GERÇEK GÜNDEM - FURKAN KARABAY

FETÖ'nün Ergenekon kumpasında yer alan hakim ve savcıların adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasının ardından dikkat çeken bir gelişme daha yaşandı.

Türkiye Cumhuriyeti hukuk tarihinin en vahim kumpaslarının yaşandığı dönemde, Odatv davasına bakan bazı hakim ve savcılar hakkında da adli kontrol hükümlerinin kaldırılması kararı verildi.

Ergenekon ve Odatv kumpasında yer alan hakim ve savcılar hakkında adli kontrol hükümlerinin kaldırılması kararı, aynı kanun gerekçe gösterilerek verildi. Akıllara ise yargılamanın uzatılarak, hüküm verilmeyerek davaların zaman aşımına götürülebileceği şüphelerini getirdi.

ERGENEKON SANIKLARI KARARIN ARDINDAN TEŞEKKÜR ETMİŞTİ

Ergenekon kumpası davasında görev alan hakim ve savcılar hakkında “görevi kötüye kullanma, hürriyeti tahdit, suç uydurma ve evrakta sahtecilik” suçlamalarıyla açılan yaklaşık 4 yıldır Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nde görülen davaya devam edilmişti.

Gazeteci Müyesser Yıldız’ın aktardıklarına göre, 1 Haziran’da görülen duruşmada, tüm sanıkların adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasına karar verilmiş, sanıklar da heyete teşekkür etmişti.

Kararın verilme gerekçesi ise ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, adli kontrol süresinin en çok 3 yıl olmasıydı. Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda ise 4 yılı geçemiyordu.

ODATV KUMPASINDA YER ALAN YARGI MENSUPLARI HAKKINDA DA AYNI KARAR

FETÖ’nün AKP ile tasfiye başlattığı yıllardaki kumpaslarından biri de Odatv davasıydı. 2011 yılında, aralarında Ahmet Şık, Soner Yalçın, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu’nun da olduğu gazeteciler tutuklanmıştı. Gazeteciler hakkında FETÖ’cü polis ve savcıların hazırladığı sahte dijital deliller gerekçe gösterilerek hapis cezası verilmişti. Daha sonralarda, delilerin sahte olduğu ispatlanmış, FETÖ kumpasında yer alan hakim ve savcılar hakkında dava açılmıştı.

Odatv davasında yer alan 33 hakim ve savcı "görevi kötüye kullanma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 2019 yılında hakim karşısına çıkmıştı.
Bununla birlikte yıllar geçmesine rağmen, kumpası hazırlayan ve sahte delilleri gerekçe göstererek mahkumiyet kararı veren yargı mensupları hakkında ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 8'inci Ceza Dairesi herhangi bir karar vermedi.

Son olarak, Odatv davasına bakan hakim ve savcılar hakkında bugünkü duruşmada dikkat çeken bir karar verildi. Odatv kumpasında görev alan aralarında Zekeriya Öz’ün de bulunduğu firari 13 eski yargı mensupları hakkında yakalama emirlerinin devamı ile infazlarının beklenmesine hükmedildi.

Öte yandan Yargıtay 8'inci Ceza Dairesi üye hakimler, kumpasta yer alan eski hakim ve savcılar Adnan Çimen, Birol Bilen, Bülent Kınay, Halük Gedikli, Hikmet Şen, Hüseyin Aksoy, İbrahim Balık, Mehmet Ekinci, Mehmet Sarı, Menekşe Uyar, Metin Özçelik, Muzaffer İren, Nalan Can, Osman Kaya, Salih Kaya, Savaş Çelik, Seyfettin Atıcı, Ufuk Ermertcan ve Yılmaz Kıstı hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasına karar verdi.

Kumpasçı isimler hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasına verilen kararın gerekçesi ise Ergenekon davasında da verilen gerekçenin aynısıydı.

KUMPAS DAVALAR ZAMANAŞIMINA MI GİDECEK?

Konuyla ilgili Gerçek Gündem’e açıklamalarda bulunan kumpas davalarının mağdur avukatlarından Hüseyin Ersöz, Ergenekon ve Odatv davalarında adli kontrol taleplerinin kaldırılmasının ardından oluşan şüphelere dikkat çekti.

Hüseyin Ersöz, kumpas mağdurlarının 2013 yılından bugüne hak arama sürecinin devam ettiğini ancak bir netice alınmadığını belirtti. Ersöz, aradan geçen uzun sürede, kumpasçı isimlerin cezalandırılmamış olmamasının adalete güveni zedelediğini belirtti.

Yargılamaların uzamasıyla zamanaşımı meselesinin gündeme geldiğini belirten Ersöz şunları söyledi:

“İlk Derece Mahkemesi olarak yargılama yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin tüm adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar vermesi, Kanunda yapılan bir değişiklikle adli kontrol tedbiri uygulanacak sürelerin kısıtlanmasından kaynaklanıyor. Ancak bununla birlikte, aslında bu yargılamaların çok uzun süredir devam ettiğine de işaret ediyor. Komplo mağdurlarının hak arama süreci 2013 yılından bugüne devam ediyor.

Ne yazık ki aradan geçen bu uzun zaman zarfında sorumlularının cezalandırılmamış olması, adalete olan güveni zedeliyor. En büyük sorun ise zamanaşımı meselesi. Yargılamaların daha da fazla uzaması halinde bu komplo davaları yürütenlerden hesap sorulamaması dahi gündeme gelebilecek.”