Çorlu tren faciası mağdurlarının gönüllü avukatlığını yapan Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, Ulaştırma Bakanlığı'nın 416 gün sonra paylaştığı rapora tepki gösterdi. Raporun devlet ciddiyetinden uzak olduğunun altını çizen Hançerli, "İhmaller o kadar açık ki; kendi bünyelerinde hazırlatılan raporlarda dahi gizlenemiyor. dedi.

Çorlu'da 25 vatandaşın hayatını kaybettiği ve 340 kişinin de yaralandığı tren faciasının ardından eleştirilerin odağındaki Ulaştırma Bakanlığı, 416 gün sonra faciaya ilişkin raporunu kamuoyuyla paylaştı. Bakanlık'ın "Bu kaza incelemesi adli veya idari soruşturma niteliğinde olmadığı gibi, amacı suçu ve suçluyu tespit etmek veya sorumluluk paylaştırmak değildir" ifadelerine yer verdiği rapora, Avcılar Belediye Başkanı Avukat Turan Hançerli tepki gösterdi.

Belediye Başkanlığı öncesinde mağdur ailelerin gönüllü avukatlığını yapan ve sonrasında da süreci yakından takip eden Hançerli, "Yetkiyi veren de alanda sorumlu davranmak ve bedel ödemek zorundadır. Çorlu tren kazası üzerine yazılan rapor, devlet ciddiyetinden uzak, insanın vicdanını yaralayan bir vurdumduymazlık eseridir." dedi.

"DOĞA MAHKEMEYE ÇIKARTILAMAZ"

Ulaştırma Bakanlığı'nın hazırladığı rapora göre, 25 vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan faciaya 'meteorolojik koşulların' neden olduğunun işaret edilmesini eleştiren Hançerli, "Doğa mahkemeye çıkartılamaz. Demiryolu hapse atılamaz; asfalt konuşamaz; hava niye öyle olduğunu söyleyemez; iklim suçluluk duymaz. İnsanına acımayan, insana dair; hayvana, suya doğaya, toprağa saygısı olmayanın doğaya dair sözü olmaz. Devlet vergisini aldığı vatandaşın canından malından ve ırzından mesuldür ve gerisi boş laftır." ifadelerini kullandı.

"Yollar suçlanamaz, yolu yapan suçlanır; hava koşulları, iklim; coğrafi nedenler suçlanamaz; önlem almayanlar suçlanır. Çünkü onlar bu işlerin sorumlularıdır. Bu nedenle o makamları işgal etmekte ve bu nedenden ötürü maaş almaktadırlar.

"İnsan hayatı söz konusu olduğunda akan sular durmalıdır. İnsan ölümleri matematiğin, istatistiğin konusu değildir. Şu kadar insan öldü, şu kadar yaralımız var, daha kötüsünün olmaması bizim tesellimizdir demek ya da demeye getirmek toplamı oluşturan her bir bireyi insan değil eşya olarak görme kabalığı ve aymazlığıdır. Sorumlular ve o sorumlulara sorumluk verenler derhal görevlerinden istifa etmeli ve yargıda yaptıklarının ya da yapmadıklarının -çünkü gereğini yapmadılar- hesabını vermelidirler. Doğa mahkemeye çıkartılamaz. Demiryolu hapse atılamaz; asfalt konuşamaz; hava niye öyle olduğunu söyleyemez; iklim suçluluk duymaz. İnsanına acımayan, insana dair; hayvana, suya doğaya, toprağa saygısı olmayanın doğaya dair sözü olmaz. Devlet vergisini aldığı vatandaşın canından malından ve ırzından mesuldür ve gerisi boş laftır."

"KENDİ HAZIRLADIKLARI RAPORDA BİLE GİZLENEMİYOR"

Faciayla ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda da açık ve ciddi ihmallerin olduğunu anımsatan Turan Hançerli, yöneticilerin verilen görevi layıkıyla yapmamalarının böyle bir faciaya sebebiyet verdiğinin altını çizdi.

"Sonuçtan yola çıkarak, yani kazaların ardından raporlar hazırlayarak yöneticilik yapılmaz. Yönetici öngörür, tedbir alır ve çözüm üretir; gücünün yetmediği yerde vatandaşını olası tehlikelere karşı uyarır; gerekirse korur. İhmaller o kadar açık ki; kendi bünyelerinde hazırlatılan raporlarda dahi gizlenemiyor." dedi.