MEB'e yandaş isyanı: Atatürkçülük mü, aman ha!

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Atatürkçülüğü yeniden müfredata almasına AKP'ye yakın yazardan tepki geldi.

MEB'e yandaş isyanı: Atatürkçülük mü, aman ha!

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan kapsamlı değişiklikler Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik değişikliğinin en önemli adımı İsmet Yılmaz’ın bakanlığı döneminde yönetmelikten çıkarılan Atatürkçülüğün yeniden öğretmenlerin gündemine alınması oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle de daha önce yönetmelikten çıkarılan Cumhuriyet Bayramı, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, Zafer Bayramı ve mahalli kurtuluş günleri yeniden kutlama çizelgesine eklendi.

YANDAŞTAN TEPKİ GELDİ

MEB'in aldığı bu karara Akşam yazarı Emin Pazarcı'dan tepki geldi. “ Atatürkçülük mü, aman ha!" başlıklı bir yazı yazan Pazarcı'nın "Atatürk’ü anladım da “ Atatürkçülük” ne oluyor?" dediği yazısı şöyle:

Milli Eğitim Bakanlığı , Atatürk’le ilgili konulara el attı, müfredat üzerinde bazı çalışmalar başlattı. Hemen “ Atatürkçülük geri mi dönüyor?” türünden yorumlar ortaya çıktı. Belli çevreler, konuyu yine sündürmeye başladı…

Atatürk’ü anladım da “Atatürkçülük” ne oluyor?

Ne demek Atatürkçülük? Eğer bugün bazı çevrelerin yaptığı gibi Mustafa Kemal’i dar bir çerçeve içine sıkıştırıp, oradan görmekse sakın ha! Biz bunu geçmişte yaptık. Sonunda, Mustafa Kemal’i tanımayan “Atatürkçüler” ile yine O’na filtreli gözlüklerle bakan yeminli Atatürk düşmanları yetiştirdik.

Kimi, Mustafa Kemal’i rakı-balık ve laiklik arasına sıkıştırdı. Kimisi de “İngiliz Kemal” diyerek, bol bol sövdü. Kavgalarımızı bile Atatürk üzerinden yürüttük. Tarihimizi övmek için de, yerin dibine batırmak için de O’nu kullandık.

Sonuçta “Atatürkçülük” adına Atatürk’e en büyük zararı yine biz verdik!

Ayrıca, neden Atatürk değil de Atatürkçülük? Atatürk’e doğru bir pencereden bakıp, gerçek bir şekilde öğrenmek yetmez mi? İlle de “ Atatürkçülük” diye dayatmanın ve bu kavram üzerinden ayrışmalar ortaya çıkartmanın ne anlamı var?

Herkes çok iyi biliyor ki biz, “şucu” ve “bucu” gibi kavgalar üzerinden çok ciddi acılar çekmiş bir milletiz!

***

...

Atatürkçülük mü, aman ha!’ dedim, çünkü Mustafa Kemal Paşa yaşasaydı eğer, eline sopayı alır, bugünkü Atatürkçüleri önüne katar ve kovalardı.

Atatürk ve Atatürk’ün düşüncelerinden o kadar uzaklar ki! Hatta onlar için Atatürk’ün bu millet için yapmaya çalıştıkları ile savaş halinde oldukları bile söylenebilir.

O yüzden gerçekler ortaya konulduğunda alabildiğine rahatsız oluyorlar. İşte bunun için gerçek Mustafa Kemal’den bahsedildiğinde homurdanıp duruyorlar.

Bence kafalarına vura vura anlatmak lazım!

Milli Eğitim bunu yapmalı. Bu güne kadar ortaya konulmaya ve dayatılmaya çalışılan Mustafa Kemal’i değil, gerçek Mustafa Kemal Atatürk’ü ortaya çıkarmalı.

Sonrasına millet karar versin…

Atatürk’ü benimsemek ve sevmek için ille de “Atatürkçü” olmaya gerek yok. Hatta bugünkü tablo içinde hiç mi hiç gerek yok. Çünkü şimdiki “Atatürkçüler” gerçek Mustafa Kemal’in değil, kendi kafalarında oluşturdukları sahte bir tiplemenin peşinden gidiyorlar…

Bugün biraz da onun için homurdanıp duruyorlar. “Kimin Atatürkçülüğü” türünden yazılar yazıyorlar. Gerçek Atatürk’le karşılaşıp yüzleşmek, işlerine hiç gelmiyor.

Etiketler
Milli Eğitim Bakanlığı