Sivas’ın Koyulhisar ile Suşehri arasında bulunan ve yaklaşık 10 yıl önce yapılan Bereket HES’in (Hidro elektrik santral) önceki gün gece saatlerinde ana su borusu patladı. Kanalın patlaması sonucu karayolu su altında kaldı. Patlama sırasında yoldan geçen 1 kamyon ve 1 otomobil suya kapılarak sürüklendi.

Olayda devrilen otomobildeki 5 kişi ile kamyon sürücüsü yaralandı. Kısa sürede yapılan müdahale sonrası araçlarıyla birlikte suya kapılan kamyonet şoförü Müslüm Çelik ile otomobildeki aynı aileden sürücü Ensar, Nusret, Aydanur, Nafiye ve Ezgi Kula kurtarıldı.

Yaralılar olay yerine gelen ambulanslarla Suşehri Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılarından Aydanur ile Nusret Kula hastanedeki ilk müdahalelerinin ardından tedbir amaçlı Sivas’a sevk edildi. Patlama sonrası D-100 Karayolu, sel sularının getirdiği çamur ve kaya parçaları nedeniyle gece boyunca tamamen trafiğe kapandı. Bölgede Karayolları ile Suşehri ve Koyulhisar belediyelerine bağlı ekipler de yol açma çalışmalarını gece boyunca sürdürdü. Çalışmalar sabaha kadar devam etti.

ÖNLEM ALINMAMIŞ

Ancak yaşananların altından ‘ihmal’ çıktı. Divriği gazetesinin haberine göre, Koyulhisar HES, yapımından 3-4 yıl sonra su sızdırmaya başladı. Sızan suyun, Bereket HES’in Ana İsale Hattı çevresine yayıldığı tespit edildi. Dönemin CHP Koyulhisar Belediyesi Meclis Üyesi Yaşar Furtana, hem Cumhuriyet Savcılığı’na hem de Koyulhisar Kaymakamlığı’na durumu bildirdi. Ancak gereken önlem alınmadı ve dilekçe işleme konmayarak, geri çevrildi. Her iki kurum da dilekçeye, “Kovuşturmaya gerek yok” yanıtını verdi.

HES kanalının patlamasıyla ilgili adli ve idari yönden inceleme başlatılırken, suç duyurusu işleme konmayan Furtana, BirGün’e konuştu: “Bu kanal 2007 yılında yapıldı. 2009’da bizim mahallemizde kanalda sızıntı meydana geldi ve tedbir amaçlı mahallemizi boşalttılar. Suç duyurusunda bulundum, takipsizlik kararı verildi. Şikâyetlerimize çözüm bulmadılar. Şikâyetçi olduğumdan bu yana 10 sene geçti. Bu on senede ara ara sızıntılar meydana geliyordu. Bu sızıntıları geçici yöntemlerle kontrol altına alabiliyorlardı fakat hiçbir yetkili kalıcı olarak bir çözüm üretmedi. Şu an üç mahalle tehdit altında. Üstelik bu bölge 1. derece deprem bölgesi. Birçok mahalleli topraklarını kaybetmiş durumda. Muhtemelen tadilata başlarlar fakat yine patlar. Kalıcı çözümler üretmek için can kaybı mı gerekiyor?”