Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkmenistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Burada ekonomiden dış politikaya kadar birçok konuda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. 

Erdoğan'ın 'faiz sebep, enflasyon neticedir' şeklindeki tezini tekrarladığı, "Göreceksiniz enflasyon inşallah seçim öncesi nerelere düşecek; çok açık net bütün delilleriyle her şeyiyle ortada. Çünkü faiz lobileri kuduruyor" görüşünü dile getirdiği mesajlarının ardından TRT Haber Moderatörü Betül Soysal Bozdoğan söze girdi.

'CUMHURİYET TARİHİNDE EZBER BOZAN BİR SÖYLEM ORTAYA KOYUYORSUNUZ'

"Ufak bir ekleme yapmak istiyorum" diyen Bozdoğan, sorusunu şu ifadelerle yöneltti:

"Cumhuriyet tarihinde ezber bozan bir söylem ortaya koyuyorsunuz. Bu noktada bir gazeteci olarak arz etmek isterim, halkta güven noktasında bir sorun yok fakat daha fazla bilgi ihtiyacı olduğunu söylüyorlar, anlamaya çalıştıklarını söylüyorlar. Bu noktada bu ekonomik argümanı bir model şeklinde aktaracak mısınız halka, yoksa eylem düzeyinde mi kalacak?"

ERDOĞAN: 15'ER GÜN ARAYLA BAZI TV GRUPLARINDA ORTAK YAYINLARA ÇIKACAĞIM

Bunun üzerine "Elbette aktaracağım. İnşallah, 15’er gün arayla bazı televizyon gruplarında ortak yayınlara bizzat çıkacağım. Bazı arkadaşlarımı ayrıca çıkaracağım. Onlar da bazı açıklamalar yapacaklar" yanıtını veren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şu anda biz mesela ihracatta hiçbir dönemde olmayan bir sıçramayı yaptık. Çıkacak Ticaret Bakanım ve bunlarla ilgili nereden nereye geldiğimizi anlatacak. Aynı şekilde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanım çıkacak, enerjide neredeydik, nerelere geldik, bunu gösterecek. Düşünün, enerjide bırakın bir gemiyi bir sandal yoktu. Şimdi sismik araştırma gemilerimiz var. Üç tane sondaj gemimiz vardı, şimdi ona bir de dördüncüyü ilave ettik ve bu dördüncü de sıfır kilometre. Bunları gayet uygun fiyatlarla aldık ve bunlar kendimize ait. Böyle bir şey yoktu. Kiralama ile gidiyorduk.

Diyelim ki BP ile anlaşıyorduk, BP geliyordu bizde araştırma yapıyordu. Ama tabi uyanıklık bizdeydi; biz para vermezdik, araştırmayı yap, kazanırsan yarısı senin yarısı benim. Shell’e de aynısını söylerdik. Ama şimdi biz kendi gemilerimize sahip çıktık. Onlarla birlikte kendi sularımızda hamdolsun keşifler yapıyoruz. Dünyaya da gemilerimizi kiralama yaparız ve bu kiralamayla yine paramızı kazanmaya devam ederiz."

İYİ PARTİ'YLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN 'SORU'

Dikkat çeken sorulardan bir diğeri, Akşam yazarı Taceddin Kutay'dan geldi. İYİ Parti'yle ilgili sorusu şöyle oldu: 

"İYİ Parti kurulduğu günden beri agresif diliyle dikkati çekiyor. Suriyelilere karşı bir pozisyonları var. Hatta Bayırbucak Türkmenleri, Irak’lı Türkmenler ya da Afganistan’dan gelen soydaşlarımız bundan masun kalmadı. Demek ki kan bağı yabancı karşıtlığına mâni değilmiş. Sayın Akşener son olarak Sağlık Bakanımızın Almanya’da yaşayan vatandaşlarımızın Türkiye’deki tedavilerine yönelik çalışmalarına da karşı çıktı. İlk defa olarak vatandaşlarımız yabancı gibi hedef alındı. Yani vatandaşlarımıza yönelik yerli karşıtlığını da sahneye koydu. Bu siyasal kültürümüzde olmayan bir şey. Siyasal kültürümüz mü dönüşüyor? Bu iş nereye varacak?"

Bunu 'memnuniyetle' cevaplayan Erdoğan, "Bana işte böyle sorularla gelin" diyerek şunları kaydetti:

"Bizim böyle bir derdimiz yok. Olsa olsa Millet İttifakı'nın böyle bir yaklaşımı olabilir. Bunlar da Bay Kemal'dir, Bayan Meral'dir, HDP'dir. Bunlarda nedense mültecilere karşı, ülkemize gelen göçmenlere karşı böyle bir düşmanlık var. Ülkemizde yaklaşık 5 milyon mülteci var. Ev sahipliğimizi yapıyoruz, elimizden gelen ilgiyi alakayı gösteriyoruz. Suriye'nin kuzeyinde tek katlı briket evler yapıyoruz. Bu briket evler öyle bir ateşleme meydana getirdi ki, bazı ülkeler 'Bize bir proje sunun, tek katlı değil iki katlı, üç katlı konutlar yapalım' diyor. Şimdi bunun çalışması içindeyiz. Biz o merhametsizliği yapamayız."