GERÇEK GÜNDEM / ANALİZ

Mitinge kaç kişi katıldı? Bu soru mitingi düzenleyenler açısından bir kudret göstergesi olarak gösterilebilir. Muarızları da katılım oranını düşük görerek/göstererek fiyasko/güçsüzlük kriteri olarak kullanabilir. Memleketteki bütün mitingler sonrası katılım, hep birilerini ve medyayı meşgul etmiştir.

Ancak biraz polemik konusu olan ve siyasi rekabetin unsuru olan 'mitinge kaç kişi katıldı' sorusunun yanıtında 'hakem' devletin bir kurumu olmaz. Olamaz. Adı üstünde 'devletin kurumu'dur. Dahası kimse bu makamdan 'sahi bize gerçek sayıyı söylesene' diye bir karine oluşturmasını istemez. Öyle ya, mitinge girenlerin sayısını devlet parmak hesabı ile saymaz. Mitinge giren bilir. Öyle kayıt kuyut tutan bir görevli ortada yoktur.

Haliyle bu herkesi fena halde merakta bırakan sorunun yanıtı için başka karineler aranır. Mesela şöyle bir havadan bakılır ve ne hikmetse! Havadan bir sayım yapılır ve bir rakam açıklanır. Medya da meşrebine göre bu rakamı, 'yahu oradan nasıl olup da saydınız' demeden alıp kullanır.

Örnek mi? 24 Haziran seçimleri öncesi AKP’nin düzenlediği Yenikapı Mitingi’ne katılanların sayısı bir haber ajansı tarafından helikopterden hesaplanır. 'Kaynak belirtmeden' yapılan sayıma göre katılanların sayısı 1.3 milyondur. “Metrekare üzerinden havadan yapılan sayım” bunu göstermiştir. Erdoğan da katılıma bakarak “en baba miting” tanımı yapacaktır.

Belli ki bu mitinge katılanların kaç kişi olduğunu saymak İstanbul Valiliği’nin 'aklına gelmemiştir.' Oysa sadece bir yıl önce CHP tarafından gerçekleştirilen Adalet Mitingi’ne katılanların sayısını hesap etmeyi unutmamıştır. CHP’lilerin “2 milyon kişi katıldı” iddialarına karşılık akil adam/hakem rolünü üstlenmiş ve hakiki rakamları açıklamayı üzerine vazife bilmiştir. Valilik açıklamasına göre o mitinge ‘sadece’ –yazar eklemiştir- 175 bin kişi katılmıştır.”

Böylece CHP’lilerin miting üzerinden bir gövde gösterisinin önüne geçilmiş, Böbürlenmeleri önlenmiştir. Kimse devletten daha iyi bilemeyeceğine göre valilik ne derse odur. Aslında böylece Cumhuriyet tarihinde ilk defa valilik görev tanımında olmayan, kendisine sorulmayan bir mevzuda ahkam kesmiştir.

Cumhuriyet tarihinin ikinci mühim açıklaması ise Mersin Valiliği’ne nasip olacaktır. CHP’liler yine mitinge katılanlar üzerinden kendilerine yükselen güç vehmetmek üzeredir. O halde gerçek katılım sayısını açıklamak farz olmuştur. Kimse “en iyisini valilik bilir, açıklasa da öğrensek” merakında olmamasına karşın, ‘durumdan vazife çıkarır’ ve 21.500 kişinin katıldığını açıklar. Böylece devlet eliyle mitinge katılan sayısını hesaplama ikinciliği Mersin Valiliği tarafından gerçekleştirilir.

Oysa 21 Eylül 2021’de Ak Parti de Mersin’de bir miting yapmıştır. CHP’ye “Millet Bahçesi’nin yanındaki alanı” veren valilik AK Parti’ye şehrin göbeğindeki Cumhuriyet Alanı’nı vermiştir. Muhalif basının 'beklenen ilgiyi görmedi' haberleriyle sunduğu bu mitinge katılanların tam sayısını hesaplamak nedense o vakit Mersin Valiliği’nin aklına gelmemiştir.

Devletin valilikleri mitinge katılanların sayısını açıklama makamı mıdır? Değildir. Olmamalı. Ama kimi zaman da valilikler adeta bir propaganda bildirisi gibi “haber metni hazırlamaktan” da uzak duramaz. 15 Temmuz 2016 sonrası 81 ilde aynı anda düzenlenen “Demokrasi ve Şehitler” mitingi için Siirt’te yapılan toplantı ile ilgili Siirt Valiliği bir basın bildirisi hazırlar. Haberin ilk cümlesi “Siirt’te “Demokrasi ve Şehitler Mitingi’,onbinlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi” diye başlar. Son cümlesi ise “…sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, mahalle muhtarları, basın mensupları ile yaklaşık 10 binden fazla kişi katıldı” diye biter. Yani valilik Siirt’te yeterince iyi sayım yapamamıştır.

Belki de gözün gördüğünü karine almak ve her şeyi devletten beklememek yeterlidir. Zira AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Kahramanmaraş'ta Elbistan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin açılışını yaptığında gözünün gördüğüne inanmış olacak ki “Zaten kimse gelmemiş ki bir siz gelmişsiniz. Demek ki bu Elbistanlılar herhalde bu hastanenin açılışına pek mutlu olmadılar” diyerek gözünün gördüğüne inanmıştır. Ünal daha sonra “espri yaptığını” söylese de CHP Mersin Mitingi ile aynı gün bu espriyi yapma talihsizliği yaşamıştır.

Bir de “her şeyi devletten beklemeyin” derler. Bizi mitinge katılan sayısını açıklama derdinden kurtaran devletimizden artık bu hizmeti de bekliyoruz. Hani bir fıkra var: henüz yeni göreve başlamış olan kadının huzuruna bir adamı çıkarıp demişler ki; “evlere girip kıymetli eşya çalarken yakalandı.” Kadı da demiş ki “yüz bin kırbaç vurula..”, hırsız ise kadıya “aman kadı efendi, sen ya sayı saymasını bilmiyorsun ya da hiç dayak yemedin..”

Fıkra öyle uzayıp gidiyor. Demem o ki dayak yemeye gerek yok. Devletimiz sayar, biz inanırız.