Anayasa Mahkemesi (AYM), Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’ye açtığı kapatma davasının iddianamesini dün gerekçeleriyle birlikte Yargıtay Başsavcılığı’na iade etti. Yüksek Mahkeme’nin kararında dosyada listelenen eylemler ile HDP’nin “bu eylemlerin odağı haline gelmesi” arasındaki ilişkinin ortaya konulamadığına işaret edildi.

Milliyet'ten Ayşegül Kahvecioğlu'nun haberine göre, AYM kararında, iddianamede, HDP’nin “devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne” aykırı eylemlerin odağı haline geldiği iddiasının temelini, partinin merkez teşkilâtında görev alan üyeleri, milletvekilleri ve belediye başkanları ile taşra teşkilâtında yönetici olarak görev yapan üyelerinin eylemlerinin oluşturduğu belirtilirken, “Bu kişilerin anayasanın 69. maddesi kapsamında olduğu ileri sürülen eylemlerinin somut olarak ne olduğu belirtilmeksizin ve eylemlerine ilişkin açıklama yapılmaksızın 800’ün üzerinde kamu davasına ve 5 binin üzerinde soruşturmaya konu suçtan bahsedilmiştir” denildi.

Kararda bu yöntemle Selahattin Demirtaş, Pervin Buldan ve Ertuğrul Kürkçü’ye isnat edilen eylemler örnek gösterilerek, “Liste hâlinde yer verilen söz konusu soruşturma ve kovuşturmalara konu eylemlerin neler olduğu, nerede ve ne zaman gerçekleştirildiği yolunda herhangi bir bilgiye ve açıklamaya iddianamede yer verilmemiştir” ifadeleri kullanıldı.

AYM kararında, iddianamede listelenen eylemler ile HDP’nin “bu eylemlerin odağı haline gelmesi” arasındaki ilişkinin de ortaya konulamadığına işaret edildi. İddianame ekindeki belgelerin bir kısmının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca onaylı olmadığına da vurgu yapılan kararda, “Siyasi parti kapatma davalarında AYM’nin görevi ilgililerin eylemlerini tespit etmek değil, ilgililere isnat olunan eylemlerin anayasanın 69. maddesi kapsamında değerlendirmesini yapmaktır” denildi. 

 ‘Soruşturma tarihi eski’

Kararda, HDP’li isimlere isnat edilen eylemlerin gerçekleştiği tarihte, bu kişilerin parti bünyesinde hangi görevde bulunduklarına ilişkin de açık bilgi yer almadığı vurgulanırken, “İddianamede bazı kişilere yönelik soruşturma ve kovuşturmaların başlangıç tarihlerinin, bu kişilerin partideki görevlere geliş tarihlerinden öncesine ilişkin olduğu görülmektedir” ifadelerine yer verildi. Kararda, hakkında 5 yıl siyasi yasak istenen isimlerin “açık kimlik bilgilerinin” de iddianamede yer almadığı belirtilirken, “yasak” listesinde ölmüş iki ismin bulunmasına dikkat çekildi. Kararda ayrıca davanın esasına ilişkin olarak bir partinin temelli kapatılmasına ve hazine yardımından yoksun bırakılmasına aynı anda karar verilmesinin mümkün olmadığı kaydedildi.