1979’dan günümüze kadar yapılan ölçüm kayıtlarına göre Arktik Okyanusu’ndaki buzullar bugün en düşük değerinde görünüyor.

Okyanuslardaki dengelerin değişimi, iklim değişikliğinin etkileri ve sera gazı salınımındaki artışların dünyamızda en fazla hissedildiği yer tam da burası, yani Kuzey Kutup Bölgesi.

İklim değişikliğinin yarattığı sorunlar buranın ve büyük resimde de dünyanın, insanlığın ve hayvanların kaderini değiştiriyor. Kutup ayılarına ve diğer Arktik sakinlerine birer özür borcumuz var. Bilinçsizse davranarak evlerini onlara dar ettiğimiz için...  

EVET! ‘DÜNYA’NIN EN ÖNEMLİ KONUSU

Posta Gazetesi'nde iklim değişikliği hakkında yer alan haber şöyle oldu:

Arktik bölge, içinde okyanusa kıyısı olan beş, kıyısı olmayan üç devlet barındırıyor; Rusya, Alaska (ABD), Kanada, Norveç ve Grönland (Danimarka), Finlandiya, İsveç ve İzlanda. Arktik, petrol ve doğalgaz açısından çok zengin bir bölge olduğundan spotlar üzerinde yanıyor ve enerji devleri için hazine haline geliyor.

Bölgede bulunan petrol ve doğalgaz oranının her keşif çalışmasında giderek arttığı gözleniyor. Enerji şirketlerinin gözdesi Arktik aslında dünyaya verilen zararın kanıtı olarak orada duruyor.

Tabii şimdilik duruyor! İklim Değişikliği Paneli (IPCC), beşinci değerlendirme raporu Arktik bölgesinin küresel ölçekteki değerlere göre dünya üzerindeki diğer bölgelere göre iki kat daha hızlı ısındığını belirtti.

Bilim insanlarının araştırmalarına göre atmosfere salınan sera gazı salınımı bugünkü gibi devam ederse, 2100 yılına kadar sıcaklıklar daha da artacağından şiddetli meteorolojik olaylar, kuraklık ve birçok canlının neslinin tükenmesine şahit olacağız.

Kabul edersiniz ki bu da hiç sevimli bir şey gibi görünmüyor. Alman Alfred-Wegener Enstitüsü’nün (AWI) yaptığı araştırmalara göre ise Arktik Okyanusu’ndaki mikroplastik miktarı rekor düzeye ulaştı. İncelenen örneklerde bir litre buzda 12.000’den fazla mikroplastik bulundu. Ve biliyorsunuz bunun sebebi sadece biziz. 

İNSANLIĞIN KADERİ İNSANLIĞIN ELİNDE

“Tek başıma dünyayı ve insanlığı ben mi kurtaracağım” demeyin. Hepimiz küçük alışkanlıklarımızı değiştirerek dünyamızın eski sağlığına kavuşmasını sağlayabiliriz.

Otomobile ve uçağa binme sayısını azaltmak, yeşil enerji üreticilerine yönelmek, plastik poşet kullanımını reddetmek, tasarruflu ampul kullanmak yapmakta zorlanacağımız şeyler gibi görünmüyor. Tasarruflu ampul kullanırsanız yılda 20 kg karbondioksit gazının atmosfere salınımını önlemiş olacağını biliyor muydunuz? Çoğu kişinin korkulu rüyası ama düdüklü tencere kullandığınızda yapacağınız gaz tasarrufu yüzde 70’i buluyor.

Klimanızın filtresini temiz tuttuğunuzda ise yılda 160 kilogram karbondioksit üretimine engel olabilirsiniz.

Yürümek ve bisiklete binmek hem bize kucak açmış dünyamızın hem de bedeninizin sağlığı için yapacağınız en faydalı işlerden olur. “Ben arabama çok alışkınım her yere yürüyemem ya da bisiklet binemem” derseniz o zaman lütfen aracınızın bakımlarını zamanında yaptırın.

Çünkü motorlu taşıt sahiplerinin yalnızca yüzde 1’i araç bakımını düzgün yaptırsa bile yılda 450 bin tondan fazla karbondioksitin üretilmesi engellenebilir. Dünyamız ve insanlık için yapabileceğimiz küçük de olsa bir şeyler olması müthiş değil mi!  

BUZULLAR ÜZERİNDE AĞIT

Geçtiğimiz yıllarda dünyaca ünlü İtalyan piyanist Ludovico Einaudi’nin yaptığı eylem beni çok etkilemişti. Küresel ısınma ve Arktik buzullarının erimesine dikkat çekmek için Kuzey Buz Denizi’nin üzerine kurulan iki ton ağırlığındaki 100 metrelik yapay buzulun üzerinde ‘Kuzey Kutbu İçin Ağıt’ bestesini çaldı. Bugüne kadar duyduğum en yaratıcı ve yüreğimi burkan eylemlerden biriydi.