Başkent Ottawa’daki Ottawa Hastanesi ve bağlı kurumlarından bir grup araştırmacının, Nisan 2007 ile Mart 2012 arasında 500 binden fazla doğumun kayıtlarını inceleyerek gerçekleştirdikleri bilimsel çalışma, Nature Medicine isimli tıp dergisinin son sayısında yayımlandı.

Kanada’da bu alanda şimdiye kadar yapılan en kapsamlı çalışma olduğu belirtilen araştırmaya göre, 500 bin annenin yüzde 0,6'sı hamilelik sırasında esrar kullandığını bildirdi.

Araştırmacılar, kayıtlarını inceledikleri çocukların yüzde 1,4'üne otizm spektrum bozukluğu teşhisi konulduğu, bu sayının hamileliği sırasında esrar kullandığını bildiren annelerin çocuklarında yüzde 2,2'ye yükseldiği bulgusuna ulaştı.

Çalışmayı gerçekleştiren grup adına açıklama yapan Dr. Mark Walker, çalışmanın, hamilelik sırasında esrar kullanımının otizme neden olduğunu ispatlamadığına dikkati çekerek, "Çalışma, sadece iki faktör arasında bir ilişki olduğunu ispatlıyor. Esrarın hamile kadınları ve bebeklerini nasıl etkilediği hakkında çok az şey biliyoruz. Anne-babalar, olası riskler konusunda bilgilendirilmeli. Bu gibi çalışmaların insanlara yardımcı olabileceğini umuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Kanada’da geçtiğimiz aylarda gerçekleştirilen üç ayrı bilimsel araştırmadan birinde, hamileyken esrar tüketen kadınların bebeklerini erken doğurma riskinin daha yüksek olduğu saptanırken, diğer iki çalışmada da, hamilelik sırasında esrar kullanımı ile düşük doğum arasındaki ilişki ortaya çıkarılmıştı.

Kanada Sağlık Bakanlığı, ülkede satışı serbest olan esrar paketlerinin üzerinde, "hamilelikte esrar kullanımı için güvenli miktar olmadığı" uyarısının bulunmasını şart koşarken, esrar kullanımının çocuğun beyin gelişimini ve zihinsel sağlığını olumsuz etkileyebileceği ikazında bulunuyor.