İletişim Yayınları, yayımladığı 'Talat Paşa -İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı' isimli kitabın önsözünde Talat Paşa'yı soykırımcı ilan etti.

Yayınevinin internet sitesinde kitabı ilişkin, “Hans-Lukas Kieser, Talat Paşa, İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı’nda, etno-milliyetçilik ve siyasal İslâmla güç kazanan, radikal ‘Çözüm’lere ve şiddete açık bir adamın dönemini anlatıyor. 1908 Jön Türk Devrimi’ndeki rolünden, sürgüne ve orada öldürülmesine kadar uzanan bir aralıkta hayatını ele alıyor, Talat’ın önceden fark edilmemiş gücüyle imparatorluğun fiili lideri olma yolunu izliyor. Savaş dönemi İstanbulu’nu yansıtmanın yanı sıra Talat’ın başvurduğu yöntemlerin nasıl felaketle sonuçlandığını, Ermeni soykırımının korkunç boyutlarını ve Talat’ın aslında modern Türkiye’nin siyasi öncüsü oldugunu öne sürüyor.

Türk ulus-devletinin ilk kurucu dönemi olan Mehmed Talat Paşa’nın dönemi, akademik araştırmalarda ve genel tarihte uzun bir süre üstü kapalı kaldı. Dönemin aktörleri, ideolojik unsurları ve siyasi uygulamalarının üstü örtülünce ya da bunlar saptırılınca, izansız bir yeniden kullanıma ve yeniden özdeşleşime de açık hale geldiler'' ifadeleri yer aldı. 

AİHM kararı var

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi,  “Perinçek-İsviçre” davasında "Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” sözleri nedeniyle Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek lehine karar vermişti. 

AİHM kararları şöyleydi:

''- 1915 olayları “soykırım” olarak nitelendirilemez.

- Alınmış bir yargı kararı yoktur.

- Bu açıdan da 1915’te yaşananlar, 2. Dünya Savaşı’nda yaşanan Yahudi soykırımından farklıdır. 

- Tarihçilerin tartışması gereken bir konudur.  Parlamentolar ve mahkemeler bu konuda karar veremez."