Yandaş medya dahil gazeteciler neden yazmaz? İnanın bilmiyorum ama ben Ahmet Davutoğlu Erdoğan’ı “ahlaksızlık” ile suçladı diye yazdım.

Önce şunu hatırlatayım. 18 Temmuz 2019’da “Babacan ya da Davutoğlu'ndan lider olur mu?" başlığı ile özetle şöyle yazdım:

Davutoğlu'na Suriye politikası suçlamaları yapılıyor ki gün geldiğinde
konuşursa biliyorum ki çok farklı bir görüş ortaya koyacak.

Dersiniz ki eğer Suriye politikasının sorumlusu değil ise neden o tarihte AKP'den ve makam koltuğundan ayrılmadı.

Bu sorunun yanıtını da kendisine sormak isterim.

O gün geldi Davutoğlu değerli meslektaşlarım Yavuz Oğhan, İsmail Saymaz ve Akif Beki’ye konuştu.

Davutoğlu, “Suriye konusunda tüm olumsuzluklar benim üzerime yıkılmak isteniyor. Tüm politikalar Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Genelkurmay, MİT hepsi ortak karar verir. Kendinizi dışında tutarsanız, bir kişiye yıkarsanız bu ahlaksızlık olur” diyor…

Evet, Davutoğlu çok net şekilde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “ahlaksızlık” yapmakla suçluyor.

Bu bir…

Dışişleri bakanlığı döneminde “Arap baharı ve Suriye politikası” konusunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü, Başbakan Erdoğan’ı ve Ali Babacan’ı, “kimse itirazda bulunmadı” diye itiraf ediyor.

Bu iki…

Davutoğlu’nun bu itirafları ortaya koydu ki;

Türkiye’nin Suriye sığınmacılar ve Arap Baharı politikasında baştan sona AKP iktidarı hatalı ve suçludur…

Davutoğlu’nun Erdoğan suçlamaları bitmedi.

Şam'da Emevi Camisinde namaz kılma sözü bana ait değil, böyle bir ifadem yok benim, kimin söylediğini biliyorsunuz” diyor…

Neden korkuyorsun, çekiniyorsun desene “Erdoğan söyledi” diye…

Sen Erdoğan’dan hala çekiniyorsun ama bak ben yazayım. 5 Eylül 2012 tarihinde Erdoğan özetle şöyle diyor:

İnşallah biz en kısa zamanda Şam'a gidecek, Emevi Camisi'nde namazımızı da kılacağız

Davutoğlu, “Ben üç yıldır konuşmadığım için Suriye bagajı bana yıkılmak
isteniyor” diyor…

Çok geç Sayın Davutoğlu çok geç…

Çık sokağa 10 kişiye şunları sor:

- Emevi Camisi'nde namazımızı da kılacağız diyen kim?

- Rusya’nın uçağını düşürten kim?

- “Suriye politikasının sorumlusu kim?

- Türkiye’ye gelen 3,5 milyon Suriyeli sığınmacının sorumlusu kim?

10 kişiden de “Davutoğlu” diye yanıt alırsın.

Atı alan Üsküdar’ı çoktan geç hoca…

LİDER OLMAK…

Açıklamalarınızı “lider olmak” açısından değerlendiriyorum.

BİR…

Ben Başbakan olayım ama hiçbir yetkim olmasın isteniyordu, bunu Sayın Cumhurbaşkanımız istedi” dediniz…

İşte o gün bu “kukla başbakan” isteğine tepki koyup istifa etseydiniz, “Lider”
olurdunuz…(Bu arada Binali Yıldırım’ı da yaktınız)

İKİ…

Suriye ve Arap Baharı konusundaki hataları gördüğünüz zaman istifa etseydiniz,
“Lider” olurdunuz…

ÜÇ…

“7 Haziran 2015 seçimleri sonrası MKYK'da neden oy kaybettiğimizi konuştuk.

O heyetin büyük çoğunluğu CHP ile ittifak yapalım dedi” dedin…

13 Ağustos 2015’de de AKP’deki basın toplantısında şunları söyledin:

Siyasi liderlerin kendi sorunlarını çözemeyip, Cumhurbaşkanımızın devreye gireceği bir yolla seçime gitmeyi doğru bulmam.”.

Sayın Davutoğlu, işte o gün “insiyatif” alacak, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile koalisyon hükümeti kurup cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunacaktın.

Erdoğan onaylamazsa arkanda hazır MKYK gücü varken AKP’yi olağanüstü genel kurula götürecektin.

Erdoğan AKP’den istifa etmiş Cumhurbaşkanı idi ve sana rakip olamazdı.

İşte o gün “lider” olurdun…

DÖRT…

Pelikan bildirisi, organize bir iş. Pelikan çetesi bana saldırdığında, partinin bölünmemesi, devlette kriz çıkmaması için görevimi bıraktım. Pelikan çetesi sadece piyon, arkasındakiler biliniyor” diyorsun…

Olmadı Sayın Davutoğlu olmadı…

O gün, “partinin bölünmemesi” diye görevini bıraktığını söylüyorsun.

Bu gün “partinin bölünmesi” için parti kurmak istiyorsun…

İşte siyasi geleceğin için kırılma noktası da tam bu cümlede saklıdır.

Olağanüstü büyük kongrede, “Kürsüye yumruğunu vuracak, ben de Genel
Başkanlığa adayım” diyecektin…

O gün lider olurdun…

Sayın Davutoğlu siyasi vagonlarını tek tek saydığım AKP trenini çoktan kaçırdın.
Haydi, şimdi partini kur…