Sözcü yazarı Emin Çölaşan, bugünkü köşe yazısında ismini ve görevini belirtmediği Suriyeli bir kişiden mektup aldığını, bir Türk kamu görevlisi tarafından yazıldığını ve iki gün önce kendisine ulaştığını belirterek okurlarına sundu.

 

"Bu ibret belgesini dikkatle okumanızı rica ediyorum…" Çölaşan, "Başımıza kendi ellerimizle açtığımız bir belanın, Suriye macerası belasının hiç değilse küçücük bir bölümüyle birlikte, ödediğimiz vergilerin nerelere harcandığını da görmüş olacaksınız!" diye yazdı.

 

İşte Çölaşan'ın okuyucularına aktardığı o mektup:

 

“Çok değerli saygıdeğer hocam, Suriye sınırı ve iç kesimleri gazetelerde ve yandaş medyada yazıldığı gibi güllük gülistanlık değil.

Burası tam bir Bermuda şeytan üçgeni. Yani tam bir karmaşa var. Kimin kimden talimat aldığı, amaçları ve neden savaştıkları kimse tarafından bilinmiyor.

Burada 30'a yakın etnik ve fanatik aşırı İslamcı örgütler var. En büyükleri Sultan Murat tümeni. Türkmenler ve çoğu Araplardan oluşuyor. Aşırı İslamcı fanatik, sivilleri katleden ve para karşılığında kundaklama yapan bir grup.

Feylak El Şam 2014 yılında 15'e yakın irili ufaklı örgütler tarafından kuruldu. Müslüman Kardeşlere sempati duyan fanatik bir örgüt.

Ahrar El Şarkiye, Nusra cephesine bağlı. 2016 da kuruldu. Emir komuta yok.

Mahkûmlardan, hırsızlardan ve her türlü kanunsuz kişilerden oluşuyor. Bazen birbirleriyle de savaşıyorlar.

Ceys El Vatani ilk kurulan örgütlerden ve en büyük olanlardan biri.

Cerablus, Azez, Elbab, Kamışlı, Afrin, İdlib, Menbiç ve Rasulayn bölgelerinde görev yapıyorlar. Bunların tamamı rüşvet, hırsızlık, yağma ve talandan geçinen İslamcı, cihatçı ve radikal örgütler olarak çalışıyor.

★★★

Bir çoğunun kolları jiletlenmiş. Çizik çizik. Hap ve uyuşturucu kullanan psikopat tipler var. Bunların bir çoğu daha önceden El Kaide ve El Nusra'da görev yapmış unsurlar.

Bunların tamamı talimat kabul etmeyen, başına buyruk, sadece rüşvet, yağma ve hırsızlık için gelen, hayatlarında hiçbir beklentileri olmayan başı boş, pimi çekilmiş tehlikeli el bombaları.

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO).

İçlerinde Suriye ordusunda bulunmuş askerler, Yemenli, Katarlı, Tunuslu, Kuveytli ve Türk vatandaşları ile birlikte Suudi Arabistanlı, Alman, Fransız ve tüm Arap ülkelerinden gelenler var.

★★★

Şimdi şuna lütfen dikkat ediniz, bunların tüm maaşları, ikmal, lojistik, silah, araç gereç ve giyimleri ülkemiz tarafından karşılanıyor.

Bunlar 2.500 ile 3.000 lira maaş alıyor.

Buradaki PTT şubesinde maaşlarını az buldukları için çok zaman sorun ve problem çıkarıyorlar.

Bunun yanında imamlar gibi tüm kamu görevlilerinin maaşları da ülkemiz tarafından karşılanıyor.

★★★

Bundan birkaç ay önce canlı yakalanan beş Esad askerini bunlar işkence yaparak öldürmek üzere iken teslim aldık ve bizler tarafından tüm ihtiyaçları karşılandıktan sonra Suriye ordusuna teslim edildiler.

Suriyeli rejim askerleri ile yaptığımız görüşmeler neticesinde onlara şu talimat verilmiş olduğunu gördük…

Hiçbir şekilde asla bir Türk askerine ateş edip karşılık vermeyeceksiniz. Onlar bizim kardeşimiz ve akrabamızdır. Bizim Türk askeri ve vatandaşı ile sorunumuz yoktur. Türk askerine ateş edenin cezası ölümdür.

★★★

Burada Suriye sınırları içinde ve dış kesimlerinde tüm fanatik örgüt elamanı sayısı binlerce ve katılımlar her gün çok sayıda devam ediyor.

Kesin olan bir şey var, o da yarın bir başkası daha fazla para verdiği zaman kesinlikle bize karşı kurşun sıkacaklardır.

Bunlar aşırı fanatik İslamcı, hırsız, yağmacı ve rüşvetçi bir militan grubu. Bunlarda vatan, millet, bayrak, üniforma kavramı kesinlikle yok.

Yani para hariç amaç ve beklentileri hiç yok. Ama yarın bu gerçekler ortaya çıktığında iş işten geçmiş olacak.

★★★

Kendi çıkarları için birbirlerine bile silah kullanan birilerinin yarın maaşları kesildiğinde veya istediklerini alamadıkları takdirde neler olacağını bilmek için çok akıllı olmaya gerek yok.

Şimdi buradaki örgüt mensupları, gönüllü olarak iki-üç bin dolar maaş ve vatandaşlık sözü ile Libya'ya gitmek isteyenlerden bir grup oluşturmaya çalışıyorlar. Sonrasını düşünmek bile tehlikeli.

Sayın hocam ortada bir sürü çok tehlikeli ve aşırı fanatik gruplar var. Emir ve talimat bilmeyen hırsız, yağmacı, rüşvetçi, kadın çocuk demeden insanları öldüren bu canilerden ileride neler olur bilinmez ama biz çok iyi biliyoruz.

Umarım ileride biz yanılırız.

Bizler memleket ve bayrak sevdalısı, vatan ve ülkemiz için tereddüt etmeden canımızı verebilecek kınalı kuzularız. Aramızda nice gazi arkadaşlar var.

Mustafa Kemal'in askerleriyiz.

Suriye'de bu militanların güçlenmesi ve bizdeki askerlik sisteminin DNA'sının bozulması tesadüf değil.

Saygılarımla.”