Özgür Özel'den Mutlak Butlan Hamlesi: İlk İtirazımızı Yargıtay'a Yaptık
Özgür Özel, CHP MYK toplantısının ardından CHP Genel Merkezi'nde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Özel, CHP'ye mutlak butlan kararının ardından ilk itirazlarını tedbir kararının kaldırılması için Yargıtay'a yaptıklarını; yarın da YSK'ya başvuracaklarını duyurdu.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen olağanüstü Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı yaklaşık 5 saatin ardından sona erdi.
Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Özgür Özel’in, “mutlak butlan” kararına ilişkin değerlendirmelerinden öne çıkanlar şöyle:
Bugün Türkiye kara bir gün yaşıyor. Bugüne nasıl geldiğimizi kısaca özetlemek istiyorum.
"Bizim hikâyemiz Mayıs 2023’te başladı. Aslında Mayıs 2023’ün 14’ünde, bilemediniz 28’inde bütün Türkiye, Cumhuriyet’in ikinci 100 yılında büyük bir zaferle birlikte yeniden ayağa kalkmaya, demokratikleştirmeye, zenginleştirmeye çok istekliydi.
'EN BÜYÜK SORUMLULUK CHP'DEYDİ'
Ülkeye bir değişim umudu esti. Ancak o seçimleri kazanamadık, seçimleri kaybettik. Bu seçimleri kaybetmemizde en büyük sorumluluk CHP’deydi. Millet o günlerde partimizden siyasette bir duygusal kopuş yaşamaktaydı. Emekliler örneğin öğretmen evine çıkmamaya, kahvede buluşmamaya, otursalar konuşmamaya, yolda giderken selam vermemeye, gençler tekme atmaya, birbirine olmaya başlamıştı.
'CHP'NİN ÖZELEŞTİRİ YAPMASI LAZIMDI'
Herkes “Bir yolunu bulursam gideceğim, bir daha sandığa gitmeyeceğim, mümkünse yurt dışına gideceğim” demeye başlamıştı. CHP’nin özeleştiri yapması lazımdı ve bu özeleştirinin milletin gönlünde kabul görmesi lazımdı. Yoksa olmayacaktı. Anketler %1’likleri %13’lere, protestoları ise %40’lara göstermekteydi. Halen daha bütün kulvarlarında ve arşivlerinde mevcuttur.
'SÖZLERİMİZ TEPKİ GÖRÜNCE YOLA ÇIKTIK'
Biz CHP de değişmelidir dedik. Bu sözlerimiz tepki görünce hep birlikte biz süslendik, bir yola çıktık. Bu yola çıktığımızda aday olacak imzayı dahi toplayamayacağımızı, mevcut dile yapısıyla 60 imzayı bulamayacağımızı, aday dahi olamayacağımızı söylediler. Biz bütün kampanya boyunca bütün Türkiye’yi gezdik, kongreleri gezdik. Kazanır sak ne yapacağımızı, nasıl yöneteceğimizi açık açık paylaştık. Dediler ki: Bu delegeyi ikna edemezsiniz.
'SAATLERCE 'DELEGE SOKAĞIN SESİNİ DİNLE' DİYE BAĞIRILDI
Kurultay salonunun en beklenmedik, en organik, en etkileyici sesini siz de hatırlıyorsunuz ben de hatırlıyorum. O koca salon, aşağıda yerini almış delegeye saatlerce 'delege sokağın sesini' diye bağırıldı. O delege kabine girdi. Vicdanının, evladının, berberinin, sokağın sesini dinledi. Delege değişime karar verdi. Hiç huyumuz, haddimiz değildir, şu kadar kibir yapmadık. Galibiyetimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. O günlerde şunu söylüyorlardı 'Sana devlet geldi mi?' 'Devlet dediğin binadır' dedim. 'İzin aldın mı' dediler. Biz müesses nizamın çomağına orada sopayı soktuk. Kimsenin onayını almadan değişebileceğini, Türkiye Cumhuriyetinde bir siyasi parti genel başkanını yarışla değiştirebileceğini Türkiye'ye ve dünyaya gösterdik.
'KÖTÜ SES İŞİTTİK ASLA CEVAP VERMEDİK'
Biz onay vermeden, bizden onay almadan değişim olmaz diyenler o gece CHP'ye ve güçlü siyasal partiler geleneğimize savaşa açmaya niyetlenmişler. Sonradan bunu da gördük. Önümüzde vakit yoktu. 4 ay vardı. Sözümüz vardı. Ecevit 70'lerde girdiği dört seçimden bu partiyi birinci çıkardı, biz de yapmazsak bu işi bırakacağız demiştik. Büyük özgüvenle yerel seçimlerde adayları belirledik, ittifak aradık. Kötü ses işittik asla cevap vermedik. Sevene sevmeyene can sağlığı diledik, önümüze baktık ve inandığımızı, vatandaşın bize güveninin boşa olmadığını gösterdik.
1 Nisan'da felaket, kayıp bekleyenler, 1 Nisan'dan sonra orada oturamaz diyenler 1 Nisan akşamı ekranlarda, TRT ekranlarında, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiçbir siyasi partiye nasip olmayan en büyük yerel seçim başarısını gördüler.
'SUÇUMUZ 47 YIL SONRA PARTİYİ 1. PARTİ YAPMAK'
Bizim suçumuz 47 yıl sonra partiyi 1. parti yapmak, kurulduğu günden beri AK Parti'yi ilk kez yenmek. Suçumuz bu bizim? Bizim suçumuz emeklilerin, asgari ücretlilerin, köylülerin, esnafların, gençlerin umudu olmak. Bugün bu suçun cezası kesilen kadrolar ve bedel ödemesi gerektiren bu partiden uzaklaştırılmaya çalışılan kadrolar delege tarafından sokağın sesini dinleyerek 'ya bu sefer bunlar kazanabilir galiba' duygusunun hatırına göreve getirilmiş olan ve kaybetmeyi kabul etmeyen, bundan sonra kaybetmeyeceğimiz diyen kadrolar. Bizim suçumuz, günahımız bu.
'DEMOKRASİ SANDIKLA GELENİN SANDIKLA GİTMESİ'
Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesi. Adalet ve Kalkınma Partisi, milli irade derken, kendileri içinde yarışlı seçimler yapmıyor. Biz mahalleye sandık koyarak başlıyoruz. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim kurultayı kazanmamızı da hazmetmedi. Bir diğerleri bizim yerel seçimi kazanmamızı hazmetmedi. Müesses nizama itiraz edenlerin zaferiyle hiçbir zaman barışamadılar, hazmedemediler. Milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını kurdular. O yargı kolları 19 Mart'ta sivil darbeye kalkıştı. 25, 5 milyon kişinin özgürlüğü için imza verdiği birisini 14 aydır hapiste tutuyorlar. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nu.
'OTURMAYACAĞIM O KOLTUKTA'
Bize 'Ekrem'i bırak, mücadeleyi bırak, Ankara'ya dön, partinin başında otur'... Oturmayacağım o koltukta. Oturmayacağım koltuk mutlu, mesut, güvenli muhalefet liderliği koltuğudur. Ben bu koltuğu reddediyorum. Ben partimin cumhurbaşkanı adayını cumhurbaşkanı koltuğunda oturtmak için mücadele ediyorum. Konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Sarayın icazetiyle o koltukta oturmam, oturmam. Bugün geldiğimiz aşamada seçim kazanma suçuna ilave eden kazanacak bir cumhurbaşkanı adayı olarak belirleme. Cumhurbaşkanı adaylığını kabul etseydim, Ekrem'e sırtımı dönseydim, benden iyisi yoktu.
20 bin lira emekli maaşına mahkum edilenlerin 1,5 asgari ücret emekli maaşını almasını, emekli maaşının 39 bin lira olmasını savunanlar bu hayallerinden vazgeçseler, maaşlarını alıp bu koltuklarda oturabilirler, yaşımız müsait. Rejim bana 30 sene bu koltukta oturmayı teklif ediyor. Bu ülkenin 80 yaşına kadar muhalefet koltuğunun tadını çıkaran genel başkanlara değil, bu milletin sorunlarını çözecek genel başkana ihtiyacı var.
'DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDA YÜRÜYEREK BUGÜNE GELDİK'
Net söylüyorum; mesele ne Özgür Özel ne de değişim kurultayının göreve getirdiği her birimizin şahsi meselesidir. Her türlü kirli teklife hayır diyerek doğru bildiğimiz yolda yürüyerek bugüne geldik. Bu mesele bizim değil milletin meselesidir. Bu savaş millete karşı açılmıştır.
'İLK İTİRAZIMIZI YARGITAY'A YAPTIK'
Siyasi partileri ayakta tutan üyeleri, delegeleri ve kurultaylarıdır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Seçim hukuku, itiraz süreleri vardır. Seçim hukuku dışında başka mahkemelerin bu işlere karışması YSK'yı yok saymaktır. Artık hiçbir siyasinin koltuğunda güvenle oturmaması demektir. 1. Asliye Hukuk mahkemesini ayarlayanın istediğini indirme istediğini bindirme yetkisini tanımlanmaya çalışılmaktadır. Bugün ilk itirazımızı, tedbir kararını kaldırılması için Yargıtay'a yaptık. Yarın YSK'nın bize vermiş olduğu mazbataya sahip çıkması için YSK'ya başvuracağız. Yargıtay'a tedbirin durdurulmasına yönelik başvurularımızın en acil şekilde ele alarak, YSK'nın kendisine tanınan görev sorumluluk alanına, kendisine sahip çıkmasını bekliyoruz.
'YARGITAY'IN TÜRKİYE'Yİ FELAKETTEN KURTARMASINI BEKLİYORUZ'
Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye'yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz. Bu gece Türkiye demokrasi açısından kara gündür. Bu gece matem gecesi olmaktan umut gecesine dönüştüğünü büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Bir yanda butlana toplumda verilmeyen destek. Boş bir sokak, telaşlı muhterisler, çarpık, çurpuk açıklamalar, bir tarafta partisine, demokrasisine sahip çıkanlar. Şu ana kadar hukuksuz karara istisnasız tepki gösteren tüm siyasi partilerin tamamı telefon açtı genel başkanların. Sosyal medya paylaşımları, bütün programlar kesildi MYK'ları toplantıya çağrıldı. Diğer siyasiler CHP'ye sahip çıkmaya koşmuyor, kendilerinin de içinde bulunduğu demokratik rekabet zeminine karşı çıkıyorlar.
'KILIÇDAROĞLU'NA HENÜZ DÖNMEDİM'
Çok sayıda telefon gelmiş; Kılıçdaroğlu da arayanlar arasında, henüz dönmedim dönüp de ne konuşacağım. O telefonu açmanın o telefona dönmenin bir anlamı olmaz, elbette bir şekilde dönülecektir ama o dönüş uzlaşı tutumu içinde olamaz.
'BİZ BURADA EV SAHİBİYİZ'
İkinci parti kapatma davasına karşı bir tedbirdir; butlana karşı böyle bir tedbir düşünmedik. Biz burada ev sahibiyiz, kiracılar gider ev sahibi kalır. Baba ocağında kimin kalacağına asıl sahipleri karar verir, asliye hukuk mahkemeleri değil.
'GECESİYE GÜNDÜZÜYLE GENEL MERKEZ'DEYİZ'
Ben Genel Merkez'deyim. Arkadaşlarımız Genel Merkezde. Bundan sonra gecesiyle gündüzüyle Genel Merkez'deyiz. Emanete sahip çıkacağız. Nasıl Saraçhane'ye sahip çıktıysak Genel Merkeze de sahip çıkacağız. Buraya bizi sokağın sesini dinleyen delegeler oturttu ancak onlar kaldırabilir.
Kaynak: Haber Merkezi