GERÇEK GÜNDEM - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hakkında verilen itirafçı tanık ifadeleri ve Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği’nin (TAYAD) basın açıklamalarına katıldığı gerekçe gösterilerek hapsedilen Emir Karakum tahliye edildi.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, açlık grevinin 110'uncu günündeki Emir Karakum’un, yurt dışına çıkış yasağı ile tahliye edilmesine karar verdi.

NE OLMUŞTU?

Karakum’a yöneltilen suçlama, “DHKP-C terör örgütüne üye olma”ydı. Karakum, tutuklanmasın gerekçe olarak gösterilen TAYAD eyleminde ise cezaevinde şiddete maruz kalan tutukluların haklarını savunmuştu. 

İtirafçı tanık ifadelerinde Karakum’un “cezaevindeki tutuklulara mektup yazdığı” ve “2017 yılında Dev-Genç binasında bulunduğu” ileri sürülmüştü.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS KOŞULLARINDA TUTULDU

Emir Karakum, önce Samsun Cezaevi’ne ardından Bafra T Tipi Cezaevi’ne sevk edildi. Hakkında verilmiş bir hüküm olmamasına rağmen 5 ay ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların tutulduğu koşullarda kaldı, ardından penceresi olmayan tek kişilik hücreye nakledilmişti.

Hala tek kişilik hücrede kalmaya devam Karakum; ailesinin ve avukatlarının aktardıklarına göre, cezaevine sevki sırasında çıplak aramaya daha sonra da ceza infaz kurumu memurlarının defalarca saldırısına maruz bırakılmıştı.

“CEZAEVİNDE İŞKENCEYE UĞRADIM”

Karakum avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamalarda, 10 Mart’ta açlık grevinde olduğu sırada bir ceza infaz memurunun kendisine “Sen daha ölmedin mi” dediğini ifade etmişti. 

Tek kişilik hücrede kalan Karakum, 25 Nisan 2022 tarihinde, saat 13:59’da havalandırmaya çıkarıldıktan sonra normalde 1 saat olan sürenin aksine 1 dakika içerisinde tutulduğu odaya tekrar götürülmüştü. 

Karakum’un, 14.00-14.04 saatleri arasındaki görüntülerine ise ulaşılamadı. Karakum bu dakikalar arasında ceza infaz kurumu memurları tarafından defalarca darp edildiğini belirtti. Ardından Karakum, bir saat içerisinde iki kez hapishane doktoruna ve Bafra Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Karakum, dakikalarca darp edildiğini ancak hastanede doktorların yanına yaklaşmadan kendisini muayene ettiğini, tomografi çekilme talebinin ise reddedildiğini ifade etmişti.