Saray'a uzanan krizde neler oluyor? '50 milyon dolarlık dava' iddiasına yanıt

Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan, Cumhurbaşkanlığı’na bağlı DDK üyesi Abdurrahman Özçelik’in oğlu Sefa Özçelik’in, 50 milyon dolarlık dava iddialarıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarını köşesine taşıdı.

Saray'a uzanan krizde neler oluyor? '50 milyon dolarlık dava' iddiasına yanıt

Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan, “Zirveye uzanan krizde karşı çıkış” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Pehlivan bugünkü yazısında, Cumhurbaşkanlığı’na bağlı DDK üyesi Abdurrahman Özçelik’in oğlu Sefa Özçelik’in, 50 milyon dolarlık dava iddialarıyla ilgili yanıtından bahsetti.

“Uçağa binmek üzereyken telefonum çaldı” diyen Pehlivan, “Karşımdaki ses ‘Asıl bu dilekçe yargıyı etkilemek için yazıldı’ diyordu” ifadelerini kullandı.

Yazının öne çıkan kısımları şöyle:

Bir önceki Arka Bahçe’de Devlet Denetleme Kurulu’na (DDK) gönderilen bir dilekçeyi okudunuz. 2007’de kurulan “Tema Teknik” adlı şirketin ortaklarından Hacı Murat Gülcan yazmıştı. Gülcan eski ortağı Sefa Özçelik’in babası olan DDK üyesi Abdurrahman Özçelik’ten şikâyetçiydi. İşte ortaklar arasında yaşanan, mahkemelerden devletin zirvesine kadar taşınan bu krize dair Sefa Özçelik’in de diyecekleri vardı.

“Hacı Murat Gülcan’ın iddialarına cevaben” başlığıyla gönderilen açıklamayı okuyorum, çarpıcı bölümlerin de altını çizerek paylaşacağım. Şöyle diyordu Sefa Özçelik:

“DDK’ye verilmiş olan dilekçenin hukuki olarak hiçbir değeri olmamakla birlikte, bu dilekçe tamamen haber değeri taşıması amacıyla yazılmış, hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmayan, tamamen iftiraya yönelik bir dilekçedir. Bu tip şikâyetlerin yapılacağı merciler bellidir. Davacının iftira niteliğindeki sözde mektubu yapmasının amacı Sefa Özçelik ile arasında devam eden yargılamalar sonucu elde etmek istediği yararı elde edememesidir. Kaldı ki Abdurrahman Özçelik hakkında Hacı Murat Gülcan tarafından bu zamana kadar savcılık nezdinde açılmış bir soruşturma ile mahkemeler nezdinde açılmış bir dava da bulunmadığı gibi Abdurrahman Özçelik aleyhine açılmış hukuk davası bulunmamaktadır.”

Şikâyetçi Hacı Murat Gülcan’ın iddiasına göre kendisi dışındaki iki ortağın arkasında başka birileri vardı. Ortak Ali Ekrem Tekelioğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ablasının ve eniştesi Mehmet Tekelioğlu’nun oğluydu. Tekelioğlu’nun Gül ailesini temsilen şirket ortağı olduğu ileri sürülse de Abdullah Gül bu iddiayı yalanlıyordu. Sefa Özçelik’in buna dair de diyecekleri vardı:

“Hacı Murat Gülcan geçmiş dönemde diğer ortağımız Ali Ekrem Tekelioğlu’nun akrabası olması hasebiyle 11. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül hakkında da benzer iftiralarda bulunmuştur. Ancak hakaret ve iftira nedeniyle Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında iddianame düzenlenmiş ve ayrıca Beykoz 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022/94E. sayılı dosyasında da aleyhine tazminata hükmedilmiştir. İkinci bir adım olarak ise DDK üyesi Abdurrahman Özçelik üzerinden edinmeye çalıştığı primi ve ulaşmaya çalıştığı hedefi anlamamak saflık olur.”

‘BUNU YAPABİLECEK BİR ADAM TANIMIYORUM”

DDK üyesi Abdurrahman Özçelik’in hâkimlere baskı yaptığı da yine Hacı Murat Gülcan’ın iddiaları arasındaydı. Gülcan bunun Sefa Özçelik’e karşı açtığı yaklaşık 50 milyon dolarlık dava nedeniyle olduğunu ileri sürüyordu.

Özçelik bu teze de karşı çıkıyordu: “Hacı Murat Gülcan’ın bahsetmiş olduğu üzere 50 milyon dolar değerinde bir dava kesinlikle bulunmamaktadır. Bu rakamdan telaffuz etmesinin amacı ise haber değeri taşımasını sağlamak istemesidir. Abdurrahman Özçelik’in kesinlikle söz konusu davaların içeriğiyle ilgili herhangi bir bilgisi yoktur. Kaldı ki aramızdaki yedi yıldan fazla süredir devam eden ticari yargılamalarda Sefa Özçelik lehine ve aleyhine verilmiş hiçbir karar bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu iddialar yargı üzerinde algı oluşturmaya yönelik tamamen iftira niteliğindeki iddialardır.”

Son olarak...

Hacı Murat Gülcan, eski ortağı Sefa Özçelik’i FETÖ ile ilişkili olmakla suçluyordu. “Firmamdan Sefa Özçelik tarafından kaçırılan paramız FETÖ üyeliği iddiası dolayısıyla yurtdışına kaçan biri tarafından idare ediliyordu” diyordu. Özçelik’in bu suçlamaya dair yanıtı da şöyleydi:

“Bugüne kadar söz konusu dosyaya ilişkin Sefa Özçelik hiçbir şekilde ifadeye çağrılmamış veya herhangi bir tebligat yapılmamıştır. Kaldı ki ilgili soruşturma dosyasının Sefa Özçelik ile ilgili olup olmadığına ilişkin de hiçbir fikrimiz dahi bulunmamaktadır.

Ancak iddia etmiş olduğu kişinin FETÖ üyesi olduğu iddiasından dolayı Umman’da cezaevine alınması, akabinde cezaevinden çıkarılarak İngiltere’ye iltica ettirilmesi konusu tamamen deli saçması ve Hacı Murat Gülcan’ın hayal ürünü bir konudur. Şahsen Umman’daki cezaevinden adam çıkarıp İngiltere’ye gönderebilecek bir adam tanımıyorum.”

Yazının tamamı için...

Etiketler
Recep Tayyip Erdoğan Dava Abdullah Gül