CHP’li Enis Berberoğlu, HDP’li Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın milletvekilliklerinin düşürülmesi işlemi ve tutuklanmaları siyasi gerilimi tırmandırdı. Kararın Meclis açılmadan bir hafta önce alındığı öğrenildi. AK Parti kulislerinde, “4 Haziran bir milat. Siyasette yeni bir dönem başlıyor” yorumları yapılırken CHP ve HDP'den AK Parti ve MHP'nin iktidarlarını sürdürmek için başka adımlar da atacağı değerlendirmeleri geldi.

Korona virüsü salgını nedeniyle çalışmalarına yaklaşık 1.5 ay ara veren Meclis’in açılış haftasına CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları’nın milletvekilliklerinin düşürülmesi işlemi damga vurdu.

Gazete Duvar'dan Nergis Demirkaya'nın haberine göre, yaklaşık 1 hafta önce alındığı öğrenilen karar için AK Parti kulislerinde, “4 Haziran bir milat. Siyasette yeni bir dönem başlıyor” yorumları yapılırken CHP’den “İktidar siyaset yapma alanını daraltarak ömrünü uzatmaya çalışıyor”, HDP’den “Bizi demokratik siyasetin dışına atmaya dönük yeni bir hamle” değerlendirmeleri geldi.

Haklarında kesinleşmiş hapis cezaları bulunan CHP’li Enis Berberoğlu’yla ilgili Cumhurbaşkanlığı tezkeresi 26 Kasım 2018’de, HDP’li Leyla Güven ve HDP’li Musa Farisoğulları ile ilgili tezkere ise 20 Ocak 2020’de Meclis’e gönderildi. AK Partili yöneticiler, tezkereler için gereğinin yapılacağını açıklasa da Berberoğlu’nun kararı 18 ay, Güven ve Farisoğulları hakkındaki kararlar ise 4.5 ay Meclis Başkanlığında bekletildi.

CHP VE HDP KARARI 15 DAKİKA ÖNCE ÖĞRENDİ

Uzun süre bekletilen tezkereler Covid-19 salgını nedeniyle bir süre kapalı kalan Meclis açıldıktan hemen sonra gündeme alındı. Edinilen bilgiye göre Meclis Başkanlığı 3 milletvekili hakkındaki kesinleşmiş hükümlerin okunması kararını Genel Kurul toplantısından 15 dakika önce CHP ve HDP gruplarına bildirdi. Üstelik Meclis gündemini konuşmak için yapılan Danışma Kurulu toplantısının hem yeri hem de saati değiştirildi. Meclis Genel Sekreterliği katındaki bir salonda yapılan toplantı Meclis Genel Kurulu’nda Başkanlık Divanı’nın kullandığı odaya alındı. 13.30’da yapılacak toplantının saati de 13.45 olarak değiştirildi. Meclis’te grubu bulunan 5 siyasi partinin grup başkanvekilinin katıldığı bu kısa toplantıda 3 milletvekili hakkındaki yargı kararlarının okunacağı söylendi. Hemen ardından saat 14.00’te de Genel Kurul toplantısı başladı.

KARAR 1 HAFTA ÖNCE ALINDI, “PERŞEMBEYİ BEKLEYİN DENİLDİ

Bu gelişme muhalefet tarafından “sürpriz” olarak nitelendirildi ancak AK Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre karar yaklaşık bir hafta önce alındı. Bir AK Partili yönetici “Bir haftadır bununla uğraşıyoruz” derken kulislerde de yaklaşık bir hafta önce içerik verilmeden 4 Haziran tarihinin işaret edilerek “Perşembeyi bekleyin” diye konuşulduğu öğrenildi.

NEDEN ŞİMDİ?

Bekletilen tezkerelerin birdenbire Meclis gündemine alınması “Neden şimdi” sorusuna yol açtı. Muhalefet milletvekillerinden edinilen bilgiye göre bu soru Meclis Başkanı Mustafa Şentop’a yöneltildi. Meclis Başkanının “Direktif geldi, okuyacağız” dediği söylenirken Şentop’un yakın çevresine de, “Yapılan usuli bir işlem. Neden şimdi okundu diye değil, belki neden şimdiye kadar okunmadı diye sormak gerek” dediği öğrenildi.

‘4 HAZİRAN BİR MİLAT, YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR’

3 milletvekiliyle ilgili işletilen süreç her ne kadar Meclis Başkanlığının kararı olarak görünse de Meclis kulislerinde genel kanı bunun Cumhurbaşkanlığınca alınan bir karar olduğu. AK Partili bir milletvekili yaşanan gelişme için, “Siyasi irade bir karar vermiş, gereği yapıldı” derken bunun hem siyasette hem de toplumda yaşatacağı gerilimin hatırlatılması üzerine, “4 Haziran bir milat. Siyasette yeni bir dönem, yeni bir süreç başlıyor” dedi.

CHP: İKTİDARI SÜRDÜRMEK İÇİN SİYASET ALANI DARALTILIYOR

3 milletvekilinin düşürülmesi ile ilgili işlem CHP ve HDP’nin sert tepkisine yol açtı. Meclis Genel Kurulu’nda bunun milli iradeye darbe olduğu yönünde konuşmalar yapılırken, “Kahrolsun Faşizm” sloganı atıldı. CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, parlamentoya, milli iradeye çok açık bir darbe yapıldığını söyledi. 3 milletvekilinin dosyası da Anayasa Mahkemesi önünde dururken kararların Meclis’te okutulduğuna dikkat çeken Tezcan, “Bu açıkça Saray’ın Parlamentoyu vesayet altına alma girişimidir” dedi. Tezcan uzun süredir bekleyen kararların neden bugün okutulduğu sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Neden, çünkü Türkiye’de ekonomik ciddi bir çöküş yaşanıyor. Bu ekonomik buhran karşısında iktidarlarını sürdürebilmenin tek bir yolu var, siyaset alanını daraltmak. Siyaset alanını ne kadar daraltabilirlerse o kadar iktidarda kalabileceklerini sanıyorlar. Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini tahkim edecek reformlara ihtiyacımız var” sözünü de bu bağlamda ele almak lazım. Siyasi partiler yasası, seçim yasası gibi yasalarla oynayarak, parlamentonun iradesi ile oynayarak sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri, barolar, meslek örgütü kanunları ile oynayarak siyaset yapma, muhalefet yapma alanını daraltmak istiyorlar. Önümüzdeki süreçte iktidar bloğundan demokratik hak ve özgürlükleri, milli iradeyi yok etmeye, sınırlamaya dönük başka adımlar gelebilir, hazırlıklı olmak lazım.”

HDP: BİZİ DEMOKRATİK SİYASETİN DIŞINA ATMAYA ÇALIŞIYORLAR

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, bu kararla iktidarın toplumda gerilim, kutuplaştırma yaratarak tarafları birbirinden daha da ayrıştırıp iktidarın kendi tabanını, seçmenini kontrol etmeye dönük yeni bir adım olduğunu söyledi. Demokratik siyasete karşı büyük bir darbe gerçekleştirildiğini söyleyen Oluç, “HDP’yi demokratik siyasetin dışına atmaya çalışıyorlar. Toplumsal ve siyasal muhalefeti bölmeye, parçalamaya, etkisiz kılmaya çalışıyorlar. Bayramdan sonra başlayacağız diyorlardı, bayramdan sonra başlamış oldular” dedi. Oluç bundan sonra ne yaşanabileceğiyle ilgili ise şunları söyledi:

“Bunlar mutlak iktidarlarını her yerde ve her anlamda tam olarak tesis edene kadar her yerde demokratlara, vicdan sahibi insanlara, hukuka, adalete, demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine saldırmaya devam edecekler. Niyetleri çok açık ve net bir biçimde mutlak iktidarlarını eksiksiz tamamlamaktır. Mutlak iktidarın önünde engel olarak ne görüyorlarsa onu ortadan kaldırmak için her türlü şeyi yapacaklar. En ufak bir hukuk, demokrasi gibi kaygıları yok. Her şeyleri sahte.”