Deprem bölgesindeki gazeteci kovuldu: 'İletişim Başkanlığı yurtdışındaki genel merkezi aramış'

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, bugünkü köşe yazısında deprem bölgesinde yaşanan bir olayı aktardı. Terkoğlu, orada görev yapan bir gazetecinin işten çıkarılma sürecine şahit olan bir başka gazetecinin ifadelerini köşesine taşıdı.

Deprem bölgesindeki gazeteci kovuldu: 'İletişim Başkanlığı yurtdışındaki genel merkezi aramış'

Türkiye 6 Şubat'ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde iki depremin yaralarını sarmaya çalışırken, bölgede görev yapan gazeteciler de olayları tarafsız olarak aktarmaya çalışıyor. Daha önce TRT World'de görev yapan ve serbest gazeteci olarak çalışan Melda Doğan da aldığı borç para ile deprem bölgesine giden gazetecilerden biriydi. Bölgede yaşananların yanında zor şartlarda mesleğini yapmaya çalışan Doğan, orada yaşanan bir skandalı Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu'na anlattı.

Doğan, İngilizce ve Fransızca yayın yapan 12 uluslararası kanala bağlanarak depremin dünyaya duyurulmasını sağlarken aynı zamanda Orta Doğu merkezli bir kanala da iş yapmaya başladığını aktardı. Terkoğlu'nun kaleminden, olayların devamı şöyle:

Melda Doğan anlatıyor:

“Erdoğan’ın seçim tarihini açıkladığı gün, Nurdağı’nda bir kampa gittik. Canlı yayın yapıyorduk. Yabancı bir muhabir ile birlikte çalışıyordum. Kamera arkasındaydım. Kamptakilerden görüş alıyorduk. Bir kadın şikâyet etti. Zorlukları söyledi. Hükümeti eleştirdi. Cumhurbaşkanının oraya geldiğinde kendilerini dinlemediğini anlattı.”

Üzerinde “Yedi Başak Derneği” yazan bir önlükle, kampın sorumlusu olduğunu iddia eden bir adamın, yanlarında bittiğini anlatıyor. Adam, “Ben burada devleti temsil ediyorum”, “Burada devleti kötüleyemezsiniz”, “Provokasyon yapıyorsunuz”, “Çekim yapmak için benden izin alacaksınız” sözleriyle gazetecilere bağırıyordu. Yanında 7-8 kişi daha vardı.

Doğan devam ediyor: “Basın mensubuyum, siz kimsiniz, ne hakla engelliyorsunuz diye itiraz edince, konuştuğum depremzede kadınları tehdit etmeye başladı. ‘Neyiniz eksik her şeyiniz var’ diye üstlerine yürüdü.”

‘ONU ÇALIŞTIRMAYIN’ TELEFONU

Kadın korkmuştu. Melda Doğan’ı kenara çekip, ricada bulundu:

“Videomu siler misiniz? Zaten zor çadır buldum, yayımlanırsa bana konteyner ev vermezler.”

Olayın büyümesi üzerine polis geldi. Polis gidince çekimlerine devam etmişler. Bu sırada, aynı ekipten bir kişinin gelip isimlerini sorduğunu hatırlıyor. İşleri bitince Gaziantep’e doğru yola çıktılar. Yirmi dakika geçmişti ki telefonu çaldı. Arayan, kanalın Türkiye temsilcisiydi. “Yukarıya” şikâyet edilmişlerdi. Doğan başından geçenleri anlattı. Meselenin kapandığını düşünüyordu. Ancak öyle olmadı. 3 gün sonra, kaldığı otele, kanalın temsilcisi geldi. Doğan sonrasını aktarıyor:

“Kadın ağladı. Çok üzgünüm, senden çok memnunduk ama burası Türkiye, dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan kanalın yurtdışındaki genel merkezini aramışlar. ‘Onu çalıştırmayın’ demişler.” Kanal, “emir büyük yerden” diyerek sözleşmesini sonlandırmıştı. Biletini alıp deprem bölgesinden ayrılmak zorunda kaldı.

Tamamını okumak için tıklayın

Etiketler
Cumhuriyet Gazetesi İletişim Başkanlığı Deprem Barış Terkoğlu