CHP'li Özcan Purçu: Vatandaş ekmek bulamıyor; Bakan Nebati felsefe yapıyor

CHP'li Özcan Purçu, derinleşen ekonomik krize vurgu yaptığı açıklamasında yurttaşların açlıkla mücadele ettiğine dikkat çekti.

CHP'li Özcan Purçu: Vatandaş ekmek bulamıyor; Bakan Nebati felsefe yapıyor

CHP İzmir Milletvekili, Dilekçe Komisyon üyesi Özcan Purçu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) basın açıklaması yaparak; artan gıda fiyatlarına, kabaran faturalara; sokaktaki vatandaşların feryatlarından örnekler vererek, Türkiye’nin gerçek yoksulluğuna değindi.

"ASGARİ ÜCRETLE GEÇİN GEÇİNEBİLİRSİN"

Konuşmasında vatandaşın nefes almaya yetecek kadar yaşamaya çabaladığını belirten Özcan Purçu; insanların sırtındaki geçim yükünün iyice arttığını söyledi.

Purçu; 4 kişilik bir ailenin günlük kahvaltısından yola çıkarak şu değerlendirmede bulundu:

“Yumurta 2,5 TL; ekmek 4 TL; süt 20 TL; peynir 150 TL; domates 20 TL oldu. Bu fiyatlardan yola çıkarsak 4 kişilik bir ailenin kahvaltısı ortalama 100 TL’ye mal oluyor. Bu haftada 700 TL; ayda 3100 TL demektir. Konut kiraları yıllık %160 arttı. Mutfağın temeli olan tüp %113 arttı. Asgari ücret tutarı ise 5500 TL. Bu ücretle vatandaş bırakın sanatsal faaliyetleri; çocukların istekleri, temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor. Her 4 çocuktan 1’i okula aç gidiyor; çünkü anneler çocuklarına beslenme çantası yapamıyor. Çarşı Pazar yanıyor. Pazarda Ayşe teyze artan malları, Hasan amca çöpten artıkları topluyor.”

"TÜRKİYE BÜYÜYORSA TL NEDEN SÜREKLİ DEĞER KAYBEDİYOR?"

Asgari ücretin 5500 TL iken; açlık sınırının 7245 TL; yoksulluk sınırının ise 23bin 600 TL olmasına değinen Purçu; Erdoğan'ın sözüne atıfta bulunarak “Dünya küçülüyor Türkiye büyüyorsa; TL neden dünyanın en değersiz para birimleri arasında yer alıyor?" diye sordu:

Özcan Purçu yaşanan derin buhranın, etiketlere artık dakikalık yansıdığını ifade ederek; bazı temel tüketim maddelerindeki yıllık artışları şu şekilde sıraladı:

“Yumurta %400

Ekmek %98

Zeytin %109

Peynir %89

Patates %170,

Şeker %164

Süt %127”

Purçu bu artışlara isyan ederek; "İktidara buradan soruyorum. Bu zamları neden durdurmuyorsunuz? İşçinin, emeklinin maaşını neden enflasyon kadar artırmıyorsunuz?" dedi.

AKP'lİ Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın helikopterden bakıp ekonominin canlılığına dair yaptığı açıklamayı da değerlendiren Purçu; helikopterden ekonominin değil sadece otomobillerin görünebileceğini, ekonomiyi görebilmek için pazara, manava, sokağa inmek gerektiğini vurguladı.

"TÜİK MATEMATİK BİLMİYOR"

Konuşmasında TUİK verilerine de değinen Purçu; Yıllık enflasyonun TUİK’te %83,45; İTO’da %107, ENAG’da %186,27 çıkmasının gerekçesini iktidara sorarak; “TUİK matematik bilmiyor. TUİK çalışanları ilkokula tekrar gitmeli ve matematik öğrenmeli. Ya da TUİK çalışanları biraz sokağa çıkmalı “dedi.

Türkiye’de yaklaşık 13 milyon vatandaşın emekli olduğunu söyleyen Purçu; bu vatandaşlarımızdan 3500 TL emekli maaşı alanlar olduğunu; geçinebilmek için emeklilerimizin çalışmaya zorlandığını söyledi.

Purçu; geçinemeyen emeklilerin durumunu göstermek adına sosyal medyada da yer alan 2 hayat hikayesini basın mensupları ile paylaştı.

Purçu; Osmaniyeli Hilmiye teyzenin ve yine geçinemediği için intihar etmeyi bile düşündüğünü söyleyen yaşlı bir teyzenin hayat hikayesini ve feryadını şu şekilde anlattı:

“Osmaniye'nin Kadirli ilçesi semt pazarında 83 yaşındaki Hürü Tilki kalp pili ameliyatı için yayla çayı, ada çayı satarak para biriktirmeye çalışıyor. Eşini 42 yıl önce kaybetmiş ve 4 çocuk annesi. Bir yıl sonra kalp pili ameliyatı olacak. O parayı biriktirmek için pazarda yayla çayı satıyor; canı 20 liralık bir lahana istiyor ama alamıyor!

Yine sokak röportajlarına da yansıdı. Yaşlı bir teyzemiz isyan ediyor. Evinde ördüğü el örgülerini satarak geçimini sağlamaya çalışıyor. "Artık canıma tak etti. 240 TL elektrik parası geldi. El örgülerimi satarak geçinmeye çalışıyorum artık intihar edecektim. Bir oğlum var evde o da engelli. Gözümün önüne o geldi. Vazgeçtim" diyor.

Sayın Bakan Nebati süslü sözlerle felsefe yapıyor. Ama artık vatandaşın canına tak etti; sıkacak dişi dahi kalmadı. Vatandaş ekmek bulamıyor; ya intihar ediyor ya da etmeyi düşünüyor.”