Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi yemek dağıtım şirketi işçilerinin asıl işleri dışında her işi yaptıklarını fakat hiçbir haklarının olmadığını, hak arama çabalarının da işten atılma tehdidiyle bastırıldığını, diyekonustu.com Genel Yayın Yönetmeni ve Gazete Gerçek Yazıişleri Müdürü Tolga Birgücü'ne açıklayan şirket işçileri, dün yayınlanan haber üzerine bu kez de hastane yönetimince sorguya alındı.

Ölenleri bile yemek işçilerine taşıttılar

soL Portal'da yer alan habere göre, 2008 yılından bu yana şirkete hizmet veren ve şartnameleri değişen yemek şirketi işçileri, daha önceki dönemde işlerini kaybetmemek için yemek dağıtım işinin yanı sıra kan alma, hasta taşıma, hasta temizliği ve hatta ex taşıma işlemleri yapmak zorunda kaldıklarını anlattılar.

Covid-19’da çok yüksek riskli kentler arasındaki Samsun’un en çok vaka gelen hastanelerden biri olan Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Covid-19’lu hastalarla birebir temaslı olan işçilerden bazıları da koronavirüse yakalanarak tedavi gördü. İşçilerse kadro ve özlük haklarını istiyor.

‘Biz insan değil miyiz?’

100’e yakın şirket işçisi arasında birçoğunun Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Covid-19’a yakalandığını söyleyen işçiler “Şu anda pandemi döneminde hemşire ve doktordan çok hastanın odasına giriyoruz. Toplumda herkes sağlıkçı diye bağırıyor ya hani, biz de sağlıkçıyız; neden bizi kimse görmüyor? Biz de risk altındayız, bizim de hayatımız tehlikede, biz insan değil miyiz?” diye yakındı.

‘İşten atılacağı korkusuyla kimse hakkını arayamadı, özlük hakkımız yok’
Yaşadıklarını Tolga Birgücü’ye aktaran bir şirket işçisi, “Bu şirkette, 2008 yılından bu yana çalışıyoruz. Bu tarihten önce de çalışan arkadaşlarımız var. Daha önce temizlik, yemek ve güvenlik hizmetlerinin hepsi tek bir şirkete yani aynı yere bağlıydı. Kurumlar birleşip Kamu Hastaneleri Birliği olunca, bu hizmetleri tek şirkete vermeyelim dediler. Sonra teknik servis, güvenlik, veri hazırlama ve yemekhane gibi bölümlerin hepsini ayırdılar. 2014 yılında şirket ihaleye çıkarken ‘malzemeli hizmet alımı’ diye çıkmış. Biz bu konuda itiraz ettik, tartışmalar yaşandı. Başhekimle ve müdürlerle toplantı yaptık, bize ‘Temizlik neyse siz de osunuz, tüm özlük haklarınız aynı, merak etmeyin’ diye söylendi. Haklarımızı aramak için mahkemeye başvurmak istedik ancak işten atılacağı korkusuyla kimse hakkını arayamadı. İş gücünün yanı sıra, bizler kadro hakkımızı da alamadık. İş yükümüz cidden bu dönem fazla arttı, psikolojik olarak da çökmüş durumdayız. Yani sağlık çalışanıyız ve hastanın olmazsa olmazı yemek ihtiyacını karşılıyoruz ancak özlük haklarımız yok. Sağlık çalışanı olarak görülmüyoruz” diye konuştu.

‘Asgari ücret bile alamıyoruz’

Başka bir çalışansa ise asgari ücretin altında maaş alan işçilerin olduklarını söyleyerek “Burada çalışan insanlar Ocak ayında asgari ücret bile alamadı. 2 bin 320 lira maaş alamadı insanlar. 2 bin 150, 2.280, 2 bin 290 lira alanlar oldu. Vergi dilimine girdiğimizden Eylül ve Ekim aylarından bu yana maaşlarımızda kesinti oluyor. Daha önce idarecilerle toplantı yaptığımızda bu yaşanan problemleri kabul etmediğimizi söyledik.” dedi.

Bir başka işçiyse ameliyathanede bile çalıştırıldığı için dayanamayıp işe gelmeyen arkadaşlarının olduğunu belirterek “Bizi işten atmakla tehdit ettiler, ‘işinize geliyorsa’ dediler. ‘Kapıda kaç kişi var bekleyen’ diyorlar. 2014 yılından sonra işe giren arkadaşlarımızın hepsi hastanede işe girdiğini düşünüyor. Kimse şirkette işe girdiğini bilmiyor. Şartname artık farklı. Şartnamenin içeriğini hiçbirimiz bilmiyoruz. 2019 yılında şartnameyi değiştirmişler, malzeme ve işçilik giderlerini ayırmışlar. Bizim önümüzdeki engelin kalktığını söylüyorlar ama haklarımızı almak adına atılan hiçbir adım yok. Haklarımızı alamıyoruz. Çok zor durumdayız” diye konuştu.

‘2008’den bu yana hasta ve ex taşıdık, kan aldık, narkotik ilaç aldık’

Bir başka çalışansa şunları söyledi:

“2008 yılından bu yana hasta taşıdık, kan aldık, narkotik ilaç aldık, hastanın altını aldık, temizledik, ex taşıdık, yani tüm işleri yaptık biz. Sadece yemek işi yapmadık. Bir ay yemekte çalıştıysak, 2-3 ay temizlikte çalıştık. Şartnameyi imzalamak zorundasın, işine devam etmek, evine ekmek götürmek zorundasın, mecburen imzalıyorsun. Sağlık çalışanı olarak görülüyoruz ancak hiçbir hakka sahip değiliz. Başımıza bir iş geldiğini varsayarsak, rapor aldın aldın yoksa ücretsiz izne çıkıyorsun. Raporun da belli bir ücretini yatırıyorlar yani oradan da kesiyorlar. Ama personeller hiçbir şekilde maaş kesintisine uğramadı. Esnek çalışmaya her türlü uydular. Ek ödemeleri desen zaten aldı başını gidiyor. Aynı çatı altında çalışıyoruz ancak haklarımız aynı değil. Şu anda temizlik personeli bile günde en fazla 2 defa giriyor odaya. Odanın önündeki bankoya hastanın ilacını bırakıp kaçıyor. Ama biz hastanın önüne yemeğini bırakıyoruz. Hastanın serumu vitamini takılıysa bakıyor, kontrol ediyoruz. Masasına koyuyoruz tepsisini, suyunu, ekmeğini açıyoruz. Yaşlı oluyor; yiyemeyince tekrar gidip kontrol ediyoruz. Kahvaltısını, ara öğününü, yemeğini ben veriyorum ama hiçbir haktan yararlanamıyoruz.”

14 yıldır aynı yerde çalıştığını ifade eden bir işçi “Neden halen bizimle ilgili bir çalışma yapılmıyor, sesimiz duyulmuyor. Hiçbir yerden olumlu cevap alamıyoruz. Tüm girişimlerimiz boş çıktı. Sağlık Bakanlığı’na, CİMER’e yazı yazdık. Problemlerimiz çözülmedi. İşten atılacağımız korkusuyla hiçbir sendikaya da üye olamıyoruz.” dedi.

Hak arayan işçiler tek tek sorgulandı

İşçilerin kadro talebinin Birgücü’nün 'Ölü bile taşıttılar' başlıklı dünkü haberiyle gündeme getirilmesi üzerine hastane yönetiminin harekete geçerek şirket işçilerini dün tek tek sorguya çektiği aktarıldı. Buna göre işçiler, hastane yönetimi tarafından söz konusu problemleri neden gündeme getirdikleri yönünde sorgulanarak tutanak tutulup işten atılmakla tehdit edildi.