İnce'nin konuşmasından satırbaşları:

Küllerimizden yeniden doğdumuz şehir Ankara, milli mücadelenin cefakar şehri Ankara, mütevazı Çankaya'dan muhteşem cumhuriyeti doğuran Ankara, bağımsızlığımızın başkenti Ankara, cehaletin bilime dönüştüğü şehir Ankara, bağımsızlık ruhunun ilk yeşerdiği şehir Ankara... Bu 106. mitingimiz.  Ama görüyorum ki buradan ucu görünmüyor kalabalığın, bu miting gördüğüm en iç içe miting, aman dikkat edin birbirinizi sıkıştırmayın, aman!

Allah'ın izni, milletin isteğiyle cumhurbaşkanı seçildiğimde neler yapacağımı anlatacağım. Ama önce söyleyeyim, pazar günü ben yok, sen yok, o yok, biz var biz! Şimdiden söylüyorum, 50 gündür evimde ya 2 gece yattım ya 3 gece. Yarın akşamdan itibaren sıra sizde. Pazar sabahı geç kalmayın, cumartesi akşamı okulların bahçesinde yatın. Pazar günü acıkmayın. Pazar günü uykunuz gelmesin, pazar günü hasta olmayın. Oyunuzu kullandınız, okulun bahçesinde durun, ayrılmayın. Sonra ilçe seçim kuruluna, il seçim kuruluna... 

Pazar sabahı Yalova'da oyumu kullanıp doğru Ankara'ya geleceğim. Bakın 3 kurum: Biri Anadolu Ajansı, biri TRT, öbürü de YSK... Allah'ın izniyle cumhurbaşkanı olacağımı biliyorum. Bu 3 kurumun yöneticilerini yargıya göndereceğim. Bağımsız, tarafsız bir yargıya göndereceğim.

Benim cumhurbaşkanlığımda başkent Ankara'yı kimse cezalandıramaz. Yurtdışına THY'ye gidemiyorsunuz, benim cumhurbaşkanlığımda THY Ankara'ya çalışacak.

(Yayınlanan yönetim şemasını göstererek...) Dünyada böyle bir devlet yönetimi yok, böyle bir şirket yönetimi yok, böyle bir organizasyon şeması yok. Bu tek adam dayatmasıdır, bu tek akılla Türkiye'yi yöneteeğim demektir. Kampüs değil külliye diyor, ama şemaya yazmış "Finans ofisi", kampüse külliye diyen adam finans ofisi yazmış. Yanındakileri değiştirdi olmadı, bakanları değiştirdi olmadı, devletin yapısını değiştiriyor, olmayacak. Erdoğan bu kadar zahmete gerek yok, sen değiştin mi her şey değişecek zaten! Türkiye'de yangın var, itfaiye teşkilatını değiştireceğim diyor. Önce yangını söndürelim!

Ankara'daki kamu görevlilerine sesleniyorum, sakın tedirgin olmayın. Seçimi ben kazanacağım, devlet de tıkır tıkır işleyecek. Layıkıyla o göreve gelenler hiç merak etmeyin, başı açıkmış kapalıymış bakmam, ilgilendiğim tek şey siz o işi biliyor musunuz bilmiyor musunuz. 

Sanayi ve Girişimcilik Bakanlığı kuracağız, Ticaret ve Esnaf Bakanlığı kuracağız, baştan söylüyorum bunları. 

Erdoğan'la benim aramda bir köprü polemiği var. Demirel'in yaptığı köprüden gidiş geliş 11 TL'ye geçiyoruz, Erdoğan'ınkinden gidiş 114 TL geliş 114 TL. Bayramlarda Demirel'in köprüsü bedava, Erdoğan'ın köprüsü parayla. Dün bana diyor ki, gerçekten zavallı kimyası bozuk, bana diyor ki "paran varsa geç ne konuşuyorsun?" Erdoğan ben milletvekiliyim, benim param var ben geçerim de kamyoncu nasıl geçecek? Benim derdim kamyoncu! Parası olan geçsin diyor, yakında şunu derse şaşırmayın "Parası olan hastalansın, parası olan yaşasın" 

Millet bahçesi yapıyormuş, sen dünyanın en büyük millet bahçelerinden birisi olan Atatürk Orman Çiftliği'ne Saray yaptın, ne millet bahçesi!

Cumhuriyet döneminde ilk kez toprak kaybettik, Erdoğan Süleyman Şah Türbesi'ni kaybetti. Erdoğan Türkiye'yi Washington'dan Brüksel'den yönetiyor, ben Türkiye'yi Ankara'dan yöneteceğim. Bu seçimin kaybedeni olmayacak, herkes kazanacak. Başı kapalılar kaybetmeyecek, kadınlar kaybetmeyecek, Kürtler kaybetmeyecek, Türkler kaybetmeyecek, gençler kaybetmeyecek, aleviler kaybetmeyecek...

Annelere sesleniyorum, gençlerimizi iyi eğiteceğiz, onları yurtdışına göndereceğiz. Okullarımız nitelikli niteliksiz diye ikiye ayrılmayacak. İşsizliği yüzde 5'in altına düşüreceğiz. Bunları yapabilmek için yorgun adama değil, taze kana ihtiyaç var!

16 sene önce dedi ki: "Artık yeni bir dönem başlıyor, artık milletvekilleri lojmanlarda değil halkın arasında oturacak." Kendisi Keçiören'de apartman dairesinde oturdu. İyi dedik, güzel. Sonra bir baktık, Çankaya Köşkü'nü de beğenmedi, 1150 odalı Saray yaptırdı kendine. O da yetmedi İstanbul'da 5 saray, Marmaris'te yazlık saray... Sarayperest! Marmaris'teki yazlık sarayı engellilere tahsis edeceğim. 

O artık halkın adamı değil, o artık kibirli birisi, kardeşim dediklerinden yanında kimse yok, Rizeliyim diyor, Rize çayını beğenmiyor, kilosu 4500 TL olan beyaz çay içiyor. 2002'deki Erdoğan değil o, yorgun Erdoğan, heyecansız Erdoğan, insanlara tepeden bakan, her şeyi bilen bir Erdoğan.

Bugünlerde uydurdukları bir yalan var, bazı yardımları kaldıracakmışım. Doğum yardımı, gebelik yardımı, dul maaşı, muhtaç asker yardımı, şartlı eğitim yardımı, öğrenci yardımı, kaymakamlık bursu, yoksullara kira yardımı, engelli bakımı yardımı, fakir muhtaç yardımı... 81 milyonun huzurunda söz veriyorum, bu yardımlara asla dokunulmayacak, bu yardımların hepsine 1 ay içinde 100 TL zam yapılacak!

100 günde yapacaklarını anlattı:

48 saat içinde OHAL kalkacak.

Merkez Bankası 100 gün içinde bağımsız hale gelecek.

PKK, IŞİD, FETÖ gibi terör örgütleriyle amansız mücadele edeceğiz.

Passolig'i hemen kaldıracağız.

Suriye'ye büyükelçi atayacağız. 4 milyon Suriyeliyi davulla zurnayla memleketlerine göndereceğiz.

Tarafsız, bağımsız, etkin yargı için en hızlı düzenlemeleri yapacağız.

Başta Kuleli Askeri Lisesi olmak üzere Askeri okulları açacağız.

Polislere, öğretmenlere, hemşirelere 3600 ek göstergeyi vereceğiz.

Cemevlerinin statüsünü ibadethane olarak tanımlayacağız.

100 gün içinde Avrupa Birliği'nin başkentlerini turlayacağım. Avrupa Birliği hedefimiz öncelikli hedefimiz haline gelecek.

Hangi üniversiteyi bölmüşse o üniversiteyi yeniden birleştireceğiz.

Okullar için zorunlu bağış kalkacak. Türkiye'de hiçbir sınav paralı olmayacak.

Üniversite öğrencilerine 500 TL gençlik bursu 500 TL cumhuriyet bursu vereceğiz.

24 Kasım'da öğretmenlere 1 maaş ikramiye vereceğiz.

Mülakatı kaldıracağız, mülakat varsa torpil vardır. Bazı mesleklerde zorunlu mülakat oluyorsa onu da video kaydına alacağız.

Mazot çiftçiye 3 TL olacak, asgari ücret 2200 TL olacak, en düşük emekli maaşı 1500 TL olacak. Emeklilere Ramazan ve Kurban bayramında 1 asgari ücret ikramiye vereceğiz. Emeklilikte yaşa takılanların sorununu 100 gün içinde çözeceğiz.

Çocuk bezinde KDV %18, 100 gün içinde çocuk bezindeki KDV'yi indireceğim.

-

"24 HAZİRAN'DA İKİ SEÇENEĞİMİZ VAR"

Pazar akşamı önünde iki seçenek var. Erdoğan gelirse ne olur? İnce gelirse ne olur?

Erdoğan gelirse, faizler yükselir, piyasalarda panik artar, beton ekonomisi devam eder, dolar yükselir, Suriyeliler gelmeye devam eder, telefonların dinlenmeye devam eder, korku düzeni devam eder, kindar nesiller yetiştirir...

İnce gelirse, üretim artar, faiz düşer, dolar düşer, kardeş nesiller yetişir, Suriyeliler evine döner, beyin göçü durur, bağımsız mahkemeler gelir, mutfak nefes alır. Soğan doları geçmiş hala ustayım diyor.

"GEREKİRSE MİTİNGİMİ İPTAL EDERİM..."

Saray'a doğru bi seslenelim belki duyar. Erdoğan diyorsun ki ben liderim sen çıraksın. Bak Erdoğan, yarın akşam son akşam, cesaretin varsa, yüreğin varsa, bilgin varsa gel yarın akşam çık televizyona karşıma. Yarın akşamüzeri olur, seçim yasağı gelmeden. Sana son teklifim. Benim yarın büyük İstanbul mitingim var, Ankara olmuş 2 milyon kişi, İstanbul 5 mi olur 6 mı bilmiyorum. İstiyorsan yarın mitingimi bile iptal ederim senin için, gel karşıma çık bir televizyonda tartışalım.

"SENİ YARGILAMAYACAĞIZ DA KİMİ YARGILAYACAĞIZ?"

Kampanyada 50 günde TRT Erdoğan'ı 181 saat göstermiş, Muharrem İnce'yi 15 saat göstermiş, Meral Akşener'i 3 saat göstermiş, Temel Karamollaoğlu'nu 1 saat göstermiş, Selahattin Demirtaş'ı 32 dakika göstermiş, Doğu Perinçek'i 38 dakika göstermiş. Seni yargılamayacağız da kimi yargılayacağız TRT?

Bu iş ikinci tura kalmayacak, pazar günü hallediyoruz! Pazartesi sabahı bir işim daha çıktı, terziye uğramam lazım. Tam 7 kilo verdim, bütün pantolonlarım düşüyor. 

O yandaş medyayı boşverin siz, onlar pazartesiden sonra bu garibanın kapısını çalacaklar siz merak etmeyin. Yeni dönemde en fazla duyacağınız sözcüklerden birisi "kalite" olacak, hastane yapıyor hemşire yok, yol yapıyor kalite yok. Diğer duyacağınız sözcük, "huzur" olacak, "barış" olacak.

Barışacağız, hemen barışacağız. Büyüyeceğiz, adil bölüşeceğiz.

Türkiye'de bir Denizli'de bir Bursa'da bir İstanbul'da moda tasarım akademisi kuracağız. 

Erdoğan size kemer sıktırıyor, ben devlete kemer sıktıracağım. Bir ülkede faiz artıyorsa yoksullaşıyorsun demektir, evinin değeri düşüyor demektir, şirketinin değeri düşüyor demektir, arsanın değeri düşüyor demektir. İşte yeni dönemde Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanlığında ilkemiz şu olacak: Kimseyi ayırmayacağız, devletin parasını savurmayacağız.

Halkını bilen, hakkını bilen, haddini bilen bir cumhurbaşkanı olacağım. Haddini bilmeyenlere haddini bildiren bir cumhurbaşkanı olacağım. Korkmayan bir Türkiye olacağız, iş adamı korkmayacak, öğrenci korkmayacak, akademisyen korkmayacak, kadınlar korkmayacak, çocuklar korkmayacak, kuşlar korkmayacak, dereler korkmayacak! Her yasama yılının başında, o yıllık icraatımın hesabını, cumhurbaşkanı olarak yaptığım harcamaların hesabını, kişisel mal varlığımın hesabını vereceğim.

Okulda bilim, camide ibadet, kışlada görev ve liyakat olacak. Camiye, okula, kışlaya siyaset asla girmeyecek. 

"SANDIKLARI TERK ETMEYİN"

Teşekkür ediyorum Ankara! Bu sıcakta buralara geldiniz, hakkınızı helal edin. (Helal olsun sesleri...) Ben de size pazar günü zafer vadediyorum hiç merak etmeyin. Hiçbir taşkınlık istemiyorum, hiçbir kötü slogan olmasın. Ankaralılar, 1.meclisin önünde hazır olun. O yandaş Anadolu Ajansı yalan yanlış bilgi verebilir, sakın moralinizi bozup sandıkları terk etmeyin. Söz mü? (Söz sesleri...) Tamam mı? (Tamam sesleri...)