Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi yoğun bakım servisi sorumlusu Metin Ayvaz, “Yoğun bakımdaki şu insanların durumlarını görseler, kapıdan kafalarını dışarıya çıkarmazlar. Bir değil 10 maske ile gezerler” dedi.

Yunus Emre Devlet Hastanesi yoğun bakım servisi sorumlusu evli ve iki çocuk babası Ayvaz, önlemlere uymayanların sağlık çalışanlarına saygısızlık yaptığını belirterek “Dışardakiler bir maske bile takmazken, biz burada üç maske takıp o şekilde nefes almaya çalışıyoruz” dedi

2009 yılından bu yana yoğun bakım servisinde çalıştığını mart ayından bu yana ise Covid-19 yoğun bakımda görevli olduğunu anlatan Ayvaz şunları söyledi: “Dışarıdaki insanlar tedbirlere uymadığı için biz burada aslında büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Öncelikle kendimizi bu virüsten korumaya çalışıyoruz, sonra hastalarımızı eve gidebilirsek de ailemizi bu hastalıktan korumaya çalışıyoruz. Bazı insanlar bu hastalığın olmadığını sanıyor ama şu hastalığı insanların gerçekten görmesini isterim. İnsanlar yoğun bakımlarda nasıl nefes alıyor. Daha doğrusu alabiliyor mu? Evlerinde canı sıkılan insanlar, gelip yoğun bakımdaki şu insanların durumlarını görseler, kapıdan kafalarını dışarıya çıkarmazlar. Bir değil 10 maske ile gezerler. Biz burada mümkün olduğu kadar birbirimizi korumaya çalışıyoruz. Çok sıkıntılı dönemler yaşıyoruz. Ne ailemizle ne de arkadaşlarımızla beraber oturup yemek yiyebiliyoruz.”

Yoğun bakım hemşiresi evli ve bir çocuk annesi Nesrin Delikkulak da ağır şartlarda görev yaptıklarını belirterek yaşadıklarını şöle anlattı: “Hastalığın bu dönemde pik yapması bizi daha da yıprattı. Her gün corona virüsü endişesi elbette taşıyorum. Benim 10 yaşında bir kızım var, ona dokunamamak, sarılamamak çok kötü bir durum, dünyanın en kötü duygusu. Yoğun bakımdan çıktığımda insanların maske takmadığını görünce ya da sosyal mesafeli durmadığını görünce çok sinir oluyorum. Böyle davrananların bir gün buraya geleceğini düşünüyorum. Gerçekten bazen hastalık değil, cehalet öldürüyor. ‘Bana bir şey olmaz’ diye bir şey yok; hastalığın genci, yaşlısı yok. Burada çok genç hastalarımız da öldü ve kronik hastalığı olmayan hastalarımız da öldü. Biraz biraz kafelerde, çarşılarda gezmeyelim. 15-20 gün yoğun bakımda kalmak, entübe olarak yatmak daha mı kolay geliyor?”