Cem Duna Cumhuriyet’in 100. Yılı için yazdı: “Cumhuriyet ve Demokrasi – biri olmadan diğeri olamıyor!.."

TÜSİAD, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutlama etkinlikleri kapsamında derneğin Yönetim Kurulu Başkanları ile Yüksek İstişare Konseyi Başkanlık Divanı Başkanları ve Üyelerinin Cumhuriyet’in 100. yılına ilişkin görüşlerini içeren bir yayın hazırladı. Cem Duna da yayında yer aldı.

Cem Duna Cumhuriyet’in 100. Yılı için yazdı: “Cumhuriyet ve Demokrasi – biri olmadan diğeri olamıyor!.."

AB Danışmanlık ve Yatırım Hizmetleri Yönetim Kurulu Başkanı ve 2011 – 2014 TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkan Yardımcısı Cem Duna’nın yazısı şöyle:

“Kurtuluş Savaşının kazanılmasından sonra Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğundan devraldığı sorunların çözümü tabii ki genç Cumhuriyet’in temel kaygılarından birisi olmuştur. Toplumsal hayatın türlü veçhelerinin kapsayıcı bir biçimde ve derinlemesine çözümü gerekiyordu. Bu açıdan Cumhuriyet temel değerleri ön planda tutan bir anlayışı temsil eder. Laiklikten tutun da kadın haklarının savunulmasına kadar en uygun ortamda yasal çerçeveyi oluşturan Cumhuriyet anlayışı Türkiye‘nin bugünleri görmesine yol açmış ve sıra sıra dizilen sorunların ele alınması ve çözümü için gerekli ortamı sağlaması mümkün olmuştur. Bu bakımdan Türkiye’nin demokrasisi ancak Cumhuriyet zırhı altında mümkün olabilmiştir. Genç Cumhuriyet’i kurarken demokrasinin de gelişmesi gerektiği cihetle Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları önemli riskler üstlenmişler ve laik bir Cumhuriyet’in kurumlarını kurabilmek amacı ile mücadele etmişlerdir. Adeta esas amaç bir odağı oluşturmuş ve demokrasinin yerleşmesinde bir koruyucu kalkan işlevi gerçekleştirmişlerdir.

Günümüzde esas sorunların ele alınışında ve demokrasi içinde cereyan eden bu mücadele gerek kurumsal gerek şahsi boyutta süregelmekte. Ancak mücadelenin her iki tarafında da yer alanlar bilmektedir ki bu mücadeleden galip çıkmaktan başka bir çözüm yoktur ve bu yüzden de mücadele bir varoluş mücadelesi haline gelmiştir. Bu açılardan TÜSİAD ve Türk iş dünyası kendi değerlerini savunmak ve görüşlerini açıkça dile getirmekle yükümlüdür.

Bu değerler ileri Batı medeniyetlerinde savunulan değerlerle eş içerik ve anlamdadır. Türkiye de bu medeniyetlerin parçası olmak zorundadır; bu nedenle vakit kaybetmeden çalışmalı ve bunları gösteriş konusu yapmadan yaşama geçirmelidir.

Diğer bir ifade ile iki tane küre düşleyin: Cumhuriyet ve Demokrasi – biri olmadan diğeri olamıyor!.."

Etiketler
TÜSİAD Cumhuriyet Mustafa Kemal Atatürk