Silivri Cezaevi'nde uyuz salgını: Kötü muamele, tedavi engeli, rutubetli odalar...

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu tarafından yayımlanan raporda Silivri Cezaevi'ndeki kötü koşullar yer aldı. Cezaevinde uyuz salgınının başladığı ifade edilirken mahkumların tedavilerinin de gerçekleştirilmediği bilgisi yer aldı.

Silivri Cezaevi'nde uyuz salgını: Kötü muamele, tedavi engeli, rutubetli odalar...

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na yaptığı ziyarete ilişkin raporunda, cezaevinde uyuz salgını yaşandığı ve uyuza yakalananların tecrit edileceği özel bir bölüm olmadığı anlatıldı.

Rapora göre; cezaevi yönetimi salgının yayılmasını önlemek için sadece ilaç dağıtmakla yetinirken tutuklu ve hükümlülerin yıkanan çamaşırları da ıslak olarak iade etti.

TİHEK, Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geçen yıl yaptığı ziyarete ilişkin raporunu yayımladı. Raporda, cezaevindeki sorunlara dikkat çekildi. Rapora göre; tutuklu ve hükümlüler ilaçları geç temin edebiliyor ve bu gecikme, Adalet Bakanlığı ve Türk Eczacılar Birliği ile imzalanan ve CETAS isimli sistemden takip edilen protokolden kaynaklanıyor.

Buna göre; tüm ülke genelinde yürürlüğe konulan fiyat limiti uygulaması ile her bir eczaneden tedarik edilecek ilaçlar için her yıl bir fiyat limiti konuluyor, reçete edilen ilaçların toplam tutarının belirlenen limiti aşması halinde eczane sırası değiştiriliyor ve sık eczane değişimi nedeniyle ilaç temininde sıkıntı yaşanıyor.

Raporda görüşü yer alan kurum doktoru bu durumu şöyle açıkladı:

“Kurum doktoruyla yapılan görüşmede, ilaçların vaktinde temin edilmesinde problem yaşandığını, CETAS sisteminde bir eczane için belirlenen kotanın 10 bin TL’den 4 bin TL’ye düşürülmesi ile birlikte kota üstünde kalan tutara ait reçetelerin iade edildiği, bir sonraki sipariş için kota dolması beklenirken gecikmeler yaşanabildiği belirtilerek, kotanın yeniden 10 bin TL’ye çekilmesinin faydalı olacağı ifade edilmiştir.”

TİHEK yetkilileri ise durumu araştırıp raporlarına buna ilişkin şu görüşü yazdı:

“SÜNGERLİ ODA RUTUBETLİ”

Rapora göre; cezaevindeki süngerli odanın içerisine su damlıyor, rutubet ve koku var. Cezaevi yönetiminin bu duruma karşı savunması ise raporda, “İdare, yumuşak odaların oldukça nadir kullanıldığını, rutubetli odanın ise kullanılmadığını, ancak çatıda gerekli tadilatın yapılacağını ifade etmiştir” diye aktarıldı. Raporda, “Yumuşak odadaki su sızıntısının ve ağır rutubet kokusunun giderilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalı” denildi.

“SOĞUK HAVALARDA ISINMAYA YETMİYOR”

Rapora göre; tutuklu ve hükümlülerin yatak, yastık, nevresim, battaniye ve dolabının olduğu, ayrıca kurum kantininden battaniye temin edilebildikleri, ancak kantinde satılan battaniyelerin pike şeklinde olduğu için soğuk havalarda yeterince ısınamadıkları ifade etti.

KÖTÜ MUAMELE ŞİKAYETİNDEN BİRİNE “CEZA VERİLMESİNE YER YOK” KARARI

Raporda, kurumdaki kötü muamele iddialarına da yer verildi. Bu olaylara ilişkin soruşturma başlatıldığı aktarılarak durum şöyle anlatıldı:

“Kurumda aylık ortalama 10-15 adli vakanın yaşandığı, kurumda son bir yıl içerisinde 2 mahpusun kötü muamele iddiasıyla şikâyette bulunduğu, şikâyet ile alakalı olarak Adalet Bakanlığı tarafından idari soruşturma başlatıldığı, ayrıca söz konusu vakalar hakkında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu beyan edilmiştir. Söz konusu şikâyetlerin sonuçlarına ilişkin ziyaret heyetinin yaptığı incelemede, bir şikâyetle ilgili soruşturmanın halen devam ettiği, diğer şikâyetle ilgili ise adli ve idari soruşturmaların tamamlandığı, adli yönden yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, idari yönden yapılan soruşturmada ise disiplin cezası verilmesine yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.”

UYUZ SALGINI ÇIKMIŞ

“Birçok koğuşta uyuz hastalığına yakalanan mahpusların bulunduğu anlaşılmıştır” denilen raporda, idarenin uyuza karşı ilaç tedariki yaptığı belirtilerek şunlar kaydedildi:

“İdarece, uyuz hastalığıyla ilgili mahpusların bilgilendirildiği, kendilerine ilaç tedarik edildiği, hastalığın görüldüğü koğuşlardaki nevresim ve çamaşırların ücretsiz olarak yıkandığı beyan edilmiştir. Kendileri ile görüşme yapılan mahpuslardan, çamaşırlarının yıkandığı ancak çamaşırların kurutulmadan ıslak bir şekilde kendilerine verildiği şikâyeti alınmıştır. Mahpusların şikayeti ziyaret heyeti tarafından idareye iletilmiş; idarece konunun takipçisi olacakları ve mağduriyetlerin giderileceği ifade edilmiştir.”

TİHEK yetkilileri uyuz salgınına karşı şu öneride bulundu:

“Kurumda uyuz hastalığına yakalanan mahpusların tedavileri gecikmeksizin yapılmalı, kurumda ve Silivri kampüs hastanesinde tedaviyi sağlayacak nitelikte özel bölüm yoksa tedavilerinin yapılabileceği sağlık kuruluşlarına sevk edilmesi ve hastalığın yayılmasının önlenmesi için gerekli bütün tedbirlerin alınmalı.”

“BİR YILDIR DİŞ AĞRISI ÇEKEN MAHPUS VAR”

Kurumda diş hekimi sıkıntısının yaşandığı aktarılan raporda, tutuklu ve hükümlülerin diş tedavisinde sorunlar yaşadıkları, talep etmelerine rağmen uzun süredir muayene olamadıkları kaydedildi. Raporda, cezaevinde kalan birinin yaşadığı sorun şöyle anlatıldı:

“Kendisi ile görüşülen mahpuslardan bir tanesi, bir yıla yakın bir süredir diş ağrısı çektiğini ve defalarca dilekçe yazmasına rağmen muayene olamadığını ifade etmiştir. İdarece, kurumda çalışan diş doktorunun tayininin çıktığı, yerine yeni atamanın yapılmadığı, ancak Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından geçici görevlendirmeyle yeni bir diş doktorunun kurumda çalışmaya başlayacağı beyan edilmiş; Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda görevli bir diş doktorunun Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından 6 aylığına Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda geçici olarak görevlendirildiği anlaşılmıştır.” (ANKA)

Etiketler
Silivri Cezaevi İnsan hakları Salgın