GERÇEK GÜNDEM - SAMİ MENTEŞ

Türkiye’nin ana gündem maddesi ekonomi…

AKP’nin ekonomide attığı adımlar, anlattıkları tablodan çok uzak sonuçlara neden oluyor. Döviz kurunun yükselmesiyle birlikte, ‘yeni ekonomik model’ uyguladıklarını açıklayan AKP’li yetkililer, yakın zamanda modelin olumlu sonuçlarının görüleceğini söylemişti…

YENİ YILIN İLK İKİ HAFTASINDA 401 BİN YENİ İCRA DOSYASI: DERDEST DOSYA SAYISI 22 MİLYON

Ulusal Yargı Ağı (UYAP) üzerinden alınan verilere göre bu yılın ilk iki haftasında icra ve iflas dairelerine toplam 401 bin yeni dosya geldi. 323 bin dosya ise sonuçlandırıldı.

İcra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı yılın ilk iki haftasında 76 bin adet artarak 14 Ocak itibariyle 22 milyon 647 bin adet oldu.

SEFALET ENDEKSİ SON 20 YILIN REKORUNU KIRDI

Enflasyon ve işsizlik oranlarının toplamıyla hesaplanan sefalet endeksi son 20 yılın zirvesine çıktı. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre; işsizlik yüzde 11,2 enflasyon ise yüzde 36,08…

Bu rakamlara göre sefalet endeksi hesaplandığı dahi; endeks gecen yıl sonunda 47,28’le son 20 yılın en yüksek noktasına çıktı.

DIŞ TİCARETTE UCUZA SATIP PAHALIYA ALMA DÖNEMİ BAŞLADI

Dünyada emtia fiyatlarındaki artışla birlikte Türk Lirası’nın değerinin azaltılıp, dolayısıyla emeğin de ucuzlatılmasıyla ihracatı arttırma politikası devreye sokuldu.

Ancak bu politika, beklenileni vermedi.

CHP’nin Grup Danışmanı Önder Doğan’ın hazırladığı haftalık ekonomi raporuna göre; Türkiye dış ticarette pahalıya alıp, ucuza satan ülke konumuna geldi.

Kasım 2021 sonu itibariyle son bir yılda Türkiye’nin ihracat birim fiyatları bir önceki yıla göre yüzde 9,7, buna karşılık ithalat birim fiyatları yüzde 29,3 oranında arttı. Dolayısıyla dış ticaret fiyat haddi Türkiye’nin aleyhine yüzde 15,1 oranında azaldı. Diğer bir ifadeyle Türkiye’nin ihracat birim fiyatı 94,5’ten 103,7’ye yükselirken, ithalat birim fiyatları ise 98,3’ten 127,1’e çıktı.

Dış ticaret fiyat haddindeki bu gelişme, Türk lirası tarihinin en büyük değer kayıplarından birini yaşarken, Kasım ve Aralık aylarındaki dış ticaret açığının büyümesinin nedenini açıklıyor.

MERKEZ’İN KASASINDA SON DURUM

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, faiz indirme mesajlarıyla orantılı şekilde Merkez Bankası Başkanının değiştirilmesi, kurumun bağımsızlığına gölge düşürdü.

Merkez Bankası yönetiminin hükümetin mesajlarıyla paralel şekilde hareket etmesi, ülkedeki ekonomik temelleri zayıflatan unsurlardan birisi oldu.

Bu siyasi tutumun Türk lirasının değerinde yarattığı büyük aşınmaya, gerek döviz piyasalarına açıkça müdahale edilerek, gerekse de Merkez Bankası – Hazine – Kamu Bankaları üçgeni kullanılarak arka kapıdan döviz satarak önlemeye çalışmanın Merkez Bankası rezervleri üzerindeki olumsuz etkisi sürüyor.

Merkez Bankasının bir süredir eksi durumda olan net rezervleri tarihi düşük noktayla geriledi.

NET REZERV GİDEREK ERİYOR: -56,9 MİLYAR DOLAR

Merkez Bankasının, brüt rezervi (altın + döviz); 31 Aralık 2021 – 7 Ocak 2022 tarihleri arasında 1,6 milyar dolar daha azalarak 109,4 milyar dolara kadar geriledi. CHP Grup Danışmanı Önder Doğan hazırladığı raporda, söz konusu tabloyla ilgili “Kur korumalı mevduatla döviz rezervi artırma politikası şimdilik bir işe yaramamış gözüküyor” notunu düştü.

Merkez Bankası’nın borçlarının çıkarılarak hesaplandığı net rezervde ise düşüş sürüyor. Bankanın net rezervi 535 milyon dolar daha azalarak eksi (-) 56,3 milyar dolardan -56,9 milyar dolara geriledi. Net rezervde ise iki haftada 18,2 milyar dolarlık azalma oldu.

Yani; Merkez Bankası’nın net rezervinin 0 olması için önce kasaya 56,7 milyar dolar koymak gerekiyor.

KREDİ FAİZLERİ YÜKSELİYOR

Merkez Bankası’nın faizlerde yaptığı indirim, vatandaşların kullandığı ihtiyaç kredilerine yansımadı. Kredi faizleri, iktidarın 20 Aralık’ta yaptığı örtülü faiz artırımının da etkisiyle artmaya devam ediyor.

Tüketici kredilerinin (ihtiyaç) faizi 2,14 puan daha artarak yüzde 31,69’a yükseldiği haftada ticari kredi faizleri ise 1,4 puan artarak yüzde 25,77’ye çıktı.

Merkez Bankasının çeşitli yollardan bankalara verdiği paranın (14 Ocak’ta 369 milyar lira) ağırlıklı ortalama faizi de yüzde 14 oldu.

AKP DÖNEMİNDE DIŞ BORÇLAR İÇİN 195,6 MİLYAR DOLAR FAİZ ÖDENDİ

Her fırsatta faize karşı olduğunu söyleyen AKP hükümetinin dış borçlar için yaptığı faiz ödemeleri yükseliyor.

AKP Döneminde Türkiye dış borçları için toplam 195,6 milyar dolar faiz ödemesinde bulundu. Bu ödemenin 90,5 milyar dolarını Devlet, 105,1 milyar dolarını ise özel sektör ve bankalar yaptı.

UZUN VADELİ BORÇ BULUNAMIYOR

2017, 2018, 2019 ve 2020 yılından sonra Türkiye 2021 yılında da geri ödemesini yaptığı uzun vadeli dış borç anaparası kadar yeni uzun vadeli dış borç bulamadı. Kısa vadeli dış borçlanmayla uzun vadeli dış borcunu ödedi.

Geçen yıl ocak kasım döneminde kamu ve özel sektör toplam 57,5 milyar dolarlık uzun vadeli dış borç anapara ödemesi yaparken, aynı vadedeki borçlanmaları ise 45,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Dolayısıyla Türkiye bu dönemde uzun vadeli dış borçlanmada 11,9 milyar dolar net dış borç ödeyicisi oldu.

Merkez Bankasının verileri, uzun vadeli borçlanmalarda yapılan bu net ödemenin kısa vadeli dış borçlar artırılarak sağlandığını gösteriyor. Geçen yıl ocak-ekim döneminde kısa vadeli dış borçlar net olarak 11,3 milyar dolar arttı.

Haliyle, Türkiye gibi kendi tasarrufları yatırım harcamalarına yetmeyen ülkelerin, dış borçlanma gereksinimini kısa vadeli borçlanmalarla karşılamak zorunda kalması, ülkenin dış şoklara karşı kırılganlığını artırıyor.

AKP’nin her olayda aradığı ‘dış güçler’, AKP’nin kötü ekonomi yönetimiyle AKP eliyle ülkeye sokulmuş oldu.

YABANCILARIN ÇIKIŞI SÜRÜYOR: BANKALARDAN SWAP HAMLESİ

Yabancı yatırımcılar Türk lirası enstrümanlara yaptıkları yatırımları azaltmaya devam ediyor.

Kur ve fiyat hareketlerinden arındırıldığında 2022 yılının ilk haftasında yabancı yatırımcılar net olarak 143 milyon dolarlık hisse senedi, 71,6 milyon dolarlık (net) devlet iç̧ borçlanma kağıdı sattılar.

Yabancı bankalar Türkiye’deki bankalardan olan swap alacaklarını ise 1,5 milyar dolar azaltarak 2 milyar dolara indirdiler.

Yabancıların Türkiye’deki hisse senedi, iç̧ borçlanma kâğıdı, banka mevduatı ve swaplardan oluşan sıcak para stoku hem net çıkış̧ hem de Türk lirasının değer kaybetmeye devam etmesi yüzünden 31 Aralık 7 Ocak haftasında, 1,3 milyar dolar azalarak 53,5 milyar dolara geriledi.

Yabancı yatırımcıların 7 Ocak itibariyle Türkiye’deki portföylerinin 18,9 milyar dolarlık kısmı hisse senedi, 4,6 milyar dolarlık kısmı kamu ve özel sektör borçlanma kâğıdı ve repo, 28,1 milyar dolarlık kısmı döviz ve TL mevduatlarından 2 milyar doları da swap alacaklarından oluşuyor.