Sözcü yazarı Çiğdem Toker, Aydın'da yapılması planlanan şehir hastanesinin bütçesinin 931 milyon 992 bin TL olarak planlanan bütçesinin ihalede 1 milyar 360 milyon 970 bin TL'ye çıktığını yazdı. 

Bu ihalelerdeki artışın 'kur farkı' ile açıklandığını belirten Toker, "Bu ülkede gelir dağılımının, bütçenin, vergilerin; “milletin cebinden” dövize ayarlı garantili şehir hastanelerinden ne kadar ürkütücü bir zarara girdiğini, son ihaleler bir kez daha gösterdi. Nerede milyar dolarla ifade edilen, üstüne 25 yıl hizmet bedeli ödenen hastaneler, nerede 1 milyar TL'ye ihale edilen hastaneler. Şüphe yok ki inşaat süresi 2 yıl olarak planlanan bu hastanelerde de maliyet 1 milyar liralarla sınırlı kalmayacak. Enflasyonla, kur artışıyla bu bedeller tırmanacak. Ama böyle olduğunda bile 11'i açılmış KÖİ modelli şehir hastanelerinin 2043 yılına sarkacak devasa yüküyle kıyas kabul etmiyor" diye yazdı. 

Çiğdem Toker'in Sözcü'deki "Yeni hastane ihaleleri ne söylüyor?" başlıklı yazısı şöyle:

Samsun ve Antalya'nın ardından, pazarlık (21/b) usulü ile yapılmasına karar verilen üçüncü şehir hastanesi haberi Aydın'dan geldi. Sağlık Bakanlığı, Aydın'da 950 yataklı şehir hastanesi için yaptığı pazarlık usulü ihaleye 7 firma/firma ortaklığı davet etti.

En düşük teklif Kolin İnşaat+Zey Yapı ortaklığından gelmiş görünüyor: 976 milyon 424 bin TL.

Son haftalarda yapılan 21/b ihalelerinde görmeye başladığımız yüksek maliyet artışı olgusu Aydın Şehir Hastanesi'nde de karşımıza çıktı. Altında Cumhurbaşkanı'nın imzası bulunan yatırım programındaki proje için ayrılmış bütçeyle, o iş için yapılan ihaledeki bedeller arasında büyük farklar oluşuyor.

Aydın Şehir Hastanesi'nin bütçesi 2020 Yatırım Programı'nda 931 milyon 992 bin 475 TL'ydi. (12 Şubat 2020 tarihli Resmi Gazete)

Hastane için 2 gün önce yapılan ihaledeki yaklaşık maliyet ise: 1 milyar 360 milyon 970 bin 290 TL.

Şubat ayından bugüne kadar geçen 7 ay içinde hastane maliyetinde yüzde 40'ın üzerinde artış gerçekleşmiş. Ama önemi yok (!) Cumhurbaşkanlığı kararında kur artışlarının kendiliğinden uygulanacağı maddesi mevcut nasılsa.

Bu köşenin düzenli okurları geçen hafta yazdığım elektrik iletim hattı ihalesinde en düşük teklifi veren Kolin'in, yaklaşık maliyetteki artışın, kur artışından kaynaklandığına dair açıklamasını anımsayacaktır. Belli ki burada da benzer bir durum var.

Zaten ne kadar ilginç bir rastlantı ki, yine bir 21/b'yle yapılan Aydın Şehir Hastanesi ihalesinde de en düşük teklif Kolin+Zey Yapı ortaklığından geldi.

Bu hastanelere “şehir hastanesi” demek, kamu özel işbirliği (KÖİ) modelinden kalan bir alışkanlık. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu ifadeyi sevmesi nedeniyle sürüyor olmalı. Yoksa 21/b ile yapılan (ve arkası gelecek olan) bu hastaneler, bütçeden finanse edilecek, bildiğiniz devlet hastanesi aslında.

Yeri gelmişken tekrar vurgulayalım. Bu ülkede gelir dağılımının, bütçenin, vergilerin; “milletin cebinden” dövize ayarlı garantili şehir hastanelerinden ne kadar ürkütücü bir zarara girdiğini, son ihaleler bir kez daha gösterdi. Nerede milyar dolarla ifade edilen, üstüne 25 yıl hizmet bedeli ödenen hastaneler, nerede 1 milyar TL'ye ihale edilen hastaneler.

Şüphe yok ki inşaat süresi 2 yıl olarak planlanan bu hastanelerde de maliyet 1 milyar liralarla sınırlı kalmayacak. Enflasyonla, kur artışıyla bu bedeller tırmanacak. Ama böyle olduğunda bile 11'i açılmış KÖİ modelli şehir hastanelerinin 2043 yılına sarkacak devasa yüküyle kıyas kabul etmiyor.

“Milletin cebinden.”