Kesin Bilgi: Altın, Borsa ve Döviz Ne Olacak?
Bakınız efendim, ekonomi dediğiniz şey aslında bir illüzyon sanatı. Bir nevi modern zaman falcılığıdır. Bir yanda bitmek bilmeyen grafikler, öte yanda "piyasa yapıcılar" denilen o gizemli, yüzü olmayan ruhlar topluluğu...
Ama en mühimi, ekonomi yorumcularının her kapıyı açan o sihirli maymuncuk dilidir. Şimdi size altın, döviz, borsa ve faiz dörtgeninde nasıl her daim haklı çıkılacağını, o meşhur "analist" ciddiyetiyle ama aslında tam bir tantanayla anlatayım da kulağınıza küpe olsun.
Borsa
Şu borsa denilen mecra, tam bir "cambaza bak" oyunudur. Eğer endeks yükseliyorsa "Yabancı girişi var, piyasa yeni hikaye satın alıyor" diyerek boynumuzu dik tutarız. Peki, ya borsa küt diye düşerse? Hemen hazır cevabımız yapıştırılır: "Bu bir düşüş değil, sağlıklı bir kar realizasyonu ve küçük yatırımcıyı silkeleme operasyonudur."
Teknik analiz dediğimiz o renkli çizgiler ise en büyük sığınağımızdır. Grafiğin üzerine üç beş tane ters takla atan çizgi çizer, "Omuz baş omuz yaptı, eğer destek kırılırsa aşağı, kırılmazsa yukarı gider" deriz. Yani borsa ya çıkacaktır ya inecektir; biz her iki ihtimali de aynı cümlede söylediğimiz için, ne yöne giderse gitsin akşamına "Sabahki yayınımda uyardığım gibi..." diye söze başlama hakkını kendimizde buluruz. Endeks yerinde sayarsa da "Piyasa konsolide oluyor, güç topluyor" diyerek durumu kurtarmak boynumuzun borcudur.
Altın
Altın dediğimiz bu sarı metal, adeta mahallenin en kaprisli, ne yapacağı belli olmayan şahsiyeti gibidir. Şimdi, eğer Fed faizleri indirirse altın fırlar, bu zaten bizim ana mottomuzdur. Ama diyelim ki Fed faiz indirmedi, o zaman da hemen vites değiştirir; "Küresel belirsizlikler ve güvenli liman algısı devreye girdi" diyerek yükselişi yine bir yerlere bağlarız.
Peki ya altın düşerse? Efendim o düşüş kesinlikle kalıcı değildir, sadece "fırsat maliyeti düzeltmesi"dir. "Ons fiyatı 4bin 500 doların üzerinde kalırsa hedef 5 bin, kalmazsa 4 bin 300’e kadar sarkabilir" dediğimiz an, aslında hiçbir şey söylememiş olmanın verdiği o muazzam huzurla koltuğumuza yaslanırız. Her halükarda altın aslında yükselme eğilimindedir ama bazen sadece "nefeslenmek" ister.
Döviz
Dolar ve euro cephesinde işler daha da şenlikli, tam bir orta oyunudur. Eğer kur yükselirse "Küresel konjonktür, dolar endeksinin güçlenmesi ve iç dinamiklerin kaçınılmaz baskısı" der, faturayı dünyaya keseriz. Kur düşerse de "Merkez Bankası’nın rasyonel adımları ve piyasanın kurumsallaşma çabası" diyerek manşetleri süsleriz.
Ama kur yerinde sayarsa, işte o zaman dehamız gerçek anlamda konuşur: "Piyasa şu an bir yön arayışında, bu sessizlik aslında fırtına öncesi sessizliktir" der, milleti inceden bir evhamın içine sürükleriz. Doların ateşi çıksa da sönse de, bizim öngörülerimiz her zaman o ateşin derecesini önceden termometreyle ölçmüş gibi servis edilir. "Dolar sene sonu 50 lira olacak" dersin, olmazsa "Beklentimiz ötelenmiştir, rasyonalite gecikmiştir" der, işin içinden sıyrılırsın.
Faiz ve Tahvil
Faiz ve tahvil konusunda ise tam bir "denge" ustası olmak icap eder. Faiz artarsa "Enflasyon canavarıyla mücadelede acı ama gerekli reçete" diye methiyeler düzeriz. Faiz düşerse bu sefer "Üretim ve büyüme odaklı yeni ekonomik vizyon" diye alkış tutarız. Hazine bonosu ve tahvillere gelince; yabancı girişi varsa "Uluslararası sermaye bize güveniyor", yabancı kaçıyorsa "Sıcak paranın tasfiyesi, bünyenin sağlıklı bir şekilde arınmasıdır" diye kılıf uydururuz. Tahvil faizleri yükseldiğinde "Getiri arayışı ön planda", düştüğünde "Likidite bolluğu piyasayı fonluyor" diyerek her türlü senaryoda masadan şampiyon olarak ayrılırız.
Hep haklı, daima haklı
Netice itibarıyla azizim, ekonomi yorumcusu dediğin, yağmur yağarken "Şemsiyenizi yanınıza alın" diyen, güneş açtığında ise "Ben zaten bulutların dağılacağını o sabahki tweetimde imalıca belirtmiştim" diyebilen pişkin kişidir. Önemli olan rakamların kendisi değil, o rakamların arasına ne kadar "belirsizlik" sosu serpiştirdiğindir.
Eğer bir öngörün tutmazsa, suç asla senin analizinde değildir; ya "beklenmedik bir jeopolitik risk" çıkmıştır ya da "piyasa mantıksız davranıyordur". Ama eğer tutarsa, işte o zaman senin gibi bir dehanın, bu "piyasa kurdu"nun bunu bilmemesi zaten eşyanın tabiatına aykırıdır. Yani efendim; borsa çökse de bizde, uçsa da bizdedir. Altın kararsa da “biz uyardık” , parlasa da “biz bildik”dir. Ekonomi böyle bir illüzyondur, biz de bu sirkte her zaman doğru ipte yürüdüğünü iddia eden ama aslında ipten hiç inmeyen cambazlarız.