TBMM Genel Kurulu'nda, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, termik santrallerin bacalarına filtre takılmasını 2,5 yıl erteleyen madde nedeniyle veto ettiği 'Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun', söz konusu maddenin metinden çıkarılmasının ardından tekrar görüşüldü. Kanun, oy çokluğuyla kabul edildi.

'BU KARARLA İLGİLİ MÜZAKERELER YAPTIK'

AKP Grup Başkanı Naci Bostancı, kabul edilen kanun hakkında, "İşin bir tarafında kesinlikle çevreye ilişkin hassasiyetler vardır. Bundan biz de haberdarız, biliyoruz. İşin diğer tarafında, Türkiye'nin yerli enerji üretimine, istihdama, çalışan insanlara ve bunları satın almış olan insanların bankalara olan borçlarına ilişkin bir başka kompozisyon vardır.

13 tane santralden bahsediyoruz, burada çalışan insanlardan bahsediyoruz, buraların sahibi olan insanların bir sözleşme çerçevesinde bankalara olan borçlarından bahsediyoruz, bunun bir zincir etki çerçevesinde farklı çevrelere doğuracağı maddi ve moral maliyetlerden bahsediyoruz.

Evet, elimizin bir tarafında insanların hayatına, sağlığına, sıhhatine ilişkin hassasiyetler çerçevesinde bir perspektif, diğer tarafında da orada çalışan insanların istikbali, geleceği, Türkiye'nin yerli elektrik üretimi ve nihayetinde borçlar çerçevesinde teşekkül eden bir durum var.

Zor karar dediğimiz husus budur. Bu kararla ilgili müzakereler yaptık. İnsanlar kurşun asker değil, siz de söylediniz, ben de altını çiziyorum. Burada hiç kimse kurşun asker değil, hamasete gerek yok" ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise veto edilen madde ile ilgili, AK Parti'ye eleştiri yönelterek, "Bir karar mercii var, o karar mercii kararı veriyor, o karar burada kurşun asker gibi uygulanıyor" diye konuştu.

'BİNLERCE İŞÇİMİZİN HAKLARI KORUNMALIDIR'

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, özellikle sermaye sahiplerinin santral çalışanları üzerinden süreci bir sopa olarak kullanmalarının da önüne geçilmesi gerektiğin belirterek, şunları kaydetti:

"Santrallerde çalışan binlerce işçimizin, bu işlerden geçimini sağlayan on binlerce vatandaşımızın hakları mutlaka gözetilerek korunmalıdır. İşçilerimizin işten çıkarılma tehditleriyle karşı karşıya kalmaları mutlaka engellenmelidir.

Sermaye sahiplerinin yani girişimcilerin yasama, yürütme ve kamuoyu iradesine karşı bir tutum almalarına ve tehditlerine karşı devlet olmanın gereği yerine getirilmeli, gerek yürütmenin gerekse de yasamanın iradesi devam ettirilerek korunmalıdır."