GERÇEK GÜNDEM / MİRAY TAMER - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, iş insanı Osman Kavala'nın serbest bırakılması çağrısı yapan 10 büyükelçinin 'istenmeyen kişi' ilan edilmesi için talimat verdiğini açıklaması sonrası yeni bir tartışmanın fitili ateşlendi. 

Türk siyasetçilerin konuyla ilgili tepkileri sürerken, ABD'nin Türkiye Büyükelçiliği'nin öncülük ettiği diplomatik temsilcilerden yeni bir açıklama geldi: "Viyana Sözleşmesi'nin 41. Maddesi'ne riayet etmeyi teyit ediyoruz."

Emekli büyükelçi Faruk Loğoğlu, gelişmeyi Gerçek Gündem'e değerlendirdi. Söz konusu maddede "Büyükelçilerin o ülkenin yasalarına riayet eder ve o ülkenin iç işlerine karışmaz" dendiğini hatırlatan Loğoğlu, şöyle devam etti:

"Büyükelçiler, o maddenin gereklerine uyduklarını söylüyorlar. Yani, hem bir duruşlarını belli ediyorlar hem de 10 büyükelçinin yaptığı açıklamayla Türkiye'nin iç işlerine karışmadıklarını, Türkiye'nin yasalarına saygı duyduklarını söylüyorlar.

Bence bir geri adım değil. 'Teyit ediyoruz' demek. 'Daha önce de yaptıklarımız bu sözleşmenin hükümlerine uygun' anlamına geliyor. Türkiye'nin iç işlerimize müdahale şeklindeki çıkışını dolaylı da olsa kabul etmemiş oluyorlar."

Loğoğlu, bu açıklamaların 'gerginliği azaltmak adına olumlu bir adım' olduğunu da sözlerine ekledi.

Bazı büyükelçilerin doğrudan ABD büyükelçiliğinin açıklamasını RT etmesini de sorduğumuz Loğoğlu, "Bunlar şaşırtıcı. Bunlar biraz büyükelçilerin ve büyükelçiliklerin acemi olduğunu gösteriyor. Kendiniz bir açıklama yapmanız gerekiyor. Bu hata. İncelik, derinlik yoksunluğu diyorum" diye konuştu.