Özdil, Bekir Coşkun'un yazılarını "Benim için Bekir Coşkun buydu, testi kırılmadan uyarırdı." diyerek aktardı.

Özdil'in köşesinden aktardığı yazılar şöyle:

1 Kasım 2002'de, tarihi seçime sadece iki gün kala “Söz Sizin” başlığıyla şunu yazmıştı.

Artık neredeyse son saatler, bir daha ne zaman söz size düşer, ne zaman ülke yönetimini size sorarlar bilemem.

İyi düşünmelisiniz.

Son pişmanlık fayda etmiyor.

Pazar günü sandık başına gittiğinizde, elinizde tuttuğunuz oy pusulasına bir kez daha bakıp, onun anlamını ve değerini bilmelisiniz.

O iradenizdir.

Aklınız, vicdanınız, mantığınız, sözünüz, diliniz, beyniniz, kişiliğinizdir o.

O pusula sizsiniz.

Bu yüzden ‘‘her toplum layık olduğu yönetimi bulur'' diyorlar.

Diyelim ki yalancılara-hırsızlara oy verip, sonra ‘‘hırsız var!'' diye bağırmaya hakkınız yok.

Olamaz…

Çünkü siz onayladınız.

Bile bile, göre göre, “hırsız'' dediklerinizin tümünün, bir zamanlar sizin oylarınızla gelip hırsızlık yaptıklarını gördünüz.

Önce sizi çaldılar.

Çünkü hırsız kimlik sormaz.

Gözlerinizi açmalısınız.

Ne istediğinizi bilmelisiniz…

Çağdaş bir ülke, çağdaş bir toplum içinde, çağdaş bir insan gibi yaşamak mı?

Gericilere oy verip ‘‘geri gittik'' demeye hakkınız yok.

Yöneticileri karanlık, ama kendisi aydınlık bir ülke yok, hiç de olmadı.

Olamaz.

Çağdaş olmayan insanların peşine takılıp, çağdaşlığa nasıl varılır?

Neredeyse saatler kaldı…

İyi düşünmelisiniz.

YILMAZ ÖZDİL'İN YAZISINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN