Erkan Baş'tan 'Sansür Yasası'na tepki: TBMM, halkın susturulması, gerçeğin iktidar lehine örtülebilmesi için yasa çıkarmaya hazırlanıyor

TBMM'de bugün basın toplantısı düzenleyen TİP İstanbul Milletvekili Erkan Baş, AKP ve MHP'nin hazırlayarak Meclis'e sunduğu; geçen yasama yılında komisyonlarda görüşülerek yaz tatili öncesinde Genel Kurula sunulan "sansür yasası" teklifine tepki gösterdi.

Erkan Baş'tan 'Sansür Yasası'na tepki: TBMM, halkın susturulması, gerçeğin iktidar lehine örtülebilmesi için yasa çıkarmaya hazırlanıyor

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, AKP ve MHP’nin hazırladığı "sansür yasası" teklifini eleştirdi. Baş, "Ülkede yurttaşlarımızın dünya kadar sorunu var ama yasama yılının ilk günü Meclis’te gündeme gelecek ilk konu sansür yasası. Meclis normalde halkın temsilcilerinin konuşabildiği; konuşulan yer anlamına gelir. Ama TBMM, halkın susturulması, gerçeğin iktidar lehine örtülebilmesi için yasa çıkarmaya hazırlanıyor" dedi. Onur Şener ve İlksen Tüzün cinayetlerini anımsatan Baş; "Bu iki cinayet Ankara’da yaşandı. Başkent’te de bir Meclis var. Ne yapmaya çalışıyor biliyor musunuz Meclis? İşte bu cinayetlerin öğrenilmesini engellemeye çalışıyor...Bu yasa gazetecilerin susturulmasını amaçlıyor. Ama aynı anlama gelmek üzere halkın haber alma hakkını gasp ediyor” sözleriyle teklife tepki gösterdi.

Yurttaşların sorunlarına değinen Baş, "Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir tarihte Meclis halkın sorunlarından hiç bu kadar uzak olmuş mu acaba" diye sordu. 

Erkan Baş’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: 

"MECLİS'TE GÜNDEME GELECEK İLK KONU SANSÜR YASASI: Yeniler güzeldir. Başlangıçlar insanlar için umut vericidir ama bir ülkemize bakıyoruz bir de Meclis’e bakıyoruz. Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir tarihte Meclis halkın sorunlarından hiç bu kadar uzak olmuş mu acaba. Ülkede yurttaşlarımızın dünya kadar sorunu var ama yasama yılının ilk günü Meclis’te gündeme gelecek ilk konu sansür yasası. Meclis normalde halkın temsilcilerinin konuşabildiği; konuşulan yer anlamına gelir. Ama TBMM, halkın susturulması, gerçeğin iktidar lehine örtülebilmesi için yasa çıkarmaya hazırlanıyor. 

LANET OLSUN: Onur Şener… Bir müzisyen. İki gün önce işini yaptığı sırada bir bürokrat, bir mühendis ve bir müfettiş tarafından vahşice katledildi. Güçten, hırstan gözü dönmüş rejimin suç ortakları sokaklarda sömürge valisi gibi gezen katiller bir yurttaşımızı, iki çocuk babası bir müzik emekçisini katlettiler. Lanet olsun. Bunlara lanet olsun. Bunların aşağılık komplekslerine, güçle hırsla bu halka tepeden bakmalarına lanet olsun. 

MÜNFERİT FİLAN DEĞİL: Yarattıkları bu hukuksuz düzene lanet olsun. Şimdi iktidar mensupları da çıkıp diyor ki olay münferit. Değil kardeşim. Münferit filan değil. Adalet sisteminin paramparça edildiği, hukuksuzluğun genel kaide olduğu, katillerin sırtının sıvazlandığı, iktidar sahiplerinin cezasızlık zırhıyla donatıldığı bu memlekette hiçbir cinayet münferit değildir. Tıpkı öldürülen kadınlar gibi. Tıpkı görevi başında katledilen akademisyen Ceren Damar gibi Onur Şener cinayeti de politik cinayettir.

KATİL ZANLILARININ SABIKA KAYITLARINA RAĞMEN DEVLETİN KADROLU MEMURU OLMASI: AKP devletinin şımarık, güçten, hırstan gözü dönmüş memurları bir müzisyeni sırf istedikleri şarkıyı bilmediği, çalmadığı için yüzünü camla parçalayarak katlettiler. Daha vahim tarafı katil zanlılarının sabıka kayıtlarına rağmen devletin kadrolu memuru yapılmış olmasıdır. 

MUTLAKA HESAPLAŞACAĞIZ: Serkan Tüzün isimli sözde hakim, dün evli olduğu bir kadını katletti. Kadının acılı annesi televizyonda 12 yıldır kızının sistematik şiddete uğradığını; aileyi arkasındaki güçle tehdit ettiklerini, çocuklarını bile göstermediklerini ağlaya ağlaya anlatıyordu. Bu ülkenin Hakimler ve Savcılar Kurulu, katledilen kadın için değil; kadını katledip ardından intihar eden bu faşist cani için bir taziye mesajı yayınladı. Ne imiş? Bir de eski Alperen Ocakları Başkanı imiş. İşte boşa demiyoruz. Hesaplaşacağız. Sabah kadın katleden bir cani için akşam ‘sayın’ deyip arkasından rahmet okuyanlarla mutlaka hesaplaşacağız. Hiçbir cinayeti unutmayacağız, unutturmayacağız. Kadın katillerinin sırtının nasıl sıvazlandığını, nasıl cüretlendirildiklerini, nasıl aklandıklarını unutmadığımız gibi bu taziyeyi de yemin olsun unutmayacağız.

MİLYONLARIN BEKLENTİSİ BU MUDUR?: Başa dönelim. Sansür yasası. Bu iki cinayet Ankara’da yaşandı. Başkent’te de bir Meclis var. Ne yapmaya çalışıyor biliyor musunuz Meclis? İşte bu cinayetlerin öğrenilmesini engellemeye çalışıyor. Soru şu? Bu sansür yasası çıkmış olsaydı yurttaşlar ayrıntılarını sosyal medyadan ve inatla yayıncılık gazetecilik yapmaya çalışan ve her geçen gün sayıları azalan basın yayın organlarından bunu öğrenebilecekler miydi? İşte iktidarın yapmak istediği bu. Bu yasa gazetecilerin susturulmasını amaçlıyor. Ama aynı anlama gelmek üzere halkın haber alma hakkını gasp ediyor. Milletin derdi, milyonların beklentisi bu mudur diye sorma ihtiyacı hissediyoruz.

LAİKLİĞİN YENİDEN GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE İNŞA EDİLMESİ ÇAĞRISI YAPIYORUZ: Türkiye’de başörtülü olan olmayan, inanan ve inanmayanların herkesin özgür yaşamasının en önemli güvencesi laikliktir. Laikliği net bir biçimde savunmayan hiçbir siyasi parti bu ülkede halkın gerçek özgürlüğünü sağlayamaz. Biz AKP tarafından her gün törpülenen laikliğin güçlendirilmesi ve yeniden kazanılması için her tür katkıyı desteği vermeye açığız. Laiklik ilkesinin bu ülkede yaşayan tüm yurttaşlar için özgürlüğün teminatı olarak hayat bulması gerekiyor. Biz gerçek laiklik ve özgürlük sorunlarını konuşma çağrısı yapıyoruz. Başı açık kapalı, tüm emekçilerin yoksulların halkın çıkarlarını savunma çağrısı yapıyoruz. Halkın patronlara karşı iktidara karşı birleşik özgürlük mücadelesini büyütme çağrısı yapıyoruz. Bu ülkede yoksul çocuklarının, tarikatların cemaatlerin ellerine düşmesini engelleme çağrısı yapıyoruz. Bu ülkede laikliğin yeniden güçlü bir şekilde inşa edilmesi çağrısı yapıyoruz."