Gazeteci Levent Gültekin, akşam saatlerinde saldırıya uğradı. Halk TV canlı yayınında Gültekin'in saldırıya uğradığı ana ilişkin görüntüler paylaşıldı. Görüntülerde kalabalık bir grubun Gültekin'i yere düşürdüğü ve tekmelediği görülüyor.

Olay, Gültekin Bakırköy Meydanı'ndan Halk TV binasına yürürken gerçekleşti. Grup tarafından tekme ve yumruklarla darp edilen Gültekin, vücudunun ve yüzünün çeşitli yerlerinden aldığı darbelerle yaralandı.

Katılacağı programı iptal etmeyen ve yaşadıklarını anlatan Gültekin, şu ifadeleri kullandı:

"Memleketin vardığı açıdan vahim. Son açıklamamdan sonra sosyal medyadan çok tehdit aldım. İktidar ortağı partinin genel başkan yardımcıları sosyal medyadan tehdit, küfür, hakaret ediyorlar. Benden önce çok sayıda gazeteci, siyasetçi saldırıya uğradığı için tedirginliği vardı.

"Taksiden indim meydanda, durağa yürürken iki gençle göz göze geldim, fark ettim beni takip ediyorlar. Biraz hızlandım, onlar da hızlandılar. Ben geri döndüm, onlar da geri döndü. Biraz daha hızlandım kanala geleyim diye, kanala 100 metre kala sokağın ayrı köşelerinden 15-20 kişi saldırdı.

"Muhtemelen bu kişiler kendilerine delikanlı diye dolaşıyorlardır. Bir kişiye 25 kişi saldırmak ancak eşkıyalıktır. Kendilerine yakışacak en hafif tabir eşkıyalıktır. Hakaret etmedim, küfür etmedim, yaptıklarının yanlış olduğunu, izledikleri siyasetin yanlış olduğunu söyledim. 25 kişinin aynı anda tek bir kişiye saldırması yiğitlik değil korkaklıktır. Umut ediyorum ki aynaya baktıklarında bu utancı hep hissederler.

"Bu Türkiye için çok tatsız bir durum. Gazetecilerin can güvenliği yok, siyasetçilerin can güvenliği yok. Ortada hakaret, küfür olsa onda bile yapamazlar. Burası mafya düzeni değil ki, bir hukuk düzeninin olması gerektiği, devletin olduğu bir ülke. Devlet bu tür eşkıyalara bir disiplin vermek için vardır ama ne yazık ki izliyor devlet. Muhtemelen bunlar vazgeçmeyecekler, devam edecekler böyle.

"Bu ülkenin 80 milyonun kimliği siyasetin malzemesi yapıldı. Yapılmadı ? Yalan mı söylüyorum? Toplumun yüzde 100'ünün değeri olabilecek bir değer, terim, siyasette ayrıştırıcı bir argüman haline getirilmedi mi? Türkeş'in buradan eleştirdi, yanlış yaptı dedim. Milliyetçilik yaparak ülkede siyaseti zehirledi.

"MHP'lilere şunu soruyorum: Doğru yaptıysanız ülke niye bu halde? Kim ülkeyi bu hale getirdi? Niye çocuklarımız birbirini öldürüyor? Bunun sorumlusu kim dedim değil mi. Ders almamız lazım dedim, ders alalım ki aynı yanlışları sürdürmeyelim. Tayyip Erdoğan'ın niye eleştiriyoruz, inancı siyasetin malzemesi yaptığı için, biz ve onlar ayrımı yaptığı için eleştirmiyor muyuz? Sevgili MHP'ye gönül verenler, yaptığınız siyasette Türkiye kaybetti. Niye bundan rahatsız değilsiniz? Kimden yanasınız, Türkiye'den mi yanasınız, hatasıyla sevabıyla Türkeş'ten mi yanasınız?"

SALDIRININ EN NET GÖRÜNTÜSÜ İSE ŞÖYLE