GERÇEK GÜNDEM – MERVE ÇOBAN/

Maymun çiçeği virüsü dünya genelinde hızla yayılırken; Türkiye’de tespit edilen vaka sayısı 5 olarak açıklandı.

Dünya Sağlık Örgütü ise Genel Sekreterin inisiyatifini kullanmasıyla maymun çiçeği için Halk Sağlığı için Endişe Yaratan Küresel Acil Durum ilan etti.

Daha önce Afrika’da endemik olarak görülen hastalığın vakalarının dünya genelinde görülmesi endişeleri artırırken Prof. Dr. Bülent Ertuğrul ve Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, hastalıkla ilgili merak edilenleri Gerçek Gündem’e anlattı.

Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, maymun çiçeği virüsünün bulaşması için yakın temas gerektiğine dikkat çekerek Covid-19 virüsüne benzer bir sürecin beklenmediğine dikkat çekti.

Maymun çiçeğinin bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, kronik hastalıkları bulunanlar ve özellikle çocuklar için risk teşkil ettiğini vurgulayan Yavuz, “Bulaşıcı bir hastalık, bu nedenle pandemi olacağı beklenmese bile ilerleyen süreçte halk sağlığı için sorun oluşturabilir. Afrika dışında ülkelerde de görüldü, ölüm de kaydedildi. Şu an yayıldığı gruplardan daha riskli gruplara geçmesi durumunda tablo ağırlaşabilir, küçük çocuklar daha da ağır geçirebilir” dedi.

“BULAŞMASI İÇİN YAKIN TEMAS GEREKİYOR”

Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, “Bağışıklık sorunu olan insanlar için risk teşkil ediyor. Çiçek hastalığındaki gibi döküntüler ile yakın temasla bulaşıyor. Erkeklerle seks yapan erkeklerle de yakın cinsel temas ile bulaştığı biliniyor. Bir kişi ile saatlerde bir arada vakit geçirildiği zaman, aynı yatakta yatılmasıyla da bulaşabiliyor. Bulaşması daha zor. Çünkü yakın temas gerekiyor” dedi.

“MAYMUN ÇİÇEĞİNİN ÇOCUKLARA ULAŞMAMASI LAZIM”

Çocukların bağışıklık sisteminin daha zayıf olabildiğini hatırlatan Prof. Yavuz. “Çocuklara ulaşmaması lazım. Çocuklar için risk teşkil ediyor. Çocuklar daha ağır geçirebilir” bilgisini verdi.

“ÇÖZÜM AŞI”

Vakaların erken tespit edilmesinin ve izolasyonun önemine değinen Yavuz, “Diğer ülkelerde risk neyse bizde de o durum var. Vakaları bulmak gerekiyor. Tarama çalışması yapılması ve vakaların yakalanması gerekiyor. Aşı da gelirse temas edenlerin aşılanıp yayılmanın önüne geçilir” dedi.

“MAYMUN ÇİÇEĞİ HASTALIK KONTROL EDİLEBİLİR”

Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, maymun çiçeğinin bulaşının belirtilerin görünmesinin ardından artığını ifade ederek; “Bundan yola çıkarsak maymun çiçeği covid-19’dan beklediğimiz gibi bir pandemiye yol açmayabilir. Belirtiler açığa çıktıktan sonra hastalık yayılmaya başlıyor. Böyle bir durumda ise semptom açığa çıktıktan sonra hastalık kontrol edilebilir. Aslında maymun çiçeği daha kontrol edilebilir bir hastalık şeklinde” değerlendirmesinde bulundu.

Hastalığın engellenmesinde Sağlık Bakanlığı’na rol düştüğünün altını çizen Ertuğrul, “Burada da her zaman olduğu gibi Sağlık Bakanlığı biraz geç davrandı. Aslına bakarsanız bununla ilgili Sağlık Bakanlığı’nın yapması gereken ilk bulgular ortaya çıktığında, yayılmaya başladığında algoritma hazırlamaktı. Sınırlara gönderecekti, hekimleri ve sağlık çalışanlarını eğitime alacaktı. Hastalığın nasıl tanınması gerektiği için bilgilendirme yapılacaktı. Halk sağlığını ilgilendiren bir sorun olduğundan bir takım eğitim çalışmaları yapılabilirdi. Bunların hiçbirisi yapılmadı. Ne zaman ilk olgu çıktı, Sağlık Bakanlığı buna benzer birtakım işler yaptı. Onlar da genellikle Dünya Sağlık Örgütü’nün çevirileri düzeyinde” ifadeleriyle kamunun sağlık yönetiminde yapılan hatalara dikkat çekti.

“GEÇ KALINMIŞ DEĞİL, SINIR GİRİŞLERİ KONTROL ALTINA ALINMALI”

Sağlık Bakanlığı’nın bu çalışmaları ihmal etmemesi gerektiğini ifade eden Ertuğrul, “Geç kalınmış değil. Bir an önce aydınlatıcı çalışmalar yapılmalı. Eğitim çalışması yapılmalı. Sınır girişleri kontrol altına altına alınmalı. İnsanlar ellerini kollarını sallayarak, kontrolden geçmeksizin ülkemize girmemeliler. Sadece maymun çiçeği açısından konuşmuyorum. Sıtma, tüberküloz açısından da konuşuyorum. Sıtma bize göçmenler aracılığıyla geliyor. Bu tür çalışmalara gereksinimimiz var” dedi.

Virüsün yeni keşfedilmediğini söyleyen Ertuğrul, “1970’lerden beri biliyoruz biz hastalığı. Orta ve Batı Afrika’da yaygın. O bölgede endemik olarak bulunabilen bir hastalık. O bölgenin habitatına uygun hayvanlar ve kemirgenler aracılığıyla yayılım gösteriyor. Maymun çiçeği denmesinin nedeni ilk defa laboratuvar maymununda tespit edilmesi” bilgisini aktardı.

BİR SEBEP DE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Ertuğrul, “Afrika ile bağlantısı olmamasına karşın başka ülkelerde de görülmeye başlandı. Birkaç teori var. Hastalığı taşıyan hayvanların artık farklı bölgelerde de yaşayabilecek olmasına neden olan iklim değişikliği ve Afrika’dan diğer ülkelere de gelen göç dalgası. Bu ülkelerde de habitatın içine yerleşmiş olabilir. Daha önce başka hastalıklarda da bu durum görüldü ve görülmeye devam ediyor. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi de benzer durumdan geçer başka ülkelere de yerleşmiş durumda. Ülkemiz de bunlardan bir tanesi. Ancak maymun çiçeği birden bire covid-19’daki gibi milyonları ilgilendiren bir duruma dönüşebilir mi? Bu konuda şüphelerim var” ifadelerini kullandı.