Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) internete darbe vuran yeni yönetmeliğine her kesimden tepkiler devam ediyor. RTÜK’ün internet darbesine arka arkaya yazdığı yazılarla tepki gösteren bir isim de; AKP’nin medyadaki en önemli yayın organlarından Sabah’ın başyazarı Mehmet Barlas…

Barlas, 2 Ağustos tarihli yazısında şöyle demişti:

“(…) Bu tür güzel haberler arasında RTÜK'e interneti denetleme yetkisi veren yönetmelik maddesine ilişkin haberler, gündeme taş gibi düşmedi mi? Bu kadar başarılı icraata damga vuran AK Parti iktidarı, gerçekten RTÜK'ün mesela Netflix'i veya YouTube'u sansürlemesinin de mimarı mı olacak? İstanbul Belediye Başkanı seçiminin şokunu icraatla ve milleti kucaklayarak aşmak varken, AK Parti kendisini sosyal medyadaki ‘Sansürcülük hortluyor’ içerikli gündeme teslim mi edecek? (…)”

Mehmet Barlas, 3 Ağustos tarihli yazısında da RTÜK darbesinin “ancak Suudilere yakışacağını” belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:

“(…) 2002'den beri tek başına iktidarda bulunan ve Türkiye'ye hayal edilmesi bile zor atılımları yaptıran AK Parti'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en büyük düşmanları kraldan fazla kralcı olanlardır. 21'inci yüzyılın gelişmiş dünyasına yakışmayan davranışları savunanlar ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın deyişi ile ‘Halka tepeden bakanlar’, ancak Suudilere yakışacak bir dünya görüşünün gereklerini bizim toplumumuza uygun görürlerse, bu gidişin sonu hayal kırıklığı ile gelir. Özetle internete sahip olmak gelişmiş ve çağdaş olmaya yetmiyor. Önemli olan interneti özgürce kullanabilmektir.”

Mehmet Barlas bugünkü yazısında da sansür üzerinden, RTÜK’ün internet darbesine gönderme yaptı. Köşesinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın öven Barlas, “Cumhurbaşkanı Erdoğan gelişmişliğin de, bağımsızlığın da simgesidir bugün. Ama AK Parti iktidarında ‘Toplumun yüzde 76'sı kontrol istiyor’ diyerek sansürü savunanlar da var... Bir anlamda bunlar da AK Parti'nin ideolojisini, yanidenetimli düşünceyi ve yayıncılığı savunuyorlar kendilerine göre” ifadelerini kullandı.

Barlas yazısında “Catch-22” romanından örneklerle sansürün nasıl keyfi bir durum alabileceği uyarısında bulunarak şöyle yazdı:

“(...)DELİ SANSÜRCÜ

Heller'in "Catch-22" romanındaki Yossarian, savaşı bile sevimli hale getirmemiş midir? Yossarian'ı komutanı sansürcü olarak görevlendirir.Cephedeki askerlerin evlerine, eşlerine yazdıkları mektupları sansürleyecektir Yossarian... Ama bu görevi öylesine eğlenceli hale getirir ki... Mesela asker eşine "Sevgili Mary" diye başlayan bir mektup yazmışsa, Yossarian "Sevgili" sözcüğünü karalar.