GERÇEK GÜNDEM - FİLİZ GAZİ /

Madımak Katliamı'na ilişkin zaman aşımına uğrayan ana davadan dosyaları ayrılan firari sanıklar Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş’ın yargılandığı davanın 28’inci duruşması bugün Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 

Katılanlar vekili Avukatlar Ali Yılmaz ve Şenal Sarıhan'ın 21 Haziran 2022 tarihli Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılması ile ilgili dilekçesi okundu.

‘HEYETİNİZİ REDDEDİYORUM’

Katliamda kardeşi Gülsüm Karababa'yı yitiren Hüseyin Karababa söz alarak şunları söyledi: 

“29 yıldan duruşmalara gidip geliyoruz, adeta suçlu muamelesi görmekteyiz. Hiçbir sanık doğru düzgün yargılanmamıştır. Hiçbir talebimiz kabul görmemiştir. Tanıklarımız dinlenmemiştir. Bu nedenle heyetinizi reddediyorum, bu mahkemede adalet aranmamıştır, bulunmamıştır.

Hüseyin Karababa vekili Avukat Coşkun Özgür Piroğlu, “Dönemin Belediye Başkanı Temel Karamolloğlu, Tanısu Çiller'in, Mehmet Ağar'ın, Doğu Perinçek'in, Sönmez Köksal'ın, Ahmet Karabilgin'in bile dinlenmediği bir yargılama ile karşı karşıyayız ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için mücadele veriyoruz. Bizim verdiğimiz bu mücadele mahkeme heyetince engellenmektedir” diyerek mahkeme heyetinin davadan çekilmesini talep etti. 

Avukat Hüsniye Şimşek, bugüne kadar katliamın siyası sorumlularının mahkemeye getirilmediğini, tanık olarak dinlenmediğini, ülke tarihinde katliamlar yapıldığını ve sorumlular cezalandırılmadığı takdirde katliamların devam edeceğini söyleyerek dönemin idari ve siyası sorumlularının dinlenilmesini talep etti. 

‘ARANAN ŞAHIS POLONYA’YA GEZMEYE GİTMİŞTİ’

Avukat Şenal Sarıhan söz alarak yıllardır süren dava sürecini anlattı: 

“Bu dava esas olarak 3 aşamada yürüdü, birinci aşama ile ilgili yargılama sürdü. Bu yargılama 5 Mayıs 2002 tarihi itibari ile sonuçlandı. 124 kişi hakkında karar verildi ve bizim temyizimizden sonra bu karara bağlandı. Ancak biz baştan beri ısrarla şunu ifade ediyoruz. Mahkeme kayıtlarında bile 15.000 kişinin katıldığı ifade edilen olayda araştırmalar eksik kalmıştır. Bu söz Emniyet’in ve valiliğin tuttuğu tutanaklardan anlaşılmaktadır. Aranan sanıklar salınmışlardı. Daha sonra Yargıtay 9. Ceza Dairesi eylemin anayasal düzeni bozma suçundan olduğu ve sanıkların bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinden bozuldu. Ne yazıkki geçen süreye rağmen yakalanmadılar. “

Sarıhan, aranan Cafer Erçakmak’in evinde öldüğünü hatırlatarak mahkemede şu sözleri kaydetti:  

“Ben kendisinin adres bilgilerini mahkemeye sunmuştum. Böyle bir vahim olay oldu. Vahit Kaynar isimli bir şahıs Polonya’ya gezmeye gitmişti. Adresini mahkemeye sunduk. Yasal süresi içinde Polonya adli makamlara bilgi verilmedi. Bu yüzden yakalanamadı. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı yoktur. Birçok insan bu olayda hayatını kaybetti. 

Bu insanlara karşı bireysel bir saldırı olduğu için değil bu topluluğun Alevi ve aydın olduğu gerekçesi ile saldırılar olmuştur. Bu da insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamına girmektedir. Alevi topluluğuna karşı yapılan saldırıları çok iyi biliyoruz. Sistemli saldırılardır. Maraş ve Çorum Katliamı olmuştur. Hala da benzer olgular gerçekleşmektedir. Böyle bir vahim olay varken Erçakmak ve bir sanık daha vefat etmiştir. Bu davalar da düşmüştür. Diğerleri ile ilgili olarak da dosya zaman aşımından düşmüştür. 31 sanık ile ilgili çok uzun bir zamandan bu yana yargılama devam ediyor. İadesi talep ediliyor. Devletler arası iade sisteminde ciddi aksaklıklar yaşandı. Bu üç sanık ile ilgili Eren Ceylan'ın Almanyadan sınır dışı edildiğine dair bilgiler var. Sınır dışı edilen bir kişi ile ilgili bu cevaplar nasıl gelmektedir. Almanya adli makamlarından kırmızı bültenin akıbeti hususunda Adalet Bakanlığı’ndan dilekçemiz uyarınca bilgi talep ediyoruz.”

KIRMIZI BÜLTEN BELİRSİZLİĞİ

Avukat Ali Yılmaz söz alarak Murat Sonkur ile ilgili olarak kırmızı bülten ile aranmadığına dair Almanya savcılık makamından bilgi aldıklarını söyledi:

“Usulüne uygun kırmızı bültenin olduğu ve sürekli olduğunu gördük. Bunların Adalet Bakanlığı’na iletildiğini de gördük. Uluslararası Hukuk ve AB Genel Müdürlüğü’ndeki ilgili daire başkanı ile de görüştük. Kırmızı bülten ile ilgili arama kararlarının İçişleri Daire Başkanlığı’na oradan da Interpol'e gönderildiğini öğrendik. Bu şahsın kırmızı bülten ile aranmasında bir kopukluk olduğunu düşünmekteyiz.”

Sanıklar Eren Ceylan, Murat Karataş ve Murat Sonkur hakkındaki tutuklama amaçlı yakalama kararının devamına karar verdi. 

Katılan vekillerinin belirttiği şekilde Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak sanıklar Eren Ceylan, Murat Karataş ve Murat Sonkur hakkında düzenlenen kırmızı bültenlerinin hangi tarihte İçişleri Bakanlığı, Interpol Daire Başkanlığı’na gönderildiği, Interpol Daire Başkanlığı'ndan hangi tarihinde interpol örgütüne gönderildiği, Almanya Federal Yönetimine kırmızı bülten gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise yenileme yapılıp yapılmadığı, İnterpol tarafından yayınlanan kırmızı bültenle arananlar listesine ilişkin uluslararası bültende bu üç sanığın bilgisinin yer alıp almadığının sorulmasına ayrıca Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Genel Müdürlü'ğünün 27 Ağustos 2020 tarihli yazı cevabında belirtilen hususlarda ek bilgi ve belgenin bakanlığa ulaşıp ulaşmadığının sorulmasına karar verildi. 

Hüseyin Karababa ve vekilinin heyeti red talebinin reddine karar verildi. 

Bir sonraki duruşma 21 Eylül 2022 günü saat 14:00 olarak belirlendi.