Gürsel Tekin, “Türkiye virüs ve ekonomik sıkıntılarla mücadele ederken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul’un küçük büyük demeden arazilerin plan değişikliği ile meşgul olmakta. Bakanlık, İstanbul’da ‘kentleşmenin anayasası’ olarak bilinen 1/100000 ölçekli planda yapılan son değişikliklerle kente ihanete tam gaz devam ediyor.” dedi.

Tekin açıklamasını şöyle sürdürdü; “Kanal İstanbul’un çevresinde kurulması planlanan “Yenişehir” için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Aralık 2019’da yapılan plan değişikliği revize edildi. Bu yeni çevre düzeni planına göre, “Yenişehir” ile kanalın etrafına konutlar, oteller, Avm’ler, sanayi siteleri, kongre ve fuar merkezleri, inşa edilmesi amaçlanıyor. Bu revizyonda bize gösteriyor ki, “Kanal İstanbul” bir suyolu projesi değil, beton lobisinin bir gayrimenkul projesidir. Bu dönemde bile projenin hızlandırılması, bunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Pandemi süresince özellikle bu işin yapılması, İktidarın Türkiye gündemi ne olursa olsun ranttan vazgeçmeyeceğinin en önemli göstergesi. Tarım ve mera alanlarını, orman alanlarını, su havzalarını, doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları üzerinde önemli tahribatlara yol açacağı aşikar olan bu projeyi hayata geçirebilmek için acele revizyon yapanlar, yakın gelecekte yapılacak talanlara, plan değişikliğiyle şimdiden kılıfına uyduruyor.

Son şekli verilen planla birlikte “Yenişehir’in” tüm imar uygulamaları için resmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkili kılınmış oluyor. İstanbul için son model bir ihanet sayfası daha açılıyor. Türkiye koronavirüs ile mücadele ederken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının İstanbul’daki yerel yönetimi şehrin planlamasıyla ilgili tüm sürecin dışında tutup, kentteki en küçük parsellere bile müdahale etmesi kabul edilemez.

Bilime, akla, doğaya, insanlığa ve her türden hukuki mevzuata ve kamu çıkarına aykırı olan Kanal İstanbul Projesi’ne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.