Best of: Posta, Haydar Dümen'in 'unutulmaz cevaplarını' derledi

Koronavirüs nedeniyle 92 yaşında hayatını kaybeden psikiyatr Haydar Dümen'in okurlarına verdiği yanıtlardan bazıları, uzun yıllar köşe yazarlığı yaptığı Posta gazetesi tarafından yeniden okurlarla buluşturuldu.

Best of: Posta, Haydar Dümen'in 'unutulmaz cevaplarını' derledi

Posta gazetesi, geçtiğimiz günlerde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hayatını kaybeden psikiyatrist ve seksolog Haydar Dümen'e yöneltilen bazı soruları ve doktorun bunlara verdiği yanıtları yeniden okurlarla buluşturdu.

'Dr. Haydar Dümen'in anısına' başlığıyla yayınlanan köşede "Haydar Hocamızı; okurlarından gelen sorulara verdiği unutulmaz cevaplarıyla anıyoruz" dendi.

Söz konusu derlemede yer alanlardan birkaçı şöyle:

'KUŞ KAFESTEN UÇTU'

SORU: 78 yaşındayım. kuş kafesten uçtu. Çağırıyorum gelmiyor, gelse de ötmüyor. Bana önereceğiniz bir şey var mı? Erken yaşta kaybetmek istemiyorum.

CEVAP: Değerli ihtiyar delikanlı, kafesin kapısı sağlam kapatılmalı, kuş sahibi olarak bu işleri iyi biliyorsun. Kafesin kapısı bir kere açık kaldı mı kuş pır pır ederek kaçar. Kimileri de kovsan gitmez. Senin kuş, kafesi terk ettiğine göre kaçak kuşlardan. Onca sene kafesin bakımını önemsemedin, bir kere yağlatıp tamirini üstlenmedin.

Senin kuş, yuvayı ilk terk etmek istediğinde böylece gidişini erteleyemedin. Kafası esip geri döndüğünde dut yemiş bülbül gibi ötmez olmuş. Eh ötmez tabii! Kuşun tüyleri yolunmuş, kanadı kırılmış. Okurum, kuşu eline geçirdiğin ilk fırsatta soluğu bir uzmanda al. Onlar senin için kuşu yuvaya sağlam oturturlar. Arada sırada ötmesi için de destek olurlar.

'ESKİ GÜNLERE DÖNER Mİ?'

SORU: Güneşlenirken uyuyakalmışım. Şimdi engereğin görüntüsü Japon balığına benziyor. Çok acıyor ve ölü gibi yatıyor. Engereği eski günlerine nasıl döndüreceğim?

CEVAP: Değerli okurum, güneşte Japon balığı, çamur banyosuna girsen Bodrum sıçanı, saunaya gitsen eriyen buz çubuğu, Türk hamamına gitsen bahçe solucanı mı olacaktı? Ula bukalemun mu bu! Bak renk de değiştiriyor. İşine gelince öyle, gelmeyince böyle oluyor.

SORU: Geçmiş olsun, bu da geçer. Zamanı gelince güneşte kurumuş çiroza döner. İşte o zaman yapılacak bir şey yoktur. Erkeklerden gelen maillerin yüzde 50’sinde bu kuş, kobra benzetmeleri yapılır da hayatı sulayan hortumunuz hakkında kimse gerçekleri bilmez, üzerine gitmez. Bu konuda kafa mı buluyor yoksa kafayı mı yiyorsunuz anlayamadım.

'İŞ YOK, PARA YOK, CİNSEL HAYAT SIFIR'

SORU: 46 yaşındayım, evliyim, 2 çocuk babasıyım ve esnafım. Malum son dönemde esnaf sıkıntılı, iş yok, para yok. Bu da cinsel hayatımı etkiliyor. Cinsellik aklıma bile gelmiyor. Bazen haftada 1, bazen 10 günde bir ilişkiye giriyorum. Pıt pıt çok üzgün görünüyor. Ne olacak bu esnafın hali?

CEVAP: Değerli okurum, günün yorumunu bir ekonomi ve psikiyatri profesörü gibi doğru yaptın. Vallahi televizyondaki tartışma programı hazırlayanlar duymasın, peşini bırakmazlar. Gelelim sana; senin pıt pıtının başına yıldırım düşmüş. Alevi seni sarmış, çöküntüler eşine kalmış.

Elimde sihirli değneğim olsa, sana havadan yüklü bir miras sağlasam sen de hemen aileni donatsan, bir araba alsan, Boğaz’da bir balık lokantasına yollansan, kapıda krallar gibi karşılansan. Arabayı hazırlayan gence bir 20’lik toslasan. Hey gidi benim çileli esnafım.

Bak hayaline bile pıt pıt kıpırdamaya başladı. Hayali değil ya gerçek olsaydı? Pıt pıt gider yerine zart zurt gelirdi. Yemek beğenmez, tabak üzerine tabak değiştirirdi. Bu durumda eşin ilk zamanlar mutluyken sonra karalar bağlar, eve uğramadığın geceler sabahlara kadar ağlardı.

Şimdi önümüzde 2 dağ var. İkisi de karla kaplı, geçit vermiyor. Eşinle el ele ver, dağ tırmanmaktan vazgeç, in vadiye. Derede ayaklarınızı yıkayın, peynir-ekmek piknik yapın, çiçeklere de bakın. Buradan çıkar bir yol bulursanız ne ala. Yollar kapalıysa hâlâ, adı geçen haplardan bir süre kullanın, gerisini bize bırakın.

'KUŞUM ÖTMÜYOR AMA ALEMLERE AKMAK İSTİYORUM'

SORU: 58 yaşındayım. 3-4 aydır benim kuşta tık yok. Kadınları çok seviyorum ama kuş icraat gösteremiyor. Ateşleme yapmıyor, ilaç aldım fayda etmedi. Hocam, ne yapın ne edin, şu kuşu öttürün. Ben alemlere akmak istiyorum. Kuş cik cik etsin istiyorum. Ne olur bana yardım edin.

CEVAP: Okurum, kuşa kanat, sana cevap, çiftçiye at, genç kıza murat, zanlıya beraat, bizim Dr. Ender Saraç’a denizde bir yat, 8 çocuklu Nebiye Hanım’a biraz rahat gerek. Açın ellerinizi havaya başlayalım duaya. Allahım Haydar Hocamıza sabır, kıskananlara akıl, köpeğine eş olacak iyi bir damızlık diye söze başlayalım. Gerisini bana bırakın. Vallahi yağmur gibi tarlanıza yağarım, düşmanlarınızın elini ayağını bağlarım. Ne diyordun sen kuşçu?

Çok yemin edenden kork ama ben bir kere daha patlatacağım; vallahi çare bulurum, senin kuşunu da atmaca gibi uçururum. Bana kalsa önce boyunun ölçüsünü alırım, doplerle kan ölçümünü yaparım. Sağlamsa sinir sistemine bakarım. O da iyiyse boynuna madalya takarım, eline bir reçete veririm. Hadi bakalım, dal alemlere, keyfi sana, duası bizlere kalsın.

Posta'da yayımlanan haberin tamamını okumak için tıklayın.

Etiketler
Koronavirüs Urla Posta Gazetesi