, rehberlik servislerine büyük görevler düştüğünü belirtti. İzole olan öğrencilerin iç dünyalarında neler yaşadığının bilinmediğine işaret eden Önem, rehberlik servislerinin bu durumdaki öğrencileri tanımlayabilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Sosyal dışlanmışlığın öğrencilerin şiddete yönelmelerini artırdığının altını çizen Önem, şöyle konuştu:

"Gençlerimizi geleceğin mimarı olarak görüyoruz ama gençlerimizin liseye gelene kadar, ilkokul ve ortaokul çağlarında şiddete meyilli olduğunu, bunu öğrenmiş olduğunu görüyoruz. Çocuklar şiddeti meşru görüyor. Şiddetin sorunlu olduğunun bilincinde bile olmayan öğrencilerimiz var. Çocukların çok fazla argo kelime kullandığını da görüyoruz. Şiddet mağduru olan öğrenci, bunu içselleştirip bir sonraki basamakta kendisinden daha mağdur öğrenciye şiddet uygulayabiliyor."

Önem, bir televizyon kanalında çarşamba günü yayınlanan dizideki karakterleri rol model alan öğrencilerin şiddete yöneldiğini gözlemlediklerini aktardı.

Altındağ Ertuğrul Gazi Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Fadime Tan, iletişim eksikliğinin ailede başladığını, kendisini ifade edemeyen öğrencilerin şiddete başvurduğunu dile getirdi. Rehber öğretmen sayısının artırılmasını isteyen Tan, "Ailenin, öğretmen ve okulla işbirliği içerisinde olması gerekiyor" dedi.

'ULUSAL RİSK HARİTASI ÇIKARILMALI'

Veli, öğretmen ve öğrencilerin değerlendirmelerinin ardından Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, "dijital bağımlılık ve şiddet" konusunda sunum yaptı.

Şiddetin, öğrenilen davranışlar arasında yer aldığını ifade eden Dilci, "Dijital bağışıklık sistemimizi geliştirmemiz gerekiyor. Yalnızlaştık, yabancılaştık ve yozlaştık. Sorunu yeniden tanımlamak, şiddeti bekleyen değil riski önceden gören sistemi inşa etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. Dilci, Ulusal Dijital Yaşam Risk Haritasının çıkarılması gerektiğini söyledi. Şiddetle Mücadele Vakfı Genel Başkanı Adem Solak, şiddetin bir anda önlenemeyeceğini vurguladı.

Olaylardaki faillere odaklanarak bir yere varılamayacağını dile getiren Solak, toplu ve kitlesel şiddet ile seri saldırganlık aşamalarının doğru anlaşılması gerektiğinin altını çizdi. Solak, "mağdur kanunu" çıkarılmasını önerdi.

Kaynak: AA

Etiketler
Okul Saldırı Öğrenci Öğretmen