Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısından sonra düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Faik Öztrak açıklamasında ekonomi gündemini değerlendirdi. 

Faik Öztrak, "Anlaşılan bu sefer suçlu, Doğrudan doğruya iç güçler olacak. Muhalefet, vatandaş derken, Sıra şimdi esnafımıza geldi… Kendi çıkardığı pahalılık yangınının sorumluluğunu, esnafa yıkacak. “Fırsatçılara göz açtırmayacağız” derken, Erdoğan’ın tokadı, esnafın ensesinde patlayacak… Nitekim kalemini saraya kiralayan yandaşlar; “Gıda enflasyonunun tek amacı var: Erdoğan’ı ve Cumhur İttifakı’nı devirmek” diye, zırvalamaya başladı bile. Beceriksiz makasçıları treni deviriyor, Bunlar fiyat etiketlerini suçluyor. Bunu daha önce de denediler. " ifadelerini kullandı. 

Faik Öztrak'ın açıklamaları şöyle oldu:

Erdoğan’ın bu bozuk düzeninde, Beceriksizlik, yetersizlik, kifayetsizlik, Ve yanı sıra arşa ulaşan kibir, Milletimizin canını yakmakla kalmıyor. Cüzdanını da, mutfaktaki tenceresini de boşaltıyor. Suriyeliler için milletin en az 40 milyar dolarını harcadılar. Yetmedi, millete taahhüt ettikleri 2023 hedeflerini ıskaladılar.

O da yetmedi, Koltuklarında kalmak için, Merkez Bankası kasasındaki milletin 128 milyar dolarını da, Kime kaça sattıklarının hesabını vermeden, Damat eliyle buhar ettiler. Türk Lirasını savunmasız bıraktılar. Pula çevirdiler. Pahalılık başını alıp gidince de, Şimdi çıkıp, Şaha kalkan fiyat etiketlerini suçluyorlar. Son bir yılda, Salatalık yüzde 128, Kabak yüzde 87, Şeftali yüzde 81, Taze fasulye yüzde 68, Tavuk eti yüzde 64, Ayçiçek yağı yüzde 61 zam gördüyse, Milletimiz sofrasına koyacak et, sebze, meyve, ekmek bulamıyorsa, Bu durup dururken olmadı. Etiketler kendi kendine şişmedi.

Paramızın değerini pul eden, Üretimi cezalandıran, Çiftçiyi tarlasına küstüren, Kurumlarımızı çökerten, 128 milyar doları buharlaştıran, Liyakat yerine Saraya sadakati öne çıkaran, Uyuşturucu baronlarının sırtını sıvazlayan, Rüşvetçileri büyükelçi yapan, Erdoğan Şahsım Hükümetinin beceriksizliği iş bilmezliği yüzünden, Etiketler şaha kalktı. Tezgâhlar, raflar, Erdoğan’ın bozuk düzeni yüzünden, Yangın yerine döndü.

Yönetenler her şeyden kaçabilir, Ama sorumluluktan kaçamaz. Yönetici yetkisini devredebilir. Ama sorumluluğunu devredemez. Bu, en temel hukuk kuralıdır. Fakat işler bizde böyle yürümüyor. Bu bozuk düzende, Erdoğan Şahsım Hükümetinin yetkisi çok, Ama sorumluluğu hiç yok…

Ülkede iyi ne varsa Erdoğan’dan, Kötü ne varsa, ya dış güçlerden, ya üst akıldan, ya faiz lobisinden. Gerçi son zamanlarda, Mısır’la barışmak için Rabia’nın serçe parmağını kıran, Para için Körfeze el açan Erdoğan Şahsım Hükümeti, Ağzına dış güç, üst akıl laflarını pek alamaz oldu.

Anlaşılan bu sefer suçlu, Doğrudan doğruya iç güçler olacak. Muhalefet, vatandaş derken, Sıra şimdi esnafımıza geldi… Kendi çıkardığı pahalılık yangınının sorumluluğunu, esnafa yıkacak. “Fırsatçılara göz açtırmayacağız” derken, Erdoğan’ın tokadı, esnafın ensesinde patlayacak… Nitekim kalemini saraya kiralayan yandaşlar; “Gıda enflasyonunun tek amacı var: Erdoğan’ı ve Cumhur İttifakı’nı devirmek” diye, Zırvalamaya başladı bile. Beceriksiz makasçıları treni deviriyor, Bunlar fiyat etiketlerini suçluyor. Bunu daha önce de denediler.

Son yerel seçimlerden önce, Yine kendi plansızlıkları, programsızlıkları, beceriksizlikleri yüzünden, Patates, soğan fiyatları şaha kalkınca, Depoları basıp Soğan üreticilerini, Hal esnafını terörist ilan ettiler. Bunları unutmadık. Milleti kış günü tanzim satış kuyruklarına sokup, Bir de pişkince bu kuyruklara, “Varlık kuyruğu” dediklerini de unutmadık.

Bir bardak suda fırtına kopardılar da ne oldu? Sonuç koskoca bir sıfır oldu. Pahalılık hala mutfakları, aileleri yakıp kavuruyor. Kabahati esnafta arayacaklarına, Kibri bırakasınlar kendi yaptıklarına bir baksınlar. TÜİK ’in takip ettiği 120 gıda kaleminden, 88’inin fiyat etiketinde artış var.

Yani pahalılık birkaç ürüne özel değil, genel. Malın halden, fabrikadan çıkış fiyatlarındaki artış, Esnafın raflarındaki fiyat artışını katlıyor. Üretici fiyatları son bir yılda yüzde 45,5 artarken, Tüketici fiyatları yüzde 19,3 artmış. Aradaki fark 26 puandan fazla. Böyle bir tablo daha önce bu ülkede hiç görülmedi. Merkez Bankası’na faiz indir baskısı, Döviz kurunu da yeniden şahlandırdı. Merkez Bankası’nın oyun içinde kural değiştirmesi, Dolar kurunu 8 lira 35 kuruştan, 8 lira 70 kuruşa getirdi.

Bu da yeniden fiyatlara yansıyacak. Yani yaklaşıyor, yaklaşmakta olan. Bunlar iyi günlerimiz. Önümüz kış. Ama kara kış… Enerji faturaları daha kış gelmeden, Milletin belini bükmeye başladı. Son bir yılda akaryakıt 25 kez zamlandı. Depoyu doldurmak için 62 lira ilave yük çıktı. Peki, akaryakıta bu zamları kim yaptı? Beceriksiz Erdoğan Şahsım Hükümeti. Yine Elektrik bir yılda 3 kez zamlandı. Aylık faturalar 52 lira şişti. Elektriğe zamları kim yaptı? Beceriksiz Erdoğan Şahsım hükümeti.

Doğalgaz 7 kez zamlandı. 300 metreküplük tüketimde faturalar 102 lira kabardı. Sanayi için yapılan son doğal gaz zamlarını söylemiyorum bile. Peki, bu doğalgaz zamlarını kim yaptı? Bu zamları yapan da Beceriksiz Erdoğan Şahsım hükümeti. Yine geçen yıl tonu 1200 lira olan kömürün, Şimdi 2400-2500 lira civarında olduğunu duyuyoruz.

Kış gelip, sobalar yanmadan, Kömür fiyatları cepleri yakmaya başlamış bile. Peki, bunun sorumlusu kim? Beceriksiz Erdoğan Şahsım Hükümeti. Çok açık söyleyelim. Bu ülkede, beceriksiz Erdoğan Şahsım Yönetimi sebep, Yüksek Enflasyon ve hayat pahalılığı sonuçtur. Gözünü kapatmayan bunu görür. Kulaklarını kapatmayan bunu duyar. Kalbi mühürlenmeyen bunu anlar. Erdoğan’ın kalbi de, gözü de, kulağı da, Millete karşı mühürlü. Milletin sıkıntılarını görmüyor. Feryatları duymuyor. Milletin acılarını hissetmiyor.

Bunu en son Amerika Birleşik Devletlerine uçmadan hemen önce, Sorulara verdiği cevaplardan gördük. Genel Başkanımız haftalardır. Kiralardaki fahiş artışlardan, Çocuklarımızın yurt sorunlarından bahsediyor.

Ama beyefendiye göre; “Zaten öyle abartacak bir sorun yokmuş” Bir de üstüne, “Ne abartıyorsun?” diyerek Genel Başkanımıza atar yapmaya kalkıyor. Bir kendine gel! Son bir yılda kiraların, İstanbul’da yüzde 51, Adana ve Antalya’da yüzde 50, Mersin’de yüzde 64, Ankara’da yüzde 32, İzmir’de yüzde 31 artması mı abartı? Avrupa İstatistik Ofisi’ne göre konut fiyatları artışında, Avrupa Şampiyonu olmamız mı abartılı?

Ya da öğrencilerimizin kalacak yurt bulamaması mı abartı? 2002’de her 100 öğrenciye 10 yatak düşüyordu. Şimdi 20 yatak düşüyor. O gün de yurtların yatak sayısı yetersizdi, bugün de yetersiz. Bize inanmıyorsanız. Bir kendi milletvekillerinize sorun bakalım. “Çocuğuma kalacak yurt bulun” diye, Acaba kaç aileden telefon alıyorlar. Bu kadar mı milletten ve milletin dertlerinden koptunuz? Yine beyefendiye göre, “çiftçinin durumu kötü” dedik diye, Yalan söylüyormuşuz. Erdoğan’a göre, çiftçilerimizin durumu meğerse çok iyiymiş.

Tarım Bakanlığının kendi rakamlarına göre son bir yılda; ÜRE gübresi yüzde 122, DAP gübresi yüzde 148 zam gördü. Ne yazık ki turpun büyüğü de heybede. Hem kurdaki artış, Hem de maliyetlerdeki artış, gübre fiyatlarını daha da uçuracak. Yine son bir yılda; Besi yemi yüzde 55, Süt yemi yüzde 60, Etlik piliç yemi yüzde 70 zam gördü.

Birçok üretici, “Kuş gribinde bile, Bu kadar kötü dönem geçirmedik” diye feryat ediyor. Şimdi Beyefendi çıkmış, “Pancara yüzde 25 zam yaptık” diyerek böbürleniyor. Ama buğdayı çiftçiden kaça aldığından, Elin çiftçisine kaç para ödeyerek, buğday ithal ettiğinden, Hiç bahsetmiyor. Biz söyleyelim. TMO çiftçiden buğdayın tonunu 2bin 250 liradan alıyor.

Dışarıdan aldığı buğdayın tonuna 332 dolar ödüyor. Bugünkü kurdan 2 bin 888 lira yapar. Yerliye 2 bin 250 lira, yabancıya 2 bin 888 lira. Aynı fiyatı yerli üreticiye versenize… Madem çiftçiye verdiğiniz fiyatlar gayet iyi. Çiftçi neden malını TMO’ya satmadı. TMO neden stoklarını dolduramadı?

Stokları doldurmak için daha pahalıya ithal etmek zorunda kaldı. Çiftçilerimizin keyfi yerindeymiş. Erdoğan herhalde, Çiftçilerimizin acı çekmekten keyif aldığını zannediyor. Biz Erdoğan’ın bu sözlerini, Doğrudan çiftçilerimize havale ediyoruz. Erdoğan Şahsım Hükümetinin düşünce tarzı çok açık. Meseleleri mesele etmezseniz. Ortada bir mesele kalmaz. Ama biz kendisine şu kuralı da hatırlatalım; Bugün sorumluluklarınızdan belki kaçabilirsiniz. Ama yarın sorumluluklarınızdan kaçmanın, Sonuçlarından kaçamazsınız.

Erdoğan’ın bugün kaçtığı tüm meseleler, Yurttaşlarımızı ezip geçiyor. İşte geçtiğimiz hafta memleketim Tekirdağ’da, Bir okulumuzda hademelik yapan kardeşimiz, Borçlarının ağırlığına dayanamayarak yaşamına son verdi. Hafta sonu da Samsun’da 31 yaşındaki bir gencimiz, İşsizlik nedeniyle buhrana girip, Yaşamına kıydı. Millet Erdoğan Şahsım Rejimine, Canıyla ihtarname çekiyor. Ama bunlar Erdoğan’ın satılık medyasında, Havuz kanallarının tozpembe ekranlarında Elbette yer bulmuyor.