Sezgin Baran Korkmaz hakim karşısına çıkıyor: Davadan önce kritik şirketlerdeki yönetim oyunu

Kara para aklama" suçlamasıyla yargılanan Sezgin Baran Korkmaz, ABD'de hakim karşısına çıkıyor. Korkmaz'ın Türkiye'de el konulmayan şirketlerinde ise yönetim değişiklikleri yaşandı. Korkmaz'ın, Soylu, Fidan, Yılmaz iddiaları hakkında konuşacak mı?

Sezgin Baran Korkmaz hakim karşısına çıkıyor: Davadan önce kritik şirketlerdeki yönetim oyunu

GERÇEK GÜNDEM - FURKAN KARABAY

Avusturya'dan ABD’ye iade edilen SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz’ın, Utah 3. Bölge Mahkemesi Sulh Ceza Mahkemesi'nde "kara para aklamak ve yargıyı engellemek" suçlamasıyla yargılanmasına bugün başlanıyor.

Korkmaz hakkında, 28 Nisan 2021'de, Utah Savcılığı tarafından 15 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. İddianamede Korkmaz'ın, Türkiye ve Lüksemburg'daki banka hesapları aracılığıyla 133 milyon dolar kara para akladığı öne sürülmüştü. Korkmaz’ın, kara para akladığı iddia edilen şirketlerinin Türkiye’deki mevcut durumu ise dikkat çekiciydi.

Şirketlerin durumu, Korkmaz’ın ve avukatlarının neden Türkiye’de yargılanmak istediklerinin göstergesiydi.

“SBK” olarak bilinen Sezgin Baran Korkmaz’ın, hem Türkiye’deki hem de ABD’deki soruşturma sürecinde yaşananlar ise yargılamanın başlayacak olmasıyla yeniden hatırlandı.

SBK’nın, ABD hazinesini dolandırarak 500 milyon doları ülke dışına çıkardığı iddia edilen Kingston Kardeşler’e ait 132 milyon doları Türkiye’de akladığı iddiaları gündeme gelmişti.

AYM ÜYESİ FİDAN VE ADALET BAKAN YARDIMCISI YILMAZ'IN KAÇIŞA YOL AÇAN KARARLARI

SBK ve 8 sanık hakkında İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi, tarafından “Kara para aklama” suçlamasıyla dava açılmıştı. Suç gelirlerini aklama iddiasıyla dava açılan Korkmaz'ın 5 yıla kadar hapsi isteniyordu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 30 Eylül 2020’de SBK’nın da aralarında olduğu 14 kişi hakkında, malvarlıklarına el konulmasını talep etmişti. 10. Sulh Ceza Hâkimliği talebi kabul etmişti, sonrasında ise Korkmaz hakkında yurt dışına çıkış yasağı çıkarılmıştı.

6 Kasım’da ise SBK’nın malvarlıklarına el koyma kararı, şüphelilerin ve şirketlerinin banka hesapları üzerindeki tedbirlerin kaldırılması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talep edilmiş ve aynı gün İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği, Korkmaz hakkındaki tedbir kararını kaldırmıştı. O günlerde tartışmalı kararları alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başında şimdi Anayasa Mahkemesi (AYM) Üyesi İrfan Fidan bulunuyordu. SBK hakkında tartışmalı kararlarda yer alan Fidan’ın vekilliğini yapan Hasan Yılmaz ise şimdilerde Adalet Bakan Yardımcılığı koltuğunda oturuyor.

SOYLU "YURT DIŞINA ÇIK" DEDİĞİ İDDİASI

Öte yandan, Sedat Peker, geçen sene yaptığı ilk açıklamalarda, SBK’nın 4 Aralık'ta İçişleri Bakanlığı'na gittiğini, Bakan Süleyman Soylu’nun da “Hakkında tahkikat yapıldı, yurt dışına çık” dediğini ileri sürmüştü.

Nitekim Sezgin Baran Korkmaz’ın, 5 Aralık’ta yurt dışına kaçtığı ortaya çıkmıştı.

ABD’DEKİ DAVA ÖNCESİ ŞİRKETLERİN YÖNETİMİNDE DEĞİŞİKLİKLER

Sezgin Baran Korkmaz hakkında, Utah Savcılığı tarafından "kara para aklamak ve yargıyı engellemek" suçlamasıyla hazırlanan iddianamede yer alan şirketlerin, yargılama öncesindeki yapıları ise dikkat çekiciydi.

SBK’nın, Kingston Kardeşlerin dolandırdığı milyonlarca doları akladığı iddia edilen şirketler, ABD’deki yargılama öncesinde el değiştirdi. Farklı isimlere devredilen şirketlerin yönetim kurullarında, SBK’ya yakın isimlerin veya kendisine çalışmış kişilerin yer aldığı görüldü.

SBK’nın şirketlerinden biri 1988 yılında kurulan Unico Sigorta’ydı. Unico Sigorta’nın çoğunluk hissesi, Kıraça Holding’in sahibi İnan Kıraç ve “Yanımda büyüdü” dediği Jan Nahum’un 2006 yılında kurdukları Heksagon Mühendislik tarafından 2019’da alındı.

Ancak bunun öncesinde Sezgin Baran Korkmaz’ın sahibi olduğu SBK Holding, Heksagon’un çoğunluk hissesini Nahum’dan satın almıştı. Böylelikle SBK, Unico Sigorta’nın çoğunluğuna sahip hale gelmişti.

ABD’nin ve Türkiye’nin SBK’ya “kara para aklama” soruşturması başlattığı 2019 ve 2020 yıllarında ise Unico Sigorta hakkında herhangi bir işlem yapılmadı. Unico Sigorta’nın yönetiminde olan isim ise SBK’nın yurt dışına kaçtığı sırada, Çağlar Şendil’di.

SBK’NIN GENEL MÜDÜRÜ YİNE SAHNEDE

Gazeteci Barış Pehlivan’ın da gündeme getirdiği Şendil, SBK’nin para kaynağı Mega Varlık’ın da genel müdürlüğü koltuğundaydı. Şendil, Kingston Kardeşlerin, Türkiye’deki resmi ortağı bir nevi ABD’den gönderilen milyon dolarları Türk bankasından çeken kişiydi. Hatta Şendil, 2017’de ABD’ye giden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk Büyükelçiliği’nde Jacob Kingston’la görüşürken de yanındaydı.

Sezgin Baran Korkmaz hakim karşısına çıkıyor: Davadan önce kritik şirketlerdeki yönetim oyunu - Resim : 2

(Jacob Kingston-Sezgin Baran Korkmaz-Tayyip Erdoğan-Çağlar Şendil)

Öte yandan, SBK’nın duruşması öncesinde Unico Sigorta’da son bir yılda yönetimde sürekli değişim yaşandı. SBK’nın, duruşma öncesinde, kara para akladığı iddia edilen şirketlerini kendisine yakın isimlere bırakarak “elden çıkardığı” iddia ediliyordu.

Unico Sigorta, 27 Temmuz 2022 tarihinde resmi bir açıklama yayımladı ve şirketin hakim hissedarı olan Jan Nahum’un, yönetim kurulu başkanlığı koltuğuna oturduğu açıklandı. Yardımcısı ise daha sonra Çağlar Şendil oldu. Yani SBK’nın hakim hissedar olduğu Unico Sigorta, tekrar Jan Nahum’un kontrolüne geçmişti. Tam da SBK’nın ABD’den yargılanmaya başlamasından birkaç ay önce...

"SOYLU ÇAĞIRDI, 45 MİLYON LİRA SİLİNDİ" İDDİASI

Jan Nahum, SBK ile ticari ilişkileri olan bir isimdi. Hatta Nahum, birlikte şirketleri olan İnan Kıraç’ın ortağı olduğu Heksagon’un çoğunluk hissesini SBK’ya satmış ve ikili arasında tartışmalar yaşanmıştı.

Bunun üzerine Sedat Peker, İnan Kıraç’ın SBK’dan şirket hisselerini alabilmek İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu devreye soktuğunu ileri sürmüştü. Peker, Soylu’nun ve Erdoğan’ın araya girmesiyle SBK’nın İnan Kıraç'tan 45 milyon lira alacağının silindiğini iddia etmişti. Kıraç ise bunu yalanlamıştı.

İLAÇ ŞİRKETİNDE DE YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ

Öte yandan SBK’nın, kendisine yakın isimlere devrettiği bir şirketi daha vardı. O şirket, Utah Savcılığı’nın hazırladığı iddianamede de geçen Biofarma İlaç Sanayi idi. Biofarma, SBK’nın yurt dışına kaçtığı günlerde İsviçreli bir şirkete satılmıştı. Ancak Biofarma’nın yönetim kurulu başkan yardımcısı hala Çağlar Şendil’di. Hatta yakın zamanda, Şendil’in görevi 2024 yılına kadar uzatıldı.

SBK’nın yurt dışındayken çeşitli şirketlerle “ticari oyunlara” imza attığı ve ABD’de yargılanacağı duruşma öncesinde şirketlerini, kendisine yakın isimlere göstermelik olarak bıraktığı görülüyordu.

Bu isimlerin merkezinde ise SBK’nın elden çıkardığı şirketlerin yönetiminde olan, SBK’nın para kaynağı Mega Varlık’ı kontrol eden, Kingston’un ABD’den gönderdiği milyon dolarları bankadan çeken Çağlar Şendil’di.

SBK’nın ABD’de hakim karşısına çıkmadan önce, şirketini bıraktığı bir diğer isim de görüldüğü üzere Soylu ve Erdoğan’ı devreye soktuğu iddia edilen İnan Kıraç’ın eski ortağı Jan Nahum’du.

SBK’nın, ABD’deki yargılama sırasında, yurt dışına kaçışına verdikleri kararlarla sebep olan İrfan Fidan ve Hasan Yılmaz, 45 milyon liralık alacağını sildirdiği ve “Hakkında tahkikat yapıldı kaç” dediği iddia edilen Bakan Soylu bir ifade verip vermeyeceği ise merak konusu…

ŞENDİL’İN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Çağlar Şendil’in avukatı İsmail Bostan konuyla ilgili düzeltme metni gönderdi. Bostan, metinde şunları kaydetti:

“Gerçek Gündem isimli internet haber platformunda, 04.10.2022 tarihinde yayımlanan “Sezgin Baran Korkmaz hâkim karşısına çıkıyor: Davadan önce kritik şirketlerdeki yönetim oyunu” başlığı altında yazarı belli olmaksızın okuyucuya sunulan sözde haberde müvekkil Çağlar Şendil hedef alınarak tamamen kurgudan ibaret, asılsız ve habercilik etiğinden uzak birtakım iddialar ortaya atılmıştır. 

Müvekkil Çağlar Şendil ile hiçbir bağlantısı olmayan konularda sözde haberde bütünüyle gerçek dışı ifadelerle adı geçirilerek dayanaksız iddiaların hedefi haline getirilmiştir; müvekkilin birtakım hukuksuz işlemlerle bağlantılı olduğu algısı yaratılmaya çalışılmıştır. 

Sözde haberde “SBK’ nın genel müdürü yine sahnede başlığı altında Gazeteci Barış Pehlivan’ın da gündeme getirdiği Şendil, SBK’nin para kaynağı Mega Varlık’ın da genel müdürlüğü koltuğundaydı. Şendil, Kingston Kardeşlerin, Türkiye’deki resmi ortağı bir nevi ABD’den gönderilen milyon dolarları Türk bankasından çeken kişiydi. Hatta Şendil, 2017’de ABD’ye giden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk Büyükelçiliği’nde Jacob Kingston’la görüşürken de yanındaydı” şeklindeki içerik ile gündeme getirilmeye çalışılan asılsız iddialar doğrudan müvekkilimi hedef alıp, kamuoyunun husumetine maruz bırakmayı hedeflemektedir. 

Müvekkil Çağlar Şendil’in 2015 yılı ve sonrasında üst düzey profesyonel yönetici konumunda görev yaptığı şirketlerin tamamı BDDK, SDDK gibi düzenleyici ve denetleyici kamu kuruluşlarınca yoğun ve hassas olarak denetlenen sektörlerde yer almaktadır. Bu şirketler ayrıca bağımsız denetim yapan kuruluşlar tarafından da denetlenmektedir. Bankalar ve Sigorta Şirketlerince Bağımsız Denetim yapmakla yetkilendirilmiş kuruluşlar yaptıkları denetimlerle esasen bu Düzenleyici ve Denetleyici Kamu Otoritelerine karşı sorumludurlar. Müvekkil Çağlar Şendil’in 2015 yılı ve sonrasında görev yaptığı şirketlerin faaliyetlerinin yasalara ve ilgili mevzuata uygun olduğu denetim raporlarında sabittir. 

Ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında yapılan kapsamlı incelemelerde müvekkil ile ilgili diğer bazı yöneticiler ile birlikte “her ne kadar soruşturma dosyası kapsamında yer alan malen sorumlu şirketlerde kayıtları veya yönetici sıfatları bulunsa da gerçekleştirilen para hareketleri üzerinde eylemleri olmadığı tespit edilmiştir“ denilerek müvekkil ve bir kısım şirket yöneticisi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. 

Benzer biçimce soruşturma kapsamında kolluk kuvvetleri ve başkaca kamu kuruluşlarınca hazırlanan kapsamlı raporlarda müvekkilin görev yaptığı şirketlerin müvekkilin üst düzey yönetici olarak yönetiminde etkin olduğu faaliyet alanlarına ilişkin gerçekleştirilen ticari iş ve işlemlerinin hiçbirinin “para aklama” kapsamında olmadığı, şirketlerin ticari iş ve işlemlerinin faaliyet alanları kapsamında olağan faaliyetler olduğu tespit edilmiştir. 

Müvekkil, %99,6’sına Jacob Kingston’ un sahip olduğu Mega Varlık Yönetim A.Ş ünvanlı ortağı değildir. Kendisi yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle yönetim kurulu üyesi olduğu tarihte yürürlükte olan ticaret kanunu gereği Mega Varlık Yönetim A.Ş’ de 1 adet hisse sahibidir. Bu durum dahi sözde haber içeriğinde algı yaratmak amaçlı ve yanıltıcı biçimde müvekkilin Jacob Kingston’ un ortağı olduğu şeklinde yansıtılmıştır. Ayrıca müvekkilin geriye dönük olarak yapılan tüm bankalar nezdindeki hesap incelemelerinde hesabına ABD’ den veya başka bir ülkeden gelen ya da ABD’ ye ya da başka bir ülkeye gönderilen bedel tespit edilememiş, yine tamamen manipülasyon amaçlı bankalardan milyonlarca dolar büyüklüğünde çekildiği iddia edilen paraların hiçbirine rastlanmamıştır. Müvekkil ne hesaben ne nakit olarak Türkiye’ye geldiği belirtilen para hareketine hiçbir şekilde aracılık etmemiştir. Bu gerçek, belgeler ve kamu kurumlarınca hazırlanan raporlarda sabittir. 

Müvekkile gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında yöneltilmiş bir suçlama bulunmamaktadır. Müvekkili Çağlar Şendil ve Mega Varlık şirketinde birlikte görev yaptığı yönetim kurulu, şirketin hakim hissedarı hakkında ABD’nin Utah eyaletinde açılan dava ve Mega Varlık Yönetim A.Ş’nin geleceği hakkında ABD makamlarıyla iletişimlerini de ayrıca sürdürmektedir. 

Yukarıda detayı belirtilen geçekler ışığında bu kurgu haberin müvekkilin kamuoyu nezdinde açıkça hedef gösterme amacıyla kaleme alındığının en önemli göstergesi ve kanıtıdır. 

Bu ve benzeri gerçek dışı haberlere ilişkin olarak müvekkil, hukuken sahip olduğu haklarını sonuna kadar kullanacaktır. Cevap ve düzeltmeye konu yayında yer alan ve gerçekle hiçbir şekilde bağdaşmayan iddiaları, kötü niyetli ve hayali senaryoları, kısacası basın etik değerlerine yakışmayacak biçimde bu iftiraları yayınlayan kuruluşu kınıyor, asılsız iddialarına karşı cevabımızı kamuoyuna saygıyla sunuyoruz.”