Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısından sonra düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Faik Öztrak, gerçekleştirdiği açıklamada AKP iktidarının gerçekleştireceği açıklanan sosyal medya düzenlemesini değerlendirdi.

Faik Öztrak'ın açıklamaları şöyle oldu:

Hitler’in propaganda Bakanı Göbels ne demiş? “Bana vicdansız bir medya verin, Size bilinçsiz bir halk sunayım.” Beceriksiz Erdoğan Şahsım Rejiminin istediği de bu. Sormayan, sorgulamayan bir toplum. Mürekkepli ve ekranlı medyayı büyük ölçüde ele geçirdiler. Ama hakikatlerin karartılamadığı bir mecra var. O da sosyal medya. Beyefendi orayı kontrol edemiyor. Kontrol edemediği için de, Sosyal medyadan hiç haz etmiyor. Tüm ekibiyle saldırıyor.

Erdoğan’ın şu sözlerine bir bakın; “Benim bu sosyal medyayla hiç işim yok…” Ardından devam ediyor, “Sosyal medya inanın şu anda, Toplumumuzun en önemli tahrik unsurudur.” Erdoğan bu sözleri kime diyor? Gençlere diyor… Gençlerle düzenlenen bir programda, Görüşlerini gençlere tebliğ edip, dikte etmeye kalkıyor. Gençler Erdoğan’ın sosyal medyayla işinin olup olmadığını, Zerre kadar merak etmiyor. Gençlerin esas merak ettiği, Onların internetine, sosyal medyalarına yasak getirip, getirmeyeceği. Çünkü sosyal medya, Gençlerimizin hayatının bir parçası.

Gençler orada görüşlerini rahatlıkla paylaşıyor. En önemlisi de dünyayla iletişim kurabiliyor. Bilgiye ulaşıyor, öğreniyor, eğleniyor. Ama Erdoğan’a göre bunların hepsi bir tahrik unsuru. Erdoğan bunla da yetinmiyor. Kendi döneminde, Binlerce kişinin dolandırılmasının sorumluluğunu, Üzerinden atmak için, “Kripto paraya açılma diye bir derdimiz yok. Onlara karşı ayrı bir savaşımız, ayrı bir mücadelemiz var” diyor. Oysa kripto paraya savaş açmak ayrıdır. Bunun işlem gördüğü piyasaları düzenlemeye çalışmak ayrıdır.

Dünya çok büyük bir dijital dönüşümden geçiyor. Özellikle küresel salgın bu dönüşümü daha da hızlandırdı. Dijital paralara, kripto paralara ilgi arttı. Dünyanın önde gelen Merkez Bankaları, Bu alana girmeye hazırlanıyor. Bizim Merkez Bankamız bile, dijital para için hazırlığa başladı. Ucuz popülist söylemlerle teknolojiye savaş açmak da ne oluyor? Kötü niyetli oyuncular varsa, Bunları caydıracak düzenleyici denetleyici çerçeveyi getireceksin.

Bugün dijital teknolojilere uyum sayesinde, Unicorn adı verilen değeri 1 milyar doların üzerinde, Üç şirketimiz oldu. Artık küresel oyun ve yazılım pazarında Türkiye olarak pay sahibiyiz. Bunların hepsi de genç müteşebbislerimizin başarısı. Şimdi her gün biraz daha otoriterleşen, Erdoğan şahsım yönetimi, Dijital devrime savaş açarak, Bunu boğmaya kalkıyor.

Ayak sesleri duyulan dijital devrimi kaçırma lüksümüz yok. Böyle bir seçeneğimiz yok. Biz boşuna “Bunlar ülkeyi yönetemiyor” demiyoruz. Bunların elinde geçen her gün, Ülkemizin katlandığı maliyet daha da artıyor. Erdoğan’ın lafları bunu açıkça gösteriyor. Herkes müsterih olsun. Ülkemizin büyük sorunları vardır. Ancak bu sorunlar çözümsüz değildir.

Ama bu sorunları çoklu organ yetmezliğiyle malul, Erdoğan Şahsım Rejiminin çözme imkânı da yoktur. Olsaydı 20 yıldır çözerdi. Kaldı ki sorunun sebebi olanlar, Sorunun çözümü olamaz. Kendileri de artık gidici olduklarının farkında. Bir AK Parti Genel Başkan Yardımcısı çıkmış, “AK Parti gidince ne olacak?” diye soruyor. Ne olacak? Biz işbaşına geleceğiz. Millet rahat bir nefes alacak. Kimse bu milletin fertlerini bölüp, parçalamayacak. Büyük bir kucaklaşma olacak. Bu ülkenin kaynakları üç beş yandaş için değil, Tüm millet için kullanılacak. Bağımsız yargı olacak. Özgür medya olacak. Birinci sınıf bir demokrasi olacak.

Herkes canından, malından, geleceğinden emin olacak. Herkesi kucaklayan tarafsız Cumhurbaşkanı olacak, Devlet yönetiminde liyakat olacak. İstişare olacak. Borçla değil, üreterek büyüyeceğiz. Dijital devrimin önü açılacak. Gençlerimizin karşısında değil, hemen yanında olacağız. Dünyayla yarışacak bir ekonomi için, Üreticilerimizin rakibi değil, dostu olacağız. Tarımda yeniden kendi kendine yeten ülke olacağız. Yüzde 1 için değil, Yüzde 100 ile beraber büyüyeceğiz. Büyürken kimseyi geride bırakmayacağız.

Aş olacak, iş olacak. Çokça kazanıp, hakça bölüşeceğimiz bir Türkiye olacak. Büyürken, enflasyonu da, borcu da büyütmeyeceğiz. Yeşil Mutabakata uyum sağlayacağız. Paris İklim Anlaşması’nı TBMM’den geçireceğiz. Büyümenin sürdürülebilirliğine dikkat edeceğiz.

Derelerimize, ormanlarımıza, dağımıza, taşımıza, Kurdumuza, kuşumuza, Gözümüz gibi bakacağız. Kısacası, biz işbaşına geldiğimizde, Memlekette bayram olacak. Bunun için Yeni kurallarımız hazır. Yeni kurumlarımız hazır. Yeni kadrolarımız hazır. Biz hazırız. Milletimiz hazır. Erdoğan Şahsım Hükümetinin notu belli. Tasdiknamesi hazır. Ellerine tutuşturmak için milletimiz sandığı sabırsızlıkla bekliyor.