26 Mayıs 2018 13:45

Nagehan Alçı: 'Bu canavarı hep birlikte yarattık'

Nagehan Alçı: 'Bu canavarı hep birlikte yarattık'
Nagehan Alçı, “Maranki adlı ‘televizyon canavarını’ hep birlikte yarattık. Önce ilgi manyağı yaptık, sonra da freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı bıraktık” dedi.
+ A -

Paylaş

Habertürk yazarı Nagehan Alçı, “Umudumuz 25 Haziran'dır. Olmadı zaten, o zaman artık Belgrad Ormanı'nda ağacın dibinde, talim şeyimizi oraya gömdük. Çıkaracağız sokağa” şeklindeki skandal sözleri ile gündemde olan Ahmet Maranki için “Bu televizyon canavarını hep birlikte yarattık. Önce ilgi manyağı yaptık, sonra da freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı bıraktık. Üzerinden flaşlar biraz eksilince de bombayı iç savaş tellallığı yaparak patlattı” dedi.

Nagehan Alçı, ‘Maranki konusunda medyanın yatacak yeri yok!’ başlıklı yazısında, Ahmet Maranki isimli şahsın saçmalamaları üzerine ne söylense az geleceğini, apaçık bir iç savaş çığırtkanlığı yaptığını belirterek, “Ancak iş buraya gelene kadar bu kişiyle ilgili çoktan kafamızda soru işaretleri oluşturmamız gerekmez miydi?” dedi.

Alçı, şunları kaydetti:

“Biz medya mensupları, yıllardır ekranlarda boy gösteren, kendini bitki uzmanı diye pazarlayan, her şeyin önüne “kozmik” lafını yapıştıran, önüne gelene “çok faydalı” diyerek kaya tuzlarını yalatan bu adama reyting uğruna “gel gel” yapmadık mı? Hangimiz “Söyledikleri doğru mu? Kimdir bu insan?” diye sorguladık?

Bırakın sorgulamayı, televizyon sabah kuşakları onu kapma yarışına girdiler yıllarca. Her dediği otu kaynattılar, her söylediğini hayretler içerisinde dinlediler ve maalesef milyonlarca insana da abuk sabuk şeyleri aldırttılar, evlerinde kaynattırıp içirttiler!

‘BU CANAVARI HEP BİRLİKTE YARATTIK’

Yalnızca bu kadar da değil, programına konuk olduklarının görüntülerini kesip biçip kendi uyduruk ürünlerinin reklamı için alışveriş kanallarında kullandı bu Maranki, ona bile ses çıkarmadık. Kendimden biliyorum, 5 yıl önce kısa bir süre Kanal D’de bir sabah kuşağı programı yapmıştım. Bir gün konuk koordinatörümüz bu Maranki’yi ayarlamış, bizim programa konuk olarak geldi, bir süre sonra birilerinin uyarısı üzerine fark ettim ki, birtakım kanallarda kendi tanıtımı için benim yüzümü kullanıyor. “Aman bununla mı uğraşacağım” dedim, şikâyetçi olmadım. Sonra baktım, birçok kişiyi aynı şekilde izinsizce reklam için kullanmış. Kısacası benim de, senin de, onun da kabahati var.

Maranki adlı “televizyon canavarı”nı hep birlikte yarattık. Önce ilgi manyağı yaptık, sonra da freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı bıraktık. Üzerinden flaşlar biraz eksilince de bombayı iç savaş tellallığı yaparak patlattı...

‘25 HAZİRAN VE BIR UYARI’

AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Maranki’den daha zararlı bir figür herhalde olamaz. Bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülük, 25 Haziran’da bir iç savaş çıkmasına hizmet etmek olur.

Bunu iki tarafın da görmesi gerekir. 24 Haziran’da sonuç ne olursa olsun Türkiye bu sonucu hazmetmek zorunda. Nasıl ki Maranki’nin sözü iktidar cephesine büyük zarar veriyorsa, muhalefet cephesi de sandığa güveni sarsacak ve çıkacak yasal sonuçları reddeden en ufak bir yaklaşımdan kaçınmalı. Muhalefet adına da sandıktan çıkan sonuçları beğenmeyip insanları sokağa davet edecek biri ya da birileri çıkarsa onların da Maranki’den farkı kalmaz!”