GERÇEK GÜNDEM - AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın düşük faiz istemi ve üretim ve ihracatla birlikte cari dengede fazla verilmesini öngören ekonomik planı enflasyon ve dolar kurunun yükselmesine neden oldu.

Erdoğan'ın ekonomik planına ilişkin '15 Mayıs 2018 Felaketi' başlıklı bir yazı kaleme alan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomist Kerim Rota, ''Cumhurbaşkanı 15 Mayıs 2018 Londra seyahatinde Türkiye ekonomisinin artık farklı bir şekilde yönetileceğini açıkça dünyaya ilan etmişti. Yabancı yatırımcılar bunun kendileri için bir felaket olduğunu o gün anladılar. Türk lirası değer kaybedecek, Türk lirası faizleri ve enflasyon yükselecek, Türkiye’nin risk primi artacaktı'' ifadelerini kullandı.

''YIKIMLAR YARATMAYA DEVAM EDİYOR''

Rota, ''15 Mayıs 2018, neredeyse 17 Ağustos 1999 depremi kadar acı barındıran ve ülkemizi çok ağır kayıplara uğratan bir afet günüydü. Hatırlayamamanızın nedeni 15 Mayıs felaketinin gerçekleştiği anda görünür bir hasar vermemesinden kaynaklanıyor. Oysa 15 Mayıs 2018 felaketinin etkileri dalga boyu büyüyerek genişliyor. 15 Mayıs, kişisel ve kurumsal yıkımlar yaratmaya devam ediyor. Sizin ve çocuklarınızın zamanını, parasını, geleceğini ve umutlarını tüketmeye devam ediyor'' dedi.

Rota, yazısının devamında şu ifadelere yer verdi:

''Cumhurbaşkanı böylece, 15 Mayıs 2018 Londra seyahatinde Türkiye ekonomisinin artık farklı bir şekilde yönetileceğini açıkça dünyaya ilan etmişti. Yabancı yatırımcılar bunun kendileri için bir felaket olduğunu o gün anladılar. Türk lirası değer kaybedecek, Türk lirası faizleri ve enflasyon yükselecek, Türkiye’nin risk primi artacaktı. Bu, ellerindeki Türk varlıklarından büyük zarar edecekleri anlamına geliyordu.

YATIRIMCILARA VURAN PİYANGO

2018 Temmuz’da hükümetin kurulmasının ardından yabancıların korktukları başlarına gelmeye başladı. Nitekim 2018 Ağustos’ta ortaya çıkan rahip krizi büyük bir kur şokuna dönüştü. Türkiye’de Türk lirası cinsinden büyük riskleri olan endişe içerisindeki yabancı yatırımcılar kara kara düşünürlerken kendilerine 2019 başında piyango vurdu. Yeni Ekonomi Bakanı Albayrak, yerel seçimler öncesi TCMB rezervlerini kapı arkasından satıp Türk lirasının değerini bu yöntemle koruyabileceği hayaline kapıldı. Benim “Con Ahmet’in devri daim makinası” adını verdiğim bu mekanizma bir süre sonra meşhur “128 milyar dolar” skandalına dönüştü.

2019 Mart ile 2020 Mart arasındaki bir yılda bu furyadan faydalanan yabancı yatırımcılar 50 milyar dolara yakın dövizi 5,30 ile 6,50 arasındaki uygun fiyatlardan TCMB rezervlerinden satın alma şansı buldular. Bu alımın 18 milyar doları, TL cinsi hisse senetleri ve tahvil varlıklarından, 31 milyar doları swap varlıklarından çıkış olarak gerçekleşti. Böylece yabancı yatırımcılar yeni Bakan sayesinde kendilerini adeta “yangında ilk kurtarılacaklar” listesinin başında buluverdiler.

FATURA DAR GELİRLİYE KESİLDİ

Tasarrufu olan yurtiçi yatırımcılar da fırsat bulmuşken TCMB rezervlerinden döviz satın alarak kendini korumaya çalıştılar. Tabii ki fatura her zamanki gibi herhangi bir varlığa sahip olmayan sabit ve dar gelirlilere kesildi. Yakıcı enflasyon, yükselen faizler ve değeri pula dönüşen Türk lirası nedeniyle iyice fakirleştiler.''

Rota'nın yazısının tamamı şöyle: