Yazar Ursula K. Le Guin'in 1976 yılında kaleme aldığı "Very Far Away from Anywhere Else", ülkemizde "Her Yerden Çok Uzakta" adıyla İmge Yayınları tarafından 1995 yılında basılmıştır.

Kitap, "Yüce Dağ Başında Bir Arkadaşla" şiiriyle başlıyor ve daha bu şiirle bile okuru içine alıp bambaşka diyarlara götürüyor. Şiir, aslında okuyacağımız kitabın bir özeti gibi. Özellikle son üç satırı "yaşam"ı özetliyor:

...
Ömrümce görmezsem de bir daha,
eh diyebilirim yine de,
Bir kez orada bulundum.

Her insan yalnız, her insan bir başına. Ancak ve ancak toplumun "normal"ine uyabilenler hayatta kalabilir ve dışlanmadan, ötekileştirilmeden hayatın içinde var olabilir. Owen ise bu kişilerden biri değildir. 17 yaşındaki Owen ile ondan bir yaş büyük olan 18 yaşındaki Natalie'yi birbirine yaklaştıran da işte bu toplumdan ayrıştıkları farklılıklarıdır. Müziğe tutkun Natalie ile düşünmeye tutkun Owen, aslında müzik ile düşünmenin birbirine ne kadar benzediğini konuştukça fark ederler. Owen sözcüklerle konuşur, Natalie ise çalabildiği birbirinden farklı enstrümanlarla...

Her Yerden Çok Uzakta, "farklı" olduğunun bilincinde olarak ve sık sık bunun üzerine düşünerek 17 yaşına gelmiş olan Owen'in hayatından kısacık birkaç ay gösteriyor okura. Bu birkaç ay, Owen'in düşünme biçimini, toplumdan nasıl koptuğunu ve önündeki kalan ömrü boyunca nasıl yaşayabileceğine dair korkularını anlatmaya yetiyor. Natalie ile tanışması ve onunla geçirdiği vakitler Owen'i tam anlamıyla bir "insan" yapmasa da, kendini aşık zannetmesi, çabalaması, eline yüzüne bulaştırması, aslında biraz da olsa hayata karışır gibi olduğu anlarda yaşamaya değer bir şeyler bulabilmesini sağlıyor. Ancak kitabın son cümlesinde de söylediği gibi, Natalie'yi yeni okuluna uğurlarken "orada öylece durup bir insanı oynuyor" yalnızca.

Owen, aslında derinlemesine düşünen birçok insanın da hissettiği o yabancılaşma hissini çok küçük yaşlardan itibaren hissetmiş ve içselleştirmiş biri olarak insanların arasına hiç katılamayacağını biliyor. Belki de, kendi kafasında kurduğu Thorn diyarında, kimsenin orayı keşfetmesine izin vermeden yaşayıp gitmeli... 

Okuduktan sonra ortalama 70 yıllık insan ömrünü sorgulayabileceğiniz "Her Yerden Çok Uzakta", Owen ve Natalie özelinde, aslında insanların bir amaç uğrunda yaşayabilecekleri kocaman ama küçücük bir hayattan ufak bir kesit sunuyor. Herkes, bir kere "orada" bulunmuştur; yaşamın içinde, bir amaç ve bir hedefle, belki de bir insanla birlikte. Bu romanda da Owen'in yaşamın içinde bulunduğu o birkaç ayı okuyoruz. Her okur, kendi yaşamından öğrendikleriyle romanı tamamlayabilir.