'İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' Davasında İkinci Gün: İmamoğlu İlk Kez Söz Aldı
‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ne ilişkin davada 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılanmasına ilk duruşmanın ikinci oturumu bugün başladı. Duruşma öncesi İmamoğlu, kürsü ile arasına sandalye koyulmasına tepki gösterdi. Kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasının ardından Ekrem İmamoğlu ilk kez söz alarak konuşma gerçekleştirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
İKİNCİ OTURUM BUGÜN GÖRÜLECEK
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının ikinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülecek. 402 sanığın yargılanacağı duruşmada bugün kimlik tespitlerinin yapılması ve iddianame özetinin okunması öngörülüyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.
KİMLİK TESPİTİ YAPILACAK
Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın ikinci oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülecek. Duruşmada kimlik tespitlerinin yapılması ve iddianame özetinin okunması öngörülüyor.
DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK
Mahkeme başkanının talimatıyla duruşma salonunun kapısında avukatlara kimlik kontrolü yapılması gerginliğe yol açtı. Avukatlar bu durumun avukatlık kanununa aykırı olduğunu söylerken İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu heyetle görüşmesinin ardından avukatların kimlik kontrolü yerine sözlü beyanla duruşmaya girebileceğine karar verildi. Avukatlar salona girdi.

MAHKEME BAŞKANI İLE İMAMOĞLU ARASINDA GERİLİM
İmamoğlu getirildikten sonra jandarma, kürsüye gitmesini engellemek amacıyla önüne sandalye koydu. İmamoğlu ise, “Ağzımı bantla mı kapatacaksınız, kimin önünü kesiyorsunuz? Hakim gelecek, neden koyduğunu söyleyecek. Ayaktayım, oturmuyorum. Böyle bir düzen yok. Hakim bey bunu yapmanız yüz karasıdır. Alnınıza yapıştı” dedi. Mahkeme başkanı ise, “O sizin takdiriniz” ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine İmamoğlu, “Kimden talimat aldınız?” diye sordu. Başkan ise, “Biz kimseden talimat almadık” dedi. İmamoğlu da, “Hakimlik yapacaksanız, yüce Türk yargısını temsil edecekseniz bizim de hakkımızı savunmak zorundasınız. Ben sizi de korumaya geldim” dedi. Mahkeme Başkanı, “Gereksiz polemiklere girmeyelim Ekrem Bey, benim sizin korumanıza ihtiyacım yok”dedi. İmamoğlu, mahkeme başkanına “Neden korkuyorsunuz, ben belki avukatıma sesleneceğim, niye almıyorsunuz?” diye sordu. Başkan ise, “Burası sizin avukatınıza sesleneceğiniz bir alan değil” dedi.
Bunun üzerine avukatlar slogan atmaya başladı. Mahkeme başkanı ise, “Neden bağırıyorsunuz? Bu kadar bağırınca bir şey değişmiyor, ben sizi duyabiliyorum zaten. Oradaki uygulamanın amacı önceliği vekaleti olan avukatlara tanımaktı. Dün bize vekaleti olan avukatlardan şikayet aldık. Baro başkanıyla görüşüp bu kararımızdan döndük” dedi. Duruşma, tartışmanın ardından saat 11.05 sıralarında kimlik tespitiyle başladı. Kimlik tespitinin bitmesinin ardından iddianame özeti okunmaya başlandı.
MAHKEME EKREM İMAMOĞLU'NA SÖZ VERDİ
Savunmalar başlamadan önce söz alarak kürsüye gelen İmamoğlu, "Cumhuriyet tarihinin en önemli siyasi davalarından birisi. Elbette bir usule karar vereceksiniz ve kararı uygulayacaksınız. Bir listeden bahsettiniz. Dün bir bölümü yayınlandı, sonra o kargaşada ekrandan kaldırıldı ve ardından avukatlar bunu bir şekilde temin etti. Bu sizin kararınız ama kararınızı vermeden önce de dinlemeniz gerektiğini düşünüyorum. Bunu yapmadınız, takdiriniz ama burada 'Sizi dinlemiyorum' ya da 'Size söz hakkı vermiyorum' demenizin yüce Türk yargısına uygun olmadığını düşünüyorum. Türk yargısı 'Adalet mülkün temelidir' ise, devletin temeliyse, sizin oradaki bakışınızla buradaki hiçkimse suçlu değil. Buradaki her arkadaşım adına bağımsız, ortada duran, adil davranan ve nihayetinde bir karar vermekle yükümlü olan bir görevi yapıyorsunuz. Kutsal bir görev. 16 milyon İstanbullunun belediye başkanı burada, şu an karşınızda, huzurunuzda. Bana 'Sizin önerinizi dinlemiyorum' demek baştan bu mahkemeye güven sorunu yaratır. Sonuçta sizin orada vereceğiniz karara kim karışabilir. Karar vereceksiniz, diyeceksiniz ki 'Ben böyle karar verdim, böyle bir listeyle yapacağım' Elbette herkes buna riayet gösterecek ya da bir şekilde buradaki düzen işleyecek ama 'İmamoğlu’nu dinlemiyorum, bu önerisini duymak istemiyorum' demeniz size sorun yaratır. Benim burada 10-15 dakikalık talebimi dinlemeniz sizi rahatlatır, heyetinizi rahatlatır. Yoksa benim burada miting yapacak halim yok." diye konuştu.
İmamoğlu sözlerinin devamında, "Bakın ne zorluklardan geliyoruz. 'Asrın yolsuzluğu' denildi bize. Böyle bir arsızlık olur mu, Böyle bir asrın arsızlığı olur mu. Burada ben yöneten komutana karşı sesim yükselsin istemem. Ben jandarma alay komutanlığının yanında, köyde onlarla, onların peşinden terleyerek koşarak, idman yaparak büyüdüm. Askerin kıymetini bilirim. Bu bayrağın kıymetini bilirim. Askerimizin burada bu duruma düşürülmesini benim yüreğim kabul etmiyor. Bu sürecin bütüncül olarak Ekrem İmamoğlu adına hem başlangıçta hem sonrasında çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada hem sizin konuyu iyi idrak edebilmeniz adına Ekrem İmamoğlu’nun yorumuna ihtiyaç duyacağınızı düşünüyorum. Son sözüm şudur. Mübarek Ramazan ayındayız. Benim Ramazan ayında iftara giderken seçimim iptal edildi hem de bu milletin iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanı tarafından, bizzat kendi ağzıyla. Aynı şekilde Ramazan ayında diplomam iptal edildi. Daha sonra Ramazan ayında, daha gün doğmadan sahur sofrasından hemen sonra evim basıldı. Şimdi burada Ramazan ayında duruşma yapıyoruz. Ramazan ayında yaşatılana ve yaşanana bakın. Bu yaptığınız liste yanlıştır, uygulama yanlıştır. Çoklu söz alma hakkımı sizin takdirinize sunuyorum" ifadelerini kullandı.
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Ekrem İmamoğlu'nun sözlerinin tamamlamasının ardından duruşmaya saat 13.30’a kadar ara verildi.
REDDİ HAKİM TALEPLERİ REDDEDİLMİŞTİ
Dün gerçekleştirilen ilk oturumda avukatların taleplerinin alınmasının ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, reddi hakim taleplerinin reddine karar verilmesini istedi.
Mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerinin davayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle geri çevrilmesine karar verdi.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.
Kaynak: İHA