GERÇEK GÜNDEM - MUHABİR: FIRAT FISTIK, KAMERA/KURGU: SEDAT ELBASAN/

 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü değerlendiren DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, her yılın bir önceki yılı arattığını belirtirken çoğu gazetecinin açlık sınırının altında ücretlere çalıştığını söyledi.

SUÇLAMALARIN HEDEFİNDEKİ GAZETECİLER

Türkiye Gazeteciler Sendikası’na (TGS) göre son bir senede en az 130 davada 250 gazeteci haberleri nedeniyle yargılandı, en az 50 gazeteci gözaltına alındı.

BİA Medya Gözlem raporuna göre ise 2021’in son üç ayında, dokuz gazeteci Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ve Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında hapse mahkum edildi. Bu üç ayda 554 habere erişim yasağı getirildi, en az 39 gazeteci hakkında “kamu görevlisine hakaret” ve “hakaret” suçlamasıyla dava açıldı.

DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren

RTÜK’TEN CEZA YAĞDI

Kararları oldukça tartışmalı olan ve iktidara yakın olmayan televizyonlara ceza yağdıran Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) bu yıl da aldığı 71 kararda Halk TV, Tele 1, Fox TV, KRT ve Habertürk başta olmak üzere televizyonlara ceza verdi. İdari para cezası ise bir yılda 21 milyon TL’yi geçti.

Basın İlan Kurumu da Cumhuriyet, Evrensel, BirGün ve Sözcü başta olmak üzere gazetelere 115 gün ilan kesme cezası uyguladı.

DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, son bir yılın en önemli olayının Emniyet Genel Müdürlüğü’nün toplumsal olaylarda görüntü alınmasına dair yayınladığı genelge olduğunu söyledi: “Danıştay, bunun basın ve ifade özgürlüğüne aykırı olduğuna hükmetti ama buna da İçişleri Bakanlığı itiraz etti. Bu genelge ne anlama geliyordu? Aslında Boğaziçi direnişinden sonra, öğrenciler eylem yapmaya başlayınca bunların görüntülenmesinden rahatsız oldu iktidar. Böyle bir genelge yayınladı. Özellikle sahada çalışan meslektaşlarımızı çok güç durumda bıraktı. Geçen 1 Mayıs’ta birçok meslektaşımız itildi, kakıldı, görüntü alan arkadaşımızın telefonu yere atıldı. Kadıköy’de 6 meslektaşımız doğrudan işkence diyebileceğimiz sert müdahaleye maruz kaldı. Bir arkadaşımızın parmağı kırıldı, plastik mermi atıldı hedef gösterilerek.”

“ÇOĞU GAZETECİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA ÜCRETLERE ÇALIŞIYOR”

“Onun dışında yargılamalar, gözaltılar, tutuklamalar, hala daha hapishanede meslektaşlarımız var. Bu sürdü” diyen Eren, gazetecilik açısından yaşanan sıkıntıları şöyle özetledi: “Basın kartını büyük bir keyfiyetle dağıtıyor İletişim Başkanlığı. Kimin gazeteci, kimin gazeteci olmadığına karar vermeye çalışıyorlar. Bunun dışında büyük bir enflasyon var, asgari ücret arttı ama eridi anında. Gazetecilerin büyük bölümü, üstelik de bu kadar tehlike altında işlerini yürütürken açlık sınırının altındaki ücretlerle işlerini yapmaya çalışıyor. En büyük sorunlardan biri bu.”

“HER YIL, BİR ÖNCEKİ YILI ARATIYOR”

Eren’e göre en büyük sorun ise örgütsüzlük ve dağınıklık. Örgütsüz olunca gazetecilerin baskıyla daha fazla karşılaştığını söyleyen Eren, “Böyle bir 10 Ocak karşıladık bu yıl da. Gazetecilik açısından her yıl bir önceki yılı aratır hale geliyor. Bu kadar karamsarlığa rağmen, düşük ücretten iktidar baskısına, güvenlik güçlerinin şiddetinden birçok soruna kadar tüm bunlara rağmen gazeteciler ısrarla haber yapmaya, kamuoyuna gerçekleri duyurmaya çalışıyorlar. Bu da mesleğimiz açısından umut verici” diye konuştu.

3 GAZETECİDEN 1’İ İŞSİZ”

TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise şunları söyledi: “Türkiye’de gazetecilik yoğun bir baskı altında. Böyle bir ortamda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamak sendika açısından da bir zul. Neden böyle diyoruz? Son bir yıla baktığımızda şu tablo bizi ürkütüyor: 130 ayrı davada 250 gazeteci yargılandı. 34 meslektaşımız cezaevlerinde tutuklu bulunuyor, işsizlik oranı yüzde 35’i geçti. 3 gazeteciden 1’i işsiz olduğu ortamda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamak doğru gelmiyor. Tabii ki buna teslim olmamalıyız. Güvenceli ve sendikalı çalışmayı sağlamalıyız. Örgütlülük oranını yüzde 9’lardan yüzde 30-40’lara çıkardığımızda bu günü gülerek kutlayacağız bizler de.”